#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Yargıtay’dan iş arama izni kararı

Milyonlarca özel sektör çalışanını yakından ilgilendiren emsal bir karara imza atan Yargıtay, isteyen işçinin iş arama izninin ücretini alabileceğine hükmetti.

İş Kanunundaki amir hükme göre iş arama izninden yararlanma işçinin isteği koşuluna bağlı tutulmadığına dikkat çeken Yüksek mahkeme; talepte bulunmasa da işçiye iş arama izni verilmesinin zorunlu olduğuna, işverenin bu konuda bir taktir hakkının bulunmadığına karar verdi.

Yıllardır çalıştığı şirketten Toplu İş Sözleşmesinin (TİS) 13/A-1. maddesi gereğince emekliye ayrılmasının kararlaştırılan işçi soluğu mahkemede aldı. 22 haftalık ihbar öneli kullanabileceğinin bildirildiğini belirten davacı işçi, ihbar öneli içerisinde işverenin her gün günde 4 saat iş arama izni vermek mecburiyetinde olduğunun düzenlendiği, iş arama izni kullandırılmayıp çalıştırılan ve fiilen işine son verildiği için arama izinlerine ilişkin ücretin yüzde 100 zamlı olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek iş arama izni alacağının faiziyle davalıdan tahsilini talep etti. Davalı iddiaları reddetti.

İş Mahkemesi, davacının bilirkişi tarafından hesaplanan iş arama izni alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdi. Davalı şirket tarafından temyiz edilen karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nce bozuldu. Yeniden yapılan yargılamada İş Mahkemesi, iş arama izninde işçi çalıştırılır ise çalıştığı sürenin ücretinin zamlı ödeneceğinin düzenlendiği, zamlı ücret ödendiğinin ise davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle direnme kararı verdi. Direnme kararı da davalı avukatı tarafından temyiz edilince devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi.

Genel kuruldan milyonlarca özel sektör çalışanına müjde niteliğinden bir karar çıktı. 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 s. Kanun/İK. ) işçiye bildirim süresi içinde iş arama imkânının tanındığı 27. Maddesindeki, ‘Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatlerin içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.

İşveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder’ ifadesi hatırlatıldı.

Yargıtay kararında, “İşçinin talebi olmaksızın işveren iş arama izni vermek ve kullandırmak zorundadır. Bu borç bizzat kanundan kaynaklanmakta olup işçinin işverenden iş arama izin isteğinde bulunması gerekmediği gibi izin istenmesi hâlinde de işverenin kabul edip etmeme yetkisi bulunmamaktadır. Davacıya 55 yaşını doldurduğundan TİS hükümlerine göre emekliye ayrılmasının kararlaştırıldığı, 22 haftalık ihbar önelinin bulunduğu, iş arama iznini toplu ya da kısmi olarak hangi tarihler arasında kullanabileceği de belirtilerek seçenekli şekilde kullanmasının mümkün olduğunun bildirildiği ortadadır. Bildirimde ayrıca toplu kullanmadığı taktirde günde 4 saat çalışacağının belirtildiği, davacının da iş sözleşmesinin feshinin yasaya, işyeri uygulamasına aykırı olduğu ve toplu izinle ilgili yazılı ya da sözlü bir talebinin bulunmadığını belirterek itirazda bulunduğu, iş arama izninin kullanılması gerektiğine ilişkin hatırlatma amaçlı yapılan ikinci ihtara yönelik olarak da daha önceki yazılı itirazını tekrarladığını, fesih işleminin hukuki olarak geçerli olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Davacının iş arama iznini kullanmadığı ihbar süresince davalı işyerinde tam gün mesai ile çalıştığı ise sabittir. Gerçekten de İş Kanunundaki amir hükme göre iş arama izninden yararlanma işçinin isteği koşuluna bağlı tutulmamıştır. Talep bulunmasa da işçiye iş arama izni verilmesi zorunlu olup işveren bu konuda bir taktir hakkına sahip değildir. Somut olayda olduğu gibi davalı işveren tarafından iş arama izninin kullanılması için yapılan bildirimler de işvereni bu yükümlülükten kurtarmaz. İşverenin izin verildiğini belirttiği gün ve saatlerde çalışılmak istenmesi durumunda işçiye iş verilmemesi gerekir. Ayrıca davacı işçi bildirimlere yaptığı itirazında feshin yasaya ve işyeri uygulamasına aykırı olduğunu belirtmiş olup iş arama iznini kullanmak istemediği yönünde bir beyan veya bir itiraz ileri sürmemiştir. Bu nedenle iznin kullandırılması gerekirken çalıştırılan davacıya izin kullanmaksızın alacağı ücrete ilaveten çalıştırıldığı sürenin ücreti de yüzde yüz zamlı ödenmelidir.

Bu nedenle emredici düzenleme gereği iznin kullandırılmasının zorunlu olduğunun kabulü ile alacağın hüküm altına alınması gerektiğini karara bağlayan direnme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, davalı işverenin yaptığı hatırlatmalarla yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacının serbest iradesiyle izin hakkını kullanmama yönünde tercihte bulunduğu bu nedenle bozma kararının yerinde olduğu görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca kabul edilmemiştir. O hâlde mahkemece yukarıda açılanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, yerindedir” denildi.

Giresun

Giresun’da yolcu otobüsü devrildi: 1’i ağır, 10 yaralı

Haber Giriş:

on

Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde bugün bir yolcu otobüsü karlı ve buzlu yolda kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı. İlk belirlemelere göre kazada 1’i ağır 10 kişi yaralandı.

Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinden İstanbul’a yolcu taşıyan ve sürücüsü henüz tespit edilemeyen yolcu otobüsü, Şebinkarahisar çıkışı Aspasa mevkisinde karlı ve buzlu yolda kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı.

39 yolcunun bulunduğu otobüste ilk belirlemelere göre 1’i ağır 10 kişi yaralanırken, yaralılar Şebinkarahisar Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Devam Et

Dünya

Pfizer CEO’sundan umut veren açıklama

Haber Giriş:

on

Pfizer CEO’su Albert Bourla, Covid-19 salgını ile ilgili, “Birkaç ay içinde normal hayata dönebiliriz” dedi.

ABD’li ilaç şirketi Pfizer’ın CEO’su Albert Bourla, devam eden Covid-19 salgını ile ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Şirketin tüm Covid-19 mutasyonlarını kapsayan ve yılda bir kez uygulanacak aşı geliştirme çabasında bulunduğunu söyleyen Bourla, “Yılda bir kez insanları aşı olmaya ikna etmek kolay. Virüs yok edilmeyecek ve önümüzdeki yıllarda bizimle olacak. Birkaç ay içinde normal hayata dönebiliriz. Omicron gibi kontrol edebileceğimiz anormallikler olabilir” dedi.

Şirketin üzerinde çalıştığı aşı ile ilgili de konuşan Bourla, daha fazla mutasyon ile karşılaşılabileceğini belirterek, “Bu virüs, yeni mutasyonlar oluşturabiliyor, ayrıca aşı ve bağışıklık korunmasından da etkilenmiyor” dedi.

“Omicron diğer mutasyonlardan farklı”

Bugüne kadarki mutasyonların aksine sadece Omicron’un aşıya rağmen enfeksiyona neden olabildiğini söyleyen Bourla, yine de aşıların hastaneye yatış oranlarını düşürdüğünün altını çizdi. Bourla, sosyal medyadan kendisi ile ilgili yanlış bilgiler paylaşan aşı karşıtı kişilerin kendisini sık sık hedef aldığını da belirterek, “Yanlış bilgilerin yayılmasından kazanç sağlayan ufak bir azınlık var. Onlar her şeyi biliyor ve bu yanlış bilgiyi bir yaşam şekli haline getirmeye çalışıyorlar fakat onlar bir suçlu. Onlara inanıp aşı olmayan insanlar var ve hayatını kaybeden insanların çoğu aşısız” diye konuştu.

Devam Et

Dünya

Almanya’da üniversitede silahlı saldırı

Haber Giriş:

on

Almanya’da Heidelberg Üniversitesi’nde bir öğrencinin uzun namlulu silahla ateş açarak çok sayıda kişiyi yaralayan saldırgan, ardından intihar etti.

Alman polisi, Baden Württemberg eyaletindeki Heidelberg kentindeki Heidelberg Üniversitesi’nin konferans salonunda bir saldırganın çok sayıda kişiyi yaralamasının ardından intihar ettiğini açıkladı.

Olay sonrası açıklama yapan Mannheim polisi, saldırının yerel saatle 13.50’de uzun namlulu bir silahla gerçekleştirildiğini belirtti. Yaralılar hakkında bilgi paylaşılmazken, Heidelberg Üniversitesi’nin basın ofisinden de herhangi bir açıklama yapılmadı.

Olay yerindeki incelemelerin özel kuvvetler ile birlikte devam ettiğini belirten polis, saldırıyla ilgili geniş çaplı operasyon başlatıldığını duyurdu.

Devam Et

Trend