Giriş:

Son Güncelleme:

Antalya

Antalya’da nesli̇ tehlike altında olan geyi̇k böceği̇ bulundu

Antalya’da sebze ve meyve komisyoncusunda çalışan Ramazan Keskin, Kumluca Toptancı halinde nesli tükenmekte olan geyik böceği buldu.

Antalya’nın Kumluca ilçesi Kumluca Toptancı Hali Durdaş Komisyon evinde çalışan Ramazan Keskin ve arkadaşları, komisyon evi önünde daha önce hiç görmedikleri bir böceğe rastladı. Araştırdıklarında bu böceğin, Hatay bölgesinde yaşadığını ve neslinin tükenmekte olduğunu öğrendiler. Böceği kendi imkânlarıyla korumaya alan Ramazan Keskin, böceği hangi kuruma teslim edeceğini bilemedi. İlk aklına gelen ise gazetecilere haber vermek oldu.

Keskin, “Sabah saat 08.00 sıralarında Kumluca Toptancı Halinde satış yaparken tesadüfen bu böceğin Hatay bölgesinde yaşayan ve nesli tükenmek olan bir böcek olduğunu öğrendim. İlgili kurumlara teslim etmek için sahiplendim. İlgili görevlilere teslim edeceğiz. Kimi arayacağımı bilemedim. Gazeteci arkadaşları aradım. İlgili kurumların gelip teslim almasını bekliyoruz” dedi.

Antalya

Antalya Barosu’ndan oturma eylemi

Haber Giriş:

on

Antalya Barosu avukatları, TBMM Genel Kurulu’na sevk edilen, avukatlık yasasında değişiklik öngören yasa teklifini, Antalya Adliyesi önünde oturma eylemiyle protesto etti.

TBMM Genel Kurulu gündemine alınan, baroların yapısı ve seçim sistemini değiştirmeyi öngören teklif, Antalya Barosu avukatlarınca protesto edildi. Antalya Adliyesi önünde toplanan 50 avukat, basın açıklaması yaptı. Çevik kuvvet polislerinin önlem aldığı eylemde konuşan Baro Genel Sekreteri Avukat Özhan Karazeybek, yasa teklifinin 80 baronun itirazına rağmen Adalet Komisyonu’nda kabul edilip, TBMM Genel Kurulu’na sevk edilmesine karşı olduklarını söyledi. Karazeybek, “Bu sistem değişikliği, barolarda etnik, mezhepsel, siyasal ayrışmalara ve bölünmelere neden olacaktır. İdeolojik bölünmenin, etnik parçalanmanın, tarikat ve cemaatlere göre örgütlenmenin kaldırım taşları döşenecektir. Paralel Baro Yapılanması (PBY) ceza dosyaları artacak. Bu da yargının yükünü artıracaktır” dedi.

Avukatlar, 20 dakikalık oturma eyleminden sonra dağıldı.

Devam Et

Antalya

İddia için 40 metreden denize atlayan genç, öldü

Haber Giriş:

on

ANTALYA’da, arkadaşlarıyla girdiği iddia üzerine 40 metrelik falezlerden denize atlayan adı öğrenilemeyen Rus genç hayatını kaybetti. Rus gencin denize atlaması ve su üzerinde hareketsiz kalması, cep telefonu kamerasıyla çekilen görüntülere anbean yansıdı. Gencin suda çırpındığını gören ve yardım etmek için denize giren Erhan Uludağ ise polislere “Lütfen yaşıyor deyin” dedi.

Olay, saat 16.30 sıralarında Muratpaşa ilçesi Çağlayan Mahallesi’nde meydana geldi. Sahil bandındaki falezler üzerine gelen Rus genç, arkadaşlarıyla iddiaya girdiğini, daha önce 90 metre yükseklikten denize atladığını ve bulunduğu noktadan da atlayacağını söyleyerek, çevredekilerden kendisini videoya çekmesini istedi. Çevredekiler cep telefonu ile kayıtta olduğu sırada 40 metrelik falezlerden kendisini bırakan genç, denize hızla çarptı. Genç denize düştükten sonra hareketsiz kalınca endişelenen çevredekiler, durumu sağlık ekiplerine bildirdi.

Yaklaşık 15 dakika boyunca su üzerinde hareketsiz yatan genci gören Erhan Uludağ kıyafetlerini çıkarıp, yardım için denize girdi. Uludağ, genci kayalık bölgeye çıkarıp, kalp masajı yaptı. Bu sırada olay yerine gelen deniz polisi genci bota çıkarttı. Yol boyunca kalp masajının yapılmaya devam ettiği genç, Kaleiçi Yat Limanı’na getirildi. Burada sağlık ekiplerinin yaptıkları kontrolde, Rus gencin hayatını kaybettiği belirlendi.

Üzerinden kimlik çıkmayan, 18- 20 yaşlarında olduğu değerlendirilen yarı çıplak vaziyetteki gencin vücudunda çizikler olduğu, başında da kanama olduğu görüldü. Bu sırada Sahil Güvenlik ekiplerihce denizden çıkarılan Erhan Uludağ da limana aynı noktaya getirildi. Çıkarıldığı yerde oturan Uludağ, polis ekiplerine “Atladıktan sonra suda çırpındığını gördüm. Kıyafetlerimi çıkarıp denize girdim. Kıyafetlerim önemli değil yeter ki iyi olduğunu söyleyin. Yaşıyor deyin” dedi.

Yapılan incelemenin ardından gencin cansız bedeni kimliğinin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü.

ÖLÜM ANI KAMERALARA YANSIDI

Rus gencin falezlerden atlamadan önce, çevresindekilerle yaşadığı diyalog cep telefonu kameralarına yansıdı. Bir grup gencin yanına gelen Rus, “Beni kameraya çekin. Falezlerden atlayacağım” dedikten sonra atlama yapacağı noktaya gidiyor. Burada tişörtünü çıkartan genç, 40 metre yükseklikten denize atlıyor. Bu anları cep telefonu kamerasıyla kaydeden kişinin, “Bir arkadaşıyla iddiaya girmiş. Atlayacağını söyledi ve atladı. Vallahi helal olsun. Daha önce 90 metreden atlamış. Biraz dinlendikten sonra bu tarafa yüzecekmiş. Şimdi kayalıklara tutundu” sözleri kayıtlara yansıdı. Gencin denize atlama anını çeken kişi, “Abi hareket etmiyor” dedikten sonra kaydı sonlandırıyor. Görüntülerde Rus gencin atlaması ve su üzerinde hareketsiz kalması görülüyor.

Devam Et

Antalya

Rahim nakline talep arttı

Haber Giriş:

on

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi’nde, 8 Ağustos 2011’de dünyanın başarılı ilk rahim nakli yapılan Derya Sert’in 4 Haziran’da anne olmasının ardından rahim nakli başvurularında patlama oldu. Operasyonu yapan Prof. Dr. Ömer Özkan, doğumdan sonra rahim nakli olmak isteyen adayların çığ gibi artığını, ancak mevzuat ve kanuni altyapı gerektiğini söyledi.

Mersin’in Anamur ilçesinde yaşayan ve doğuştan rahmi olmayan Derya Sert’e (32), 8 Ağustos 2011 tarihinde kadavradan alınan rahim, AÜ Hastanesi’nde Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi tarafından 7 saat süren ameliyatla nakledildi. Sağlık Bakanlığı’nın özel izniyle yapılan nakil sonrası Mustafa Sert ile evli olan Derya Sert, bebek sahibi olması için birkaç kez denenen embriyo transferi sonucu gebe kaldı. Ancak kese büyüyemediği için gebelik sonlandırıldı. Geçen 4 Haziran’da ise 28 haftalık 760 gram erkek bebek dünyaya geldi. Sert çifti, erkek bebeklerine ‘Ömer Özkan’ adını verdi.

AÜ Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ile Anabilim Dalı Başkanı eşi Prof. Dr. Özlenen Özkan, Derya Sert’e yapılan nakli ve bebeğinin doğumunu, ‘tutan, sonucu olan, dünyanın ilk başarılı rahim nakli’ olarak nitelendirdi.

NAKİL LİTERATÜRE GEÇTİ

Bilimsel makalenin henüz çıkmadığını belirten Prof. Dr. Ömer Özkan, “Sunum ve bilimsel tartışmalarımız olacak. Geri bildirimler çok çok sevindirici. En azından beklentiler, ilk naklin başarılı olması, bunun adının ilk başarılı rahim nakli olarak geçmesi çok önemli. İlk yaşayan rahimdi. Eğer doğum yaptıramadan rahmi alsaydık sonucu olmamış rahim nakli olacaktı. İlk başarılı rahim nakli olması ve literatüre bu şekilde geçmiş olması çok önemli. Bununla ilgili tepkiler çok güzel” dedi.

TUTAN SONUCU OLAN İLK

Daha önce başka bir ülkede canlıdan rahim nakli yapıldığını, 99’uncu günde alınmak zorunda kalındığını hatırlatan Prof. Dr. Özkan, “Başarısız oldu, tutmadığı için alındı. Bu tutan, sonucu olan, dünyanın ilk rahim nakli. Bunun için benim bir ad vermeme gerek yok, bu da bu şekilde kabul edilecek. Bunun ötesinde yapılanlar bizden sonra oldu, geç de olsa doğurdu ama önemli olan sonucunun güzel olması, anneye büyük bir risk getirmemiş olmamız. Sağlıklı bir şekilde şu anda işlerimiz yolunda gidiyor” diye konuştu.

ÖMER ÖZKAN BEBEK KİLO ALIYOR

Yeni doğan Ömer Özkan Sert’in şu an için hiçbir sıkıntısı olmadığını, beklendiği gibi tedavisinin sürdüğünü belirten Prof. Dr. Özlenen Özkan ise “O düşük doğum ağırlığını telafiye çalışıyor. Bebeğimiz kilolarını almaya çalışıyor. Pediatrist arkadaşlar çok güzel bakıyorlar. Bir kilonun altında. Bir kiloyu bulduğunda görürsünüz. Günlük gerektiği kadar kilo alıyor. Beslenmesi sadece anne sütüyle gerçekleşiyor” dedi.

İŞLEM BİTTİ, RAHİM ALINDI

Rahim naklinin çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, “Yüz, kol, böbrek ve diğer hayat kurtarıcı nakillerde biz bir nakil yapıyoruz ve hayat boyu ilaç almak zorunda kalıyor insanlar. Tüm bunlar bir risk. Çünkü bu organların da bir ömrü var. Ama rahim naklinde işlem bittikten sonra rahmi de çıkartıyorsunuz. Çocuk doğuyor ve ilacı kesiyorsunuz. Böylece hayat boyu ilaç kullanmasına gerek kalmıyor, bunun böyle bir güzelliği var” diye konuştu.

‘BİRAZ DAHA SABIR GEREK’

Rahim naklinin ilk yapıldığı andan itibaren sadece Türkiye’den değil, dünyanın dört bir yanından insanların bilgi sahibi olmak ve bu konuda yardım almak için başvurduklarını ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, “Sürecin başladığı o dönemde tabi ki bu konuda bir mevzuat yoktu ve özel izinle gerçekleşti, artık kanuni bir altyapı gerektiriyor. Süreç içinde biraz sabırlı olmaları gerektiğini söylüyoruz. Çok şükür süreç çok olumlu gidince inanılmaz bir şekilde başvuru oluyor. Buradan şöyle bir çağrı yapalım, insanların bir süre daha sabırlı olmaları gerekiyor. Derya Sert’in doğumundan sonra rahim nakli olmak isteyen adayların sayısı çığ gibi arttı” dedi.

‘YAPILABİLDİĞİNİ GÖSTERDİK’

Bu naklin dünyada yapılabilirliğini gösterdiklerini ifade eden Prof. Dr. Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Henüz dünyada kabul edilmiş bir altyapısı yok. Bunun için de bir mevzuat gerekiyor. Her hasta için özel izin alınması mümkün değil. Bununla ilgili girişimler var. Bu hiçbir şekilde devlet kontrolü dışında yapılabilecek bir işlem değil. Onun için biraz daha sabırlı olunmasını istiyoruz. Yakın zamanda bunlarla ilgili altyapının oluşacağını düşünüyorum. Kanuni mevzuat yakında oluşturulacaktır. Bence yüzde 90’ından fazlası hazırlanmış belgemiz, dokümanımız elimizde mevcut.”

Devam Et

Trend