#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Adalet Ağaoğlu hayatını kaybetti

Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Adalet Ağaoğlu 91 yaşında hayatını kaybetti. Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi, Hayır gibi eserleriyle birçok ödül kazandı.

Roman ve öykü yazarı Adalet Ağaoğlu hayatını kaybetti. Haberi İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün (TUDEB) resmi Twitter hesabından duyuruldu. TUDEB’in duyurusu şöyle; “Türk edebiyatının usta kalemi Adalet Ağaoğlu’nu kaybetmenin hüznünü yaşıyoruz. Başımız sağolsun.”

ADALET AĞAOĞLU KİMDİR?

Adalet Ağaoğlu, 13 Ekim 1929 tarihinde Ankara, Nallıhan’da doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu ve tek kızıdır. İlkokulu Nallıhan’da okudu sonra 1938 yılında Ankara’ya taşındılar. Ortaokul ve liseyi Ankara Kız Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1950 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

YAZARLIĞA TİYATRO ELEŞTİRİLERİYLE BAŞLADI

İlk defa 1946 yılında Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri yayımlayarak yazarlığa başladı. 1948-50 arasında Kaynak Dergisi’nde şiirleri yayımlandı.

SINAVLA ANKARA RADYOSU’NA GİRDİ

Açılan bir sınavla Ankara Radyosu’na girdi. 1951-1970 yılları arasında Burada ve kuruluşundan sonra TRT’de çeşitli görevlerde bulundu. Kurumun özerkliğine el konulması gerekçesiyle TRT Radyo Dairesi Başkanlığı’ndan istifa etti ve 1970′den bu yana yazarlıktan başka bir işle uğraşmadı.

MEYDAN SAHNESİ’NİN KURUCULARINDAN

Ankara’nın ilk özel tiyatrosu olan Meydan Sahnesi’nin kurucuları arasında oldu. Meydan Sahne Dergisi’ni çıkardı.

70’Lİ YILLARIN ÖNDE GELENOYUN YAZARI OLDU

1953 yılında tiyatro konusunda görgü ve bilgisin arttırmak üzere Paris‘e gitti. 1953 yılında yazdığı Bir Piyes Yazalım tiyatro oyunu 1953′te Ankara’da sahnelendi.Üst üste yazdığı oyunlarla altmışlı ve yetmişli yılların önde gelen oyun yazarlarından oldu.

ESERLERİ TARTIŞILDI

İlk romanı Ölmeye Yatmak, 1973 yılında yayımlandı. Bu ilk romanından itibaren tüm eserleri yoğun tartışmalara konu oldu. Ölmeye Yatmak, daha sonra yazdığı Bir Düğün Gecesi ve Hayır adlı romanlarla bir üçleme oluşturdu ve birçok ödül kazandı.

İHD KURUCULARI ARASINDA

Adalet Ağaoğlu, 1986 yılında (İHD) İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Ancak Temmuz 2005’de İHD’nin tek yanlı ırkçı-milliyetçi bir tutum takındığını belirterek ve “PKK yanlısı politika izliyorlar” diyerek istifa etti.

1996’DA TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ

1983 yılından beri İstanbul’da yaşayan Adalet Ağaoğlu, 1996 yılında ciddi bir trafik kazası geçirdi ve iki yıl hastanede yattı.

Adalet Ağaoğlu, 1954 yılında mühendis Halim Ağaoğlu ile evlendi.

Ödülleri :
1974 – TDK Tiyatro Ödülü
1975 – Sait Faik Hikaye Armağanı, Yüksek Gerilim ile
1979 – Sedat Simavi Edebiyat Ödülü, Bir Düğün Gecesi ile
1980 – Orhan Kemal Roman Armağanı Bir Düğün Gecesi ile
1980 – Madaralı Roman Ödülü, Bir Düğün Gecesi ile
1991 – Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü, Çok Uzak Çok Yakın ile
1992 – Lebon Kültür Merkezi (Lebon Cinema Clup) Edebiyat Ödülü, Ruh Üşümesi ile
1995 – Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat (Edebiyat) Büyük Ödülü
1997 – Aydın Doğan Roman Ödülü, Romantik Bir Viyana Yazı ile

Tiyatro ve Radyo Oyunları:
1953 – Bir Piyes Yazalım
1955 – Yaşamak
1964 – Evcilik Oyunu
1965 – Sınırlarda Aşk
1965 – Çatıdaki Çatlak
1967 – Tombala
1967 – Çatıdaki Çatlak
1970 – Sınırlarda Aşk-Kış-Barış
1973 – Üç Oyun: Bir Kahramanın Ölümü, Çıkış, Kozalar
1976 – Kendini Yazan Şarkı
1991 – Çok Uzak – Fazla Yakın
1992 – Duvar Öyküsü – Çocuklar ve Büyükler için Müzikli Danslı Oyun
2011 – Çağımızın Tellalı

Roman ve Hikayeleri :
1973 – Ölmeye Yatmak
1974 – Yüksek Gerilim (hikaye)
1976 – Fikrimin İnce Gülü
1978 – Sessizliğin İlk Sesi (hikaye)
1979 – Bir Düğün Gecesi
1980 – Yazsonu
1982 – Hadi Gidelim (hikaye)
1984 – Üç Beş Kişi
1986 – Geçerken (deneme)
1987 – Hayır…
1991 – Ruh Üşümesi
1993 – Karşılaşmalar (deneme)
1993 – Romantik Bir Viyana Yazı
1996 – Başka Karşılaşmalar (deneme)
1997 – Hayatı Savunma Biçimleri (hikaye)
2002 – Öyle Kargaşada Böyle Karşılaşmalar (deneme)
2011 – Yeni Karşılaşmalar (deneme)
2014 – Dert Dinleme Uzmanı

Gündem

“Endişelerimiz artıyor” dedi ve ekledi: Kısıtlama olabilir

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, “Büyük kentlerde Ankara, İstanbul gibi; toplu taşımanın üzerindeki yükü azaltmamız gerekiyor. Özellikle sabah işe gidiş saatlerinde ve akşamüstü de işten dönüş saatlerinde toplu taşımada kalabalıklaşma oluyor. Orada bulaş zincirleri meydana geliyor. Toplu taşımanın yol açtığı bulaşı, dikkate almak lazım” dedi.

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Youtube üzerinden yayımladığı videoda, koronavirüs salgının kısa süreceğini düşündüklerini; ama salgının durdurulamadığını belirtti. Özlü, “Pandemi hız kesmedi. 300 binlere yakın yeni olgu çıkıyor dünyada. Güvenli bir noktada olmadığımız aşikar. En iyilerden olan Avrupa’da da son zamanlarda artışlar başladı. Türkiye’de de vaka sayıları arttı, artıyor. Bayramın etkisini göreceğimiz, önümüzdeki günlerde bu sayının daha da artmasını bekliyorum ben. Tehlike aynen devam ediyor. Önümüzde de okulların açılması dönemi var” dedi.

‘YAYILMA İLE İLGİLİ ENDİŞELERİMİZİ ARTIRIYOR’

Prof. Dr. Özlü, Türkiye’de üniversitelerin de dahil edildiğinde yaklaşık 26 milyon gencin okula gideceğini belirterek, “Bu da haftanın 5 günü en az 5- 6 saat 26 milyon insanın kapalı mekanlarda olması demek. Bu her gün tekrarlanacak. Dolayısıyla bulaşma konusunda önemli bir karşılaşma ortaya çıkıyor. Bu da önümüzdeki süreçte yayılma ile ilgili endişelerimizi arttırıyor. ‘Okullar açılmasın’ denilebilir evet. Ama düşünün ki 26 milyon gencin hayatından bir seneyi çalmaya hakkımız var mı? Eskisi gibi okulları da açmak sağlık açısından ciddi risk taşıyor. Bu kararı Milli Eğitim Bakanlığı verecek; ama her halükarda önceki yıllardaki gibi olmayacağını söyleyebilirim. Daha esnek, daha kontrollü hibrit yöntemler kullanılabilir. Bulaşma riskini azaltacak tedbirler alınacağını düşünüyorum. Ama okullarda ne yaparsak yapalım risk yok olmayacaktır, hep olacaktır. Ama şöyle de düşünelim; risk her yerde var, sadece okullarda değil. Ama okullardaki risk çok daha fazla. Bu riski kontrol etmek mümkün olursa hasarı azaltabiliriz” diye konuştu.

‘GÜZ MEVSİMİNDE RAKAMLARIN YÜKSELMESİ BEKLENİYOR’

Tedbirlere uyulması gerektiğine vurgu yapan Özlü, “Güz mevsiminin gelmesiyle de diğer solunum yolu enfeksiyonlarında bir artış olacak. Hastane başvuruları ve sağlık sistemi üzerindeki yük artıyor. İnsanlar açık alanlardan tekrar kapalı alanlara dönecekler, oralarda bulaş riski artacak. Dolayısıyla güz mevsiminde daha da rakamın yükselmesi bekleniyor. Önümüzde çetin dönem var bunu görmemiz lazım. Tedbirlere dikkat etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘KISITLAMA OLABİLİR’

Prof. Dr. Özlü, Türkiye’de tekrar çeşitli kısıtlamaların uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin, “Yasaklar ve kısıtlamalar bu işi frenler, doğru. Ama bu frenleme geçici bir etki. Onu gördük zaten. Daha önce aldığımız kısıtlamalar etkisini gösterdi; ama bu etki geçici. Aldığınız sürece geçerli, bıraktığınız zaman tekrarlıyor. Dolayısıyla bunları sürekli yapmanız mümkün değil. Söylediğim gibi bu salgının kaç yıl süreceği belli değil. Uzayabilir, uzadı da. Böyle genel kısıtlamalar, yasaklamalar dünyada da şu an gündemde değil. Bu tür kısıtlamalardan ziyade kontrollü bir şekilde hayata geri dönmek. Bunu olması gereken noktada tutamıyoruz. İnsanlar kurallara uyum konusunda farklılaşıyorlar. ‘Türkiye’de eskiye benzer yasaklar olur mu’ diye soruluyor, olmaz diyemeyiz; ama bugün için böyle bir şey gündemde değil. Asıl olan şey kontrollü şekilde hayatımızı sürdürebilmek. Ama kontrolün elden gideceğine dair kaygılar ortaya çıkarsa o zaman kısıtlamalar tekrar gelebilir. Özellikle lokal olarak bunların yapılaması daha doğru gibi şu anda. Her ilde durum aynı değil. İllere göre de bu bulaşmanın nedenleri farklılaşıyor” dedi.

‘DÜĞÜNLERİ, NİŞANLARI, SÖZLERİ, TAZİYELERİ KISITLAYABİLİRLER’

Özlü, Anadolu kentlerinde daha çok aile içi bulaşmaların önemli olduğuna vurgu yaparak, “Özellikle bayramlaşma için, tatil için büyük şehirlerden gelen eş-dost ile temas, nişan, söz, düğün, taziye, asker uğurlama gibi töresel cemiyetler, toplantılar sırasında bulaşma oluyor. Daha çok bulaşma şekli bu. Bu kentlerdeki tedbirler daha çok bu bulaşmaları önleyici şekilde olması lazım. Bu konu ile ilgili İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulu tedbirler alabilir. Örneğin düğünleri, nişanları, sözleri, taziyeleri kısıtlayabilirler, dar tutabilirler, katılımı sayı olarak azaltabilirler. Bu bulaşma ile ilgili süreçleri engelleyici, frene basıcı bazı lokal tedbirler il bazlı alınabilir. Bunlar illerdeki filyasyon çalışmalarının sonuçlarına ve vaka artış hızlarına göre alınması gereken kısıtlılıklar olacaktır ve ilden ile değişecektir” diye konuştu.

‘TOPLU TAŞIMANIN ÜZERİNDEKİ YÜKÜ AZALTMAMIZ GEREKİYOR’

Büyük kentlerde toplu taşımalarda oluşan yoğunluğa da dikkat çeken Prof. Dr. Özlü, şunları kaydetti:

“Büyük kentlerde Ankara, İstanbul gibi; toplu taşımanın üzerindeki yükü azaltmamız gerekiyor. Özellikle sabah işe gidiş saatlerinde ve akşam üstü de işten dönüş saatlerinde toplu taşımada kalabalıklaşma oluyor. Orada bulaş zincirleri meydana geliyor. Dolayısıyla bu yükü azaltmamız lazım. Toplu taşımanın yol açtığı bulaşı dikkate almak lazım. Büyük kentlerde sadece toplu taşıma değil onun dışında da kalabalıklaşan alanlar, AVM’ler, kalabalık caddeler, plajlar, restoranlar maskesiz mesafeye dikkat edilmeden insanlar bir aradalar, eskisi gibi gezmeye, alışveriş yapmaya devam ediyorlar. Bu alanlarda bulaşmalar ortaya çıkıyor. Büyükşehirlerde de buralara dönük bazı denetimler, cezaî müeyyidelerin getirilmesi lazım. İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulları kendi illerindeki riskleri göre lokal kararlar alabilirler. Karantina, sokağa çıkma kısıtlamaları olabilir. İşletmelerin kontrolü ve cezalandırılması olabilir. Ulusal bazda, genel kısıtlamalar da ihtiyaç olursa alınabilir. Umarın onlara ihtiyaç olmaz. Dünyada bu kısıtlamalara geri dönen insanlar var. Okulları açıp tekrar kapatan ülkeler var. AVM’leri açıp tekrar kapatan ülkeler var. Bu tür geri adımlar da olmaz diyemeyiz” ifadelerini kullandı.

Devam Et

Gündem

Muharrem İnce: “Yüzde 51 için yola çıkıyorum”

Haber Giriş:

on

Parti kuracağı iddiaları siyaset gündemini çalkalayan Muharrem İnce, Habertürk yazarı Fatih Altaylı’ya bomba açıklamalarda bulundu. İnce “Ben bir parti kurmuyorum. Ben yola çıkıyorum. Yüzde 31’le bıraktım. Şimdi onu yüzde 51’e çıkarmak için yola çıkıyorum” dedi. Cumhurbaşkanlığı adaylığı süreciyle ilgili çarpıcı açıklamalar yapan İnce, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun adayı kesinlikle Abdullah Gül’dü. CHP’den birini asla düşünmüyordu. Ama onun bu planını Meral Akşener bozdu. Açık söylüyorum ben Akşener sayesinde aday oldum” diye konuştu

CHP’den ayrılıp parti kuracağı iddiaları ile siyaset gündeminden düşmeyen Muharrem İnce sosyal medya paylaşımları dışında ilk kez açıklamalarda bulundu.

Habertürk yazarı Fatih Altaylı’ya konuşan İnce, siyaset gündemini sarsacak ifadeler kullandı.

Bir dönem çok konuşulan “Muharrem İnce Beştepe’de Erdoğan’la görüştü” iddialarına yanıt veren İnce, şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na giden bir CHP’li var ama o ben değilim. Gidenin kim olduğunu da biliyorum. Bir genel başkan yardımcısı gitti Saray’a, Tayyip Erdoğan’a. Bana asıl dokunan Kemal Bey’in Fox TV’deki sabah programına çıkıp ‘Kimin gittiğini biliyorum’ diyerek beni ima etmesi oldu. Kemal Bey’i aradım hemen. ‘Biliyorsanız çıkıp açıklayın. Yoksa ben çıkıp sert konuşurum’ dedim. Açıklamadı.”

“AKŞENER SAYESİNDE ADAY OLDUM”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde nasıl aday olduğunu da anlatan İnce “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun adayı kesinlikle Abdullah Gül’dü. CHP’den birini asla düşünmüyordu. Bütün arzusu Abdullah Bey’i aday göstermekti. Ama onun bu planını Meral Akşener bozdu. Açık söylüyorum ben Akşener sayesinde aday oldum” dedi.

“O GECE ‘SARHOŞTU’ İDDİASINI TUNCAY ÖZKAN YAYDI”

Seçim gecesi yaşananlara da değinen İnce, CHP’de kendisine yönelik tavrın Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından başladığı dile getirip o geceyle ilgili çarpıcı bir iddiaya da gündeme getirdi. O gece sarhoş olduğu söylentilerini Tuncay Özkan’ın dillendirdiğini ifade eden İnce sözlerini şöyle sürdürdü.

“Ben seçim kampanyasını çok iyi götürdüm ama yenilgiyi kötü yönettim. Çok kötü yönettim. Tuncay Özkan seçim gecesi ile ilgili olarak Levent Gültekin’e ‘Muharrem İnce o gece sarhoştu’ diyor. O da bunu yayıyor. Yahu o gece yanımda birçok partili var. Genel Başkan Yardımcısı Engin Altay var. Bekledim ki, biri de çıksın ‘Değildi. Beraberdik’ desin. Hiçbiri çıkmadı. Ardından bu Saray’a gitme meselesini birileri kurguladı. Ben de bu iftiraya dava açtım. Genel Başkanımıza da dedim ki, ‘Parti de dava açsın’ ama açmadılar. Niye açmadılar sormak lazım. Ben Beştepe’ye Saray’a gitsem gizli gitmem. Açık açık giderim. Twitter’dan duyurur giderim. Çünkü bugünkü sisteme göre ben ana muhalefetim. Tayyip Erdoğan’ın rakibi Kemal Kılıçdaroğlu değildi, bendim. Bu yüzden isteseydim açık açık gider görüşürdüm. Gitmedim. O da yetmedi şimdi bir de bölücülük meselesi çıktı.

“YÜZDE 51 İÇİN YOLA ÇIKIYORUM”

Parti kuracağı iddialarına da açıklık getiren İnce:

“Ben bir parti kurmuyorum. Ben yola çıkıyorum. Yüzde 31’le bıraktım. Şimdi onu yüzde 51’e çıkarmak için yola çıkıyorum. Bu yol Diyarbakır’da karpuz tarlasına gidiyor. Diyarbakır’da kardeşlerimle karpuz toplayacağım, Sümbül Deresi’nde işçilerle olacağım, Rize’de çay toplayacağım. Yollara çıkıyorum, halka emanet edeceğim kendimi. Parti kurmuyorum. Halkla beraber yola çıkıyorum. Harekete geçiyorum. Bir hareket başlatıyorum. Halkla beraber. Bu hareket yarın bir partiye dönüşür mü, yoksa partiler o hareketi arkasına mı takılır bilmem. Ben yola çıkıyorum. Ben yüzde 9, yüzde 10, yüzde 12 ya da yüzde 49 için çıkmıyorum yola. Yüzde 51 için çıkıyorum.”

Devam Et

Chp

CHP’den Muharrem İnce açıklaması

Haber Giriş:

on

CHP Parti Meclisi üyesi Müslim Sarı, Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılarak parti kuracağı iddialarına ilişkin, “Muharrem Bey henüz resmi bir açıklama yapmadı. Biz de izliyoruz, takip ediyoruz, bir değerlendirme yapmak için erken.” dedi.

Sarı, genel merkezde düzenlenen Parti Meclisi toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Muharrem İnce’nin CHP’den ayrılarak parti kuracağı iddialarının sorulması üzerine Sarı, “Muharrem Bey henüz resmi bir açıklama yapmadı. Biz de izliyoruz, takip ediyoruz, bir değerlendirme yapmak için erken. Biraz izleyelim.” ifadelerini kullandı.

İnce’nin “Yüzde 31 ile bıraktım, 51’e tırmandırmaya çalışıyorum.” sözlerinin anımsatıldığı Sarı, “Muharrem İnce geçmiş dönemde cumhurbaşkanı adayıydı yine cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor. Aslında Türkiye’de 2023 yarışı başladı. Son dönemlerde bu ittifaklara yönelik söylemler ve hamleleri de böyle okuyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

 İYİ Parti’ye yapılan davet

İYİ Parti’ye yapılan davetin de sorulduğu Sarı, “Bunlar Millet İttifakı’nın uyumunu bozmak üzere yapılmış hamleler. Önümüzdeki dönem bu konuda hem Millet İttifakı’nın içinde hem Cumhur İttifakı’nın içinde yeni gelişmeler de olacaktır.” diye konuştu.

Sarı, “İnce’nin yeni parti kurması CHP’yi böler mi, zarar verir mi?” şeklindeki soruya da “Ben bunu bölme olarak değerlendirmiyorum. Netice de siyasal partilerin içerisinde kendilerine varlık bulmuş, orada kendilerini ifade edebilen, ifade edemeyen arkadaşlar farklı arayışlar içerisinde olabilirler.” yanıtını verdi.

Ekonomideki gidişatın soruması üzerine Sarı, “Ekonomide dibe doğru yolculuk başlamıştır. Önümüzdeki yılın bu yıldan daha kötü olacağını, bunun da erken seçimle sonuçlanacağını düşünüyorum.” dedi.

Devam Et

Trend