Giriş:

Son Güncelleme:

Haber

Akşener: Bunların gönül belediyeciliği dedikleri, cüzdanlarının gönlü

Hükümetin ekonomi politikalarını ve belediyecilik anlayışını eleştiren İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “‘Bu şehirlere nasıl ihanet ettik’ diye kendiniz söylüyorsunuz. Bunların ‘gönül belediyeciliği’ dedikleri, vatandaşın derdiyle dertlenmek değil, cüzdanlarının gönlü” dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan İYİ Parti Meral Akşener, 2010 yılında bizzat uyarıda bulunduğunu söyleyerek, “Yanlışlarından dönmediler. Yaptıkları yanlışın bedeli 15 Temmuz hain darbe girişimi oldu. Bu aziz millet, devleti sokaktan, köprüden topladı” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Biz düşmana mermi atıyoruz, bir merminin fiyatı nedir biliyor musunuz?” sözlerine tepki gösteren Akşener, şunları söyledi:

“Bunlar bahane ustası oldu. Kırk yıl düşünsek meyve ve sebzeyle mermiyi aynı cümlede kullanmak aklımıza gelmez. Üç tane belediye için Türk milletini bu kadar aciz göstermek olur mu? Mermiyi sivri biberden, barutu domates çekirdeğinden mi yapıyorsunuz?”

 

Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

— Helikopter kazasında vefat eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Son günlerde helikopter kazaları artıyor. Bu konun da araştırılacağına inanıyorum.

— Bir yerlerden söz almadık, kimseden hiçbir garanti istemedik. En önemlisi de gayrete teyfik bağışlayan Allah’a güvenip yola çıktık.

— Belki imkanımız, sarayımız, kortejimiz yok. Biz bahtımızı en güvendiğimiz adrese rabbimize, milletimize emanet etmişiz. Şimdiye kadar yüzümüz kara çıkmadı. ‘Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni’ diyen Fatih kadar kararlı olacağız. ‘Geldikleri gibi giderler’ diyen Mustafa Kemal gibi inançlı olacağız. Allahın izniyle başaracağız, başaracağız, başaracağız.

— Kim ne derse desin İYİ Parti olarak güzel konuşmaya devam edeceğiz. Bizi düşürmeye çalıştıkları çukura düşmeyecek kadar devlet tecrübemiz var çok şükür.

— Ekonomideki kötü gidişata üzülüyoruz, yargıdaki haksızlıklara öfkeleniyoruz. Bir an evvel bu sorunların tamamını çözmek istiyoruz. Sedece biz değil, vatanını seven herkes aynı duyguları yaşıyor. Buradan ülkemin her köşesine sesleniyorum. Bu nezaket dilini devletin en tepesinden başlayarak 82 milyon vatandaşımızın da benimsemesini istiyoruz. Birbirimizi anlamak için adımlar atarsak sorunlarımızın çözümü de kolaylaşacaktır.

— Domates, biber ve patlıcanın fiyatı aracılardan artıyormuş. Kim bu aracılar? Fırsatçıların tepesine çökün diyoruz. İktidar şikayet edecek makam değildir. Ama bunlar sürekli şikayet ediyor. Yapamıyorsanız gidin kardeşim yapanlar gelsin. Ama mesele bu zamanları kollayan fırsatçılar değil ki. Her kriz döneminde illaki fırsatçılar olur. Devlet gereğini yapar. Biberi, patlıcanı, patatesi almak zorunda kalan vatandaş, bunları üreten de satan da feryat ediyor. Bu işte bir gariplik yok mu?

‘ZAMLARIN SORUMLUSU DEDİĞİ O ARACI, İKTİDAR OLMASIN?’

— Zamların sorumlusu dediği o aracı iktidar olmasın? Sonuçta ürünün pahalı olmasına neden olan o aracı, fırsatçı demekki iktidar siz yapıyorsunuz. Bunun üzerine Damat Berat diyor ki, sebze meyvenin fiyatı taşımacılık yüzünden artıyormuş. Yani patlıcanın, biberin pahalılığının sebebi, Muğla’dan Trakya’dan Nevşehir’den yola çıkan kamyonların şoförleriymiş. İyice şaşırmış bu adam. Gerçekten böyle diyor. Fiyatlar taşımacılıktan artıyormuş. Fiyat artışı taşımadan geliyor ama bunu düzeltmek için tek bir adım yok. Bunu düzeltmenin yolu bütün dünyada petrol fiyatları düşerken mazota benzine zam yapmak değildir.

— 24 Haziran’da çıktığımız her seçim kampanyası boyunca sizi uyarmadık mı? Çiftçi rahatsız, düşürün bu maliyetleri demedik mi? Üretici dağınık, kooperatifler kurun, güçlensinler dedik. Ciddi ürün kaybı var, verim düşüyor dedik. Kendi çıkardığınız tarım kanununu bile uygulamıyorsunuz. Verilen hibe ve destekler doğru adrese gitmiyor, denetleyin dedik. Velhasıl dedik de dedik. Hiç kulak asmadınız. Nasılsa 5 müteahhitinizin keyfi yerinde yazıktır. Ne hale geldik. Bunları yapmadıkça mutfaktaki yangın sönmez. Sadece günü kurtarmak için adım attığınızda oy almak için adım attığınızda bu iş yürümez. Kimseye suç atmaya kalkmayın suçlu sizsiniz kardeşim sizsiniz.

‘BUNLARIN SAĞINA BAK AKRABA, SOLUNA BAK 5 MÜTEAHHİT’

— Sayın Cumhurbaşkanının anlayabileceğini düşünüyorum. Bu işi yapabilmek için iyi bir tedrisattan geçmeleri gerekir. Gece gündüz bu işlere kafa yormaları, milletin dertleriyle dertlenmeleri gerekir. Bunların sağına bak akraba, soluna bak 5 müteahhit. İYİ Parti’de vatanına milletine sadık kadrolar var çok şükür. Milletimiz de bunu görüyor ki, her geçen gün bize teveccühleri artıyor. Milletimiz sandığı bekliyor sandığı.

— Bu kentleri nasıl bu hale getirdiniz? ‘Bu şehirlere nasıl ihanet ettik’ diye kendiniz söylüyorsunuz. Ben size söyleyeyim bunların gönül belediyeciliği dedikleri, vatandaşın derdiyle dertlenmek değil cüzdanlarının gönlü.

— 2010’da bizzat uyarmama, şahsen uyarmama rağmen yanlışlarından dönmediler. Yaptıkları yanlışın bedeli 15 Temmuz hain darbe girişimi oldu. Dostça tavsiyem odur ki; sütü bozuktan kifayet olmaz. Başkasını sokan yılanı sakın ha koynunda barındırma. Gün gelir ki seni de sokmaya çalışır o yılan. Yaptıklarının bedeli 15 Temmuz darbe girişimi oldu, bu aziz millet, devleti sokaktan, köprüden topladı.

‘DAMAT BEY ÇIKMIŞ ‘DENGEMİZİ BULDUK’ DİYOR, NEYİN DENGESİ?’

– Damat Bey çıkmış ‘dengemizi bulduk’ diyor, neyin dengesi? Ne Türkiye 16 yıldır dengesini bulabildi ne de siz siyasette denginizi bulabildiniz. Türkiye’nin dengesi de İYİ Parti, sizin denginiz de İYİ parti.

— Devletin en stratejik fabrikasını yabancılara özelleştiriyorlar, domatesi, biberi kendileri satıyorlar. Bu gidişle domatesi, biberi karneye bağlarlarsa şaşırmayın. Allah insanı en beğenmediği alanla imtihan edermiş. Bir hesapsızlığın sonucu bu. Sorunu inkar ediyorlar, çözümleri de çözüm değil. Diyelim ki 2 ay daha böyle milleti oyalayacaksınız sonra ne olacak? 6 aydır bağırıyorsun, neden düşmüyor peki bu fiyatlar. Çalışmayıp üretmeyip milleti betona gömeceksiniz, sonra da bağıracaksınız. Bağırarak, tehdit ederek ekonomiyi Türkiye’de çözecekseniz Nobel’i hak edersiniz. Ama böyle bir şey yok, çalışmayınca olmaz.

‘HDP, CUMHUR İTTİFAKI’NIN GİZLİ ORTAĞIDIR’

— Geçen hafta Andımız’ın geri getirilmesi için önerge verdik, AKP ve HDP ile reddedildi. HDP, Cumhur İttifakı’nın gizli ortağıdır ve görevi de onların iftiralarına altyapı hazırlamaktır. Yaptıklarına bakarsanız neyin ne olduğunu anlarsınız. Doğu Türkistan için bizden başka ah eden yok. Ey iktidar Çin’den para gelmedi mi daha?

Yorum için tıkla

You must be logged in to post a comment Login

Yorum yazın

Haberin Devamı

Haber

Cinsel istismar davasında kararı öğrenince sinir krizi geçirdi!

Antalya’da 10 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan apartman görevlisi hakkında beraat kararı verildi. Karara tepki gösteren mağdurun annesi sinir krizi geçirdi.

Haber Giriş:

on

Sanık avukatının, mağdur çocuğun akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için rapor alınması talebi mahkeme heyetince reddedildi.

Esas hakkındaki mütalaasını yineleyen duruşma savcısı, sanığın “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan 18 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılmasını istedi.

Mağdurun annesi F.Y, kızının psikolojik tedavi görmeye devam ettiğini belirterek, “Bedenimizde açılan yara geçti ama ruhumuzdaki yara geçmeyecek. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılarak tutuklanmasını istiyorum.” dedi.

Karar öncesi söz verilen sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini ifade etti.

“MAHKEME ‘DELİL YETERSİZLİĞİ’ DEDİ

Mahkeme heyeti, delil yetersizliğinden sanığın beraatine hükmetti.

Karara tepki gösteren mağdurun annesi sinir krizi geçirdi. Adliyede görevli kadın polislerin güçlükle ikna ederek dışarı çıkardığı anneyi, Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği (UCİM) Başkanı Saadet Özkan sakinleştirmeye ve teselli etmeye çalıştı.

F.Y, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından hastaneye götürüldü.

Adliye önünde toplanan kadın ve çocuk istismarıyla mücadele derneklerinin üyeleri, mahkeme kararını protesto etti.

“ADLİ TIP RAPORLARINA RAĞMEN BERAAT KARARI VERİLMESİNİ TEPKİYLE KARŞILIYORUZ”

UCİM Başkanı Özkan, gazetecilere yaptığı açıklamada, adli tıp raporlarına rağmen sanık hakkında beraat kararı verilmesini tepkiyle karşıladıklarını söyledi.

Tüm devlet makamlarına ve Adalet Bakanlığına seslendiğini belirten Özkan, bizzat bu durumla ilgilenilmesi gerektiğini kaydetti.

KARARA İTİRAZ

Muratpaşa ilçesinde bir sitenin apartman görevlisi A.Ö’nün (45), evlerine ders çalışmaya gelen 10 yaşındaki kız çocuğuna 2017’nin Mayıs ayında istismarda bulunduğu öne sürülmüştü. Tutuklu olarak hakim önüne çıkan sanığın, daha sonraki duruşmalarda tutuksuz yargılanmasına karar verilmişti. Yargılamayı yürüten mahkemenin eski başkanı daha önce davadan çekilmişti.

Devam Et

Haber

Gülben Ergen’den ‘cinayeti azmettirdi’ iddiasına sert tepki

ANTALYA’da, 1988 yılında, Gülben Ergen’in ağabeyi Rıfat Ergen’i öldüren, kendisi de 2005’te öldürülen Gürinan Bayramoğlu’nun ağabeyi Gürcan Bayramoğlu, o dönem mahkemede, kardeşini şarkıcı Ergen’in öldürttüğünü öne sürdü. Ergen ise iddialar ortaya atıldığında, doğru olmadığını söyledi. Bayramoğlu’nu öldürdüğü gerekçesiyle 10 yıl hapis yattıktan sonra 2015’te tahliye edilen, 11 Mart’ta ise emlak zengini Asım Bayram’ı öldürmekten tutuklanan Murat Güneş’in kendisini bir ünlünün azmettirdiğini iddia etmesiyle Gülben Ergen’in adı, tekrar gündeme geldi. Bunun üzerine Ergen’in, Instagram’dan ‘Roma’yı da ben yakmış olabilir miyim?’ paylaşımında bulunması dikkat çekti.

Haber Giriş:

on

Antalya‘da, 22 Ocak’tan beri kayıp olarak aranırken, 11 Mart’ta Kepez ilçesindeki ormanlıkta, 8 parçaya bölünmüş cesedi toprağa gömülü bulunan gayrimenkul zengini Asım Bayram’ın katil zanlıları olarak Murat Güneş, Mevlüt Sağlam ve Medeni Öztaş, gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen 3 kişi, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp, cezaevine konuldu. Murat Güneş, adliyeye getirilirken, daha önce de cinayet işlediğini, kendisini Türkiye’de tanınan ünlü bir ismin azmettirdiğini ileri sürdü. Cinayeti işlemek için 12 milyon dolara anlaştığını; fakat cinayet sonrası parasının ödenmediğini iddia eden Güneş, ünlü ismin adını açıklamadı. Murat Güneş’in sözlerinin haberlerde yer almasıyla sosyal medyada, ünlü ismin, Gülben Ergen olduğu ileri sürüldü. Gülben Ergen’in, cinayet azmettiricisi olduğuna dair iddia, sanatçının ağabeyi Rıfat Ergen’in öldürülmesiyle ilişkilendirildi.

MAHKEMEDE GÜLBEN ERGEN’İN ADINI VERMİŞTİ
Gülben Ergen’in ağabeyi Rıfat Ergen, 1988 yılında disko işletmecisi Gürinan Bayramoğlu tarafından öldürülmüştü. Gürinan Bayramoğlu ise 27 Temmuz 2005’te Beldibi’nde işlettiği diskonun önünde öldürülmüştü. Gürinan Bayramoğlu’nun ağabeyi Gürcan Bayramoğlu, Murat Güneş’in de aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı duruşmada, kardeşini şarkıcı Gülben Ergen’in öldürttüğünü iddia etmişti. Kardeşinin basit küfürleşme sonucu öldürüldüğüne inanmadığını belirten Bayramoğlu, o dönem mahkemede, şunları söylemişti:
“Ölen kardeşim, 1988’de şarkıcı Gülben Ergen’in ağabeyi Rıfat Ergen’i tabancayla öldürmüştü. 1991 affından çıktı. Bu nedenle kardeşimin Gülben Ergen tarafından öldürülmüş olabileceğini düşünüyorum. Sanıkların da bu işte tetikçilik yaptığını sanıyorum.”

ERGEN ‘İFTİRA’ DEMİŞTİ
İddianın gündeme geldiği dönem, ağabeyi Rıfat Ergen’in kaza kurşunuyla öldüğünü savunan Gülben Ergen ise avukatı aracılığıyla ‘Gürcan Bayramoğlu isimli şahıs tarafından ortaya atıldığı iddia edilen ifade ve beyanlar gerçek dışıdır, asılsızdır. Gülben Ergen’in böyle bir olayla hiçbir ilgisi yoktur, olamaz da. Yazılanlar asılsızdır, iftiradır, çirkindir’ açıklamasında bulunmuştu.

‘ROMA’YI DA BEN YAKMIŞ OLABİLİR MİYİM?’ PAYLAŞIMI
Gürinan Bayramoğlu cinayetinden 10 yıl hapis yatan ve 2015’te tahliye edilen Murat Güneş’in sözlerinin medyaya yansımasının ardından ‘azmettirici’ iddiasının yeniden gündeme gelmesiyle şarkıcı Gülben Ergen, sosyal paylaşım sitesi Instagram’daki hesabından dikkat çeken paylaşımda bulundu. Ergen, fotoğrafını, üzerine ‘Roma’yı da ben yakmış olabilir miyim?’ yazarak, paylaştı.

Devam Et

Haber

Mersin’deki çöken binada ek kat skandalı!

Mersin’in merkez Toroslar ilçesinde gece saatlerinde kolonlarından ses gelmesi üzerine boşaltılan 5 katlı bina çöktü. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, 2 katlı olarak inşa edilen binaya daha sonra üç kat eklendiği öğrenildi.

Haber Giriş:

on

Alınan bilgiye göre, Mevlana Mahallesi 101067 Sokak’taki 5 katlı binada oturanlar akşam saatlerinde kolonlardan sesler gelmesi üzerine binayı boşaltıp, akrabalarının ve komşularının yanına gitti. Boşaltılan bina ise sabah erken saatlerde çöktü.

Olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri her ihtimale karşın enkazda arama kurtarma çalışması yaptı. Aramalarda bina altında kalanın olmadığı belirlendi.

Bu arada binanın sadece birinci ve ikinci katının kullanıldığı öğrenildi.

İKİ KATLI BİNAYA SONRADAN ÜÇ KAT EKLENMİŞ

Bina sahibi Hasan Yakut, gazetecilere yaptığı açıklamada, yengesi ve oğlunun oturduğu binayı kendilerinin yaptığını söyledi.

Binanın normalde 2 katlı olduğunu sonradan üzerine 3 kat çıktıklarını anlatan Yakut, şöyle konuştu:

“Bina 5 kat oldu. Akşam binanın alt kolon demirlerinin dışarı çıktığını gördüm. Çocuklara binayı boşaltmalarını söyledim. Birlikte dışarı çıktık. Beyaz eşyaları da dışarı çıkardım. Çocuklarımız her birimiz bir yerde komşularda yattık. Sabah binanın oynamasını gördüm, bina olduğu yere çöktü. Yani 40 yıllık emeğim bir anda kül oldu gitti.”

Dün binanın durumuyla ilgili zabıtaya bilgi verdiğini belirten Yakut, evi boşaltmalarının söylendiğini sözlerine ekledi.

Devam Et

Trend