#

Giriş:

Son Güncelleme:

Mhp

Bahçeli’den ruh sağlığı yasası çağrısı

MHP lideri Devlet Bahçeli, Meclis grubunda milletvekillerine sesleniyor. Ruh sağlığı yasası çağrısı yapan Bahçeli, yıl başında Taksim’deki Suriye bayraklı kutlamanın provokasyon olduğunu belirtti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bütçe görüşmeleri ve yeni yıl nedeniyle verilen aranın ardından, 2019 yılının ilk grup toplantısında konuşuyor.

Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan bölümler şöyle: 

“Ülkemizde basın özgürlüğü ile ilgili tartışma yaşanmaktadır…  Sınır Tanımayan Gazetceiler Örgütü, Türkiye’de muhalif basının sindirildiğini belirterek, eleştiri dozunu gittikçe artırmaktadır. Türkiye’nin kara listeye girmesi için ince bir işçilik söz konusudur. FETÖ’yle mücadele sürecinin basın özgürlüğüne tehdit olduğu bile değerlendirilmiştir.

Yeni hükümet sistemine geçişle birlikte Türkiye’nin otoriterliğe kaydığı söylenmektedir. Bu iddiaların hepsi zırva ve hayal ürünüdür… İhanetin, suçun, cinayetin özgürlüğü olmaz. Darbeye teşebbüsün özgürlüğü hiç olmaz… Güvenlik duvarı yıkılıp vatanımız harap olduğunda ne özgürlüğünden bahsedeceğiz.

Özgürlük insan hakkıdır, buna itiraz yoktur. Milli haklara, maneviyata saldırmak da bir nevi eşkiyalıktır ve yeri ceza hukukundadır… 10 yıldır çektik, özgürlük tıpkı demokrasi gibi birilerinin tekeline girerek derin manasından koptu… Bize onursuz özgürlük dersi verenlerin, durum ve konum hatırlatması yapanların kuyumuzu kazmalarına asla izin vermeyeceğiz.

RUH SAĞLIĞI YASASI ÇAĞRISI

Vatandaşlarımızın maddi ve manevi zorluklarının yanında ruhsal olarak sorun yaşadıklarını görüyoruz. Ağırlaşan problemlerin farkındayız. Hakların, sınırların ve yetkilerin açık ve net şekilde belirlendiği bir toplumsal sözleşmeye yani ruh sağlığı yasasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Türkiye’de bu alanda bir boşluk hakimdir. Ruh sağlığı yasasının bu yıl içerisinde TBMM’den çıkarılmasını temenni ediyorum. Bu konuda bir kanun teklifi hazırlayan genel başkan yardımcımızı tebrik ediyorum…

Genç akademisyen Ceren Damar evladımız hunharca bir katil tarafından katledilmiştir. Üniversitede yaşanmıştır ve akademik hayatımız saldırıya uğramıştır. Kanlı saldırılarda hayatını kaybeden bütün mazlumların ailelerine başsağlığı diliyorum.

TAKSİM’DEKİ YILBAŞI KUTLAMALARI

Sosyal dokumuzu bozmak, siyasi dengemizi baltalamak, toplumsal huzuru boğazlamak için tezgahlar ithal edilmektedir. Mesela, Taksim’deki yıl başı kutlamaları sırasında bir grubun Suriye bayrağı açması infiale yol açmıştır. Açık bir provokasyondur ve bu olayın arkasındaki isimler ortaya çıkarılmalıdır. Konu önemlidir, ihmali halinde ağır sonuçlar doğacaktır. 31 Mart öncesi huzuru kaçırmak istiyorlar, 1 Nisan sabahı için hazırlık yapıyorlar… Türk milletinin bu bayat senaryolara karnı toktur.

CHP’sinden İP’ine PKK’dan FETÖ’süne kadar kim Türkiye’nin tarihsel yürüyüşünü kesmek istiyorsa, onunla hesabımız mahşere kalmadan bu dünyada görülecektir. Kimse şansını fazla zorlamasın, herkes ayağını denk alsın…”

Bahçeli’nin konuşmasından dikkat çeken diğer noktalar şöyle: 

– Türk milleti haksızlığa gelemez… Türkiye, bekasını temin etmek amacıyla Fırat’ın doğusu ve batısı demeden ileriye atılmaktadır.

– Güney sınırlarımız boyunca ihanet üretimi yapanlar, karşılarında çevik bir irade bulacaklardır… Duruşmuz meşrudur, uluslararsı hukuka uygundur. Davamız, milli güvenliğimiz müdafaa davasıdır…

– Fırat’ın doğusu fitnenin boynudur, bu boyun vurulmalıdır; bedeninden koparılmalıdır.

ABD’nin Suriye’den çekilmesi

– ABD Başkanı Trump, Suriye’den askerlerini çekeceğini duyurmuştu. Takvim duyurulmuş, en geç 100 gün içerisinde çekilmenin tamamlanacağı ifade edilmişti… Trump’ın Suriye’den çekilme iradesine kuşkuyla baktık. Sabah başka akşam başka konuşan bir şahsın ne dediğinden çok ne yaptığına bakmak gerekir… Çekilmeyle ilgili çelişkili açıklamaların yanında, ‘Kürtlerin Türkler tarafından katledilmemesi’ vurgusuyla skandal açıklamalar yapılmıştır.

Balton musun Dalton musun bilmem, Kürtleri koruyacaklarmış… Türkiye bağımsız ve egemen bir devlet olarak neyi nasıl yapacağını sana ve patronlarına mı soracaktı. Bunlar terörist ve katildir… PKK/ YPG’yi Kürt kökenli kardeşlerimizle ilişkilendirmek alçak bir saptırmadır  PKK/YPG başka Kürtler başkadır. Bunları birbirine karıştıran ABD sap yiyip saman üretmektedir… Konu Kürt kökenli kardeşlerimiz ise, onları Washington, Brüksel, Paris, Londra değil tarih şahittir ki Ankara sevecek ve Türk milleti ölüm pahasına kucaklayacaktır…

ABD acaba, Türkiye ile Suriye’nin sıcak çatışmaya girmesi için PKK/YPG ile kumpas mı hazırlamaktadır?.. ABD’nin çekilme kararı oyun ve stratejik oyalamadır. Öngörü hataları ve aşırı iyimserlik, beka düzeyinde kayıp ve tehlikelere neden olabilecektir…

Suriye’deki tablo karmakarışıktır… Irak’tan çekiliyorlardı, Afganistan’dan dönüyorlardı. Ama ne çekildikleri ne de döndükleri görülmüştür. ABD’nin bir yere gitmeye niyeti yoktur… Türkiye’nin duruşu ve başarısı, ABD’nin hesaplarını gözden geçirmesine neden olacaktır… Türkiye Fırat’ın doğusuna girmeli gereğini yapmalıdır. Başkalarının ne diyeceği ile ilgilenemeyiz. Milliyetçi Hareket Partisi, terörle mücadelede hükümetin arkasındadır. Mücadelemiz haklıdır, hukukidir, meşrudur…

Gündem

Bahçeli’den sosyal medyadaki çağrılara tepki

Haber Giriş:

on

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Orman yangınları nedeniyle, maksadı menfur ve melun bir kısım sosyal medya hesaplarından yabancı ülkelere çağrı yapılarak yardım taleplerinin yoğun olarak gündeme taşınması Türkiye’yi aciz ve muhtaç bir ülke gösterme sinsiliğinin şifreli mesajı olarak değerlendirilmelidir. Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada; 30 ilde çıkan orman yangınlarının milleti derinden üzdüğünü, 8 kişinin hayatını kaybettiğini, binlerce hektarlık alanın canlılarıyla birlikte yandığını belirtti. Bahçeli, yangınlarda 62 yerleşim yeri ve 26 bin kişinin tahliyesinin sağlandığını; Adana, Antalya, Muğla, Mersin ve Osmaniye’nin afet bölgesi ilan edildiğini hatırlattı. Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti’nin bütün imkanları harekete geçirilmiş, yangına her saha ve muhitte fedakarlıkla karşı konulmuştur. Böylesi dönemlerde milli birlik ve yardımlaşma duygumuzun canlı tutulması, aklıselim ve kalbi selim bir tutumla felakete direnç gösterilmesi tarifsiz önemdedir. Türk milleti neşe ve sevinçte bir olduğu kadar acı ve tasada da birdir ve beraberdir” dedi.

‘TEHLİKELİ ALDATMADIR’

Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yangınlara ilişkin açıklamalarının siyasi etik ve erdemle bağdaşmadığını belirterek, “Türkiye’nin zor günlerinde yangından nemalanma rekabetine tevessül etmek, bununla da yetinmeyerek ‘iktidara muhalefet ediyorum’ derken felaketle kol kola girmek namertliktir. Bu namert ve nankör siyaset anlayışı zillete düşen muhalefet partileri açısından kaygı ve utanç verici bir rezalettir. Turizm kentlerindeki orman alanlarının betonlaştırmak için yakıldığını, bu maksatla da Turizm Teşvik Kanunu’nda değişiklik yapıldığını iddia etmek akıl ve ahlak dışı bir uydurmadır. CHP Genel Başkanı’nın İP Başkanına benzer şekilde, yanan orman sahalarına ‘bir tuğla koyarsanız beni çiğnemek zorunda kalırsınız’ sözü saptırma olduğu kadar tehlikeli bir aldatmadır” dedi.

‘ÜST AKIL TARAFINDAN KURGULANIYOR’

Bahçeli, Türkiye’nin planlı kaos sürecine sokulup, toplumsal mukavemetinin zayıflamasının, sosyal ve ekonomik direncinin zaafa uğramasının hedeflendiğini savunarak, şunları kaydetti:

“Bu yolla da her türlü dış tesir ve telkine açık olması, nihayet müdahale edilebilir bir kıvama gelmesi üst bir akıl tarafından kurgulanmaktadır. Orman yangınları münasebetiyle, maksadı menfur ve melun bir kısım sosyal medya hesaplarından yabancı ülkelere çağrı yapılarak yardım taleplerinin yoğun olarak gündeme taşınması Türkiye’yi aciz ve muhtaç bir ülke gösterme sinsiliğinin şifreli mesajı olarak değerlendirilmelidir. Türkiye büyük ve güçlü bir ülkedir. Her türlü felaketle de başa çıkabilecek muktedirliğe ve muvaffakiyete hamdolsun ziyadesiyle haizdir. Ancak bunu hazmedemeyen çevrelerin devletin haysiyet ve hükümranlığını masumiyet pozları vererek tartışmaya açma çabası basit bir kurnazlık, ucuz bir kara kampanyadır. Yönetilmeyen bir ülke tablosunun tesis ve temini amacıyla iç ve dış işgal cephesinin yangın kapısını zorlaması ve bu çerçevede yoğunlaşan ilişki ve irtibatların gün geçtikçe deşifre olması dikkatli hiçbir gözden kaçmamaktadır.”

‘TÜRKİYE’YE İHANET’

MHP lideri Bahçeli, yangınlarla mücadele edildiği dönemde Konya’daki aynı aileden 7 kişinin katledilmesinin ülke gündemini sarstığını belirtti. Cinayeti lanetleyen Bahçeli, “İki aile arasında yaklaşık 10 yıldır süren bir husumeti Türk-Kürt ihtilafıyla tavzih etmeye çalışan odaklar milli birlik ve beraberliğimizi dinamitlemek için alçakça devreye girmişlerdir. HDP’nin, Türk Tabipleri Birliği’nin, hatta CHP’nin, hiç alakası olmadığı halde bu kanlı olayı ‘ırkçı saldırı’ olarak afişe etmeye kalkışması korkunç bir provokasyon olarak karşımıza çıkmıştır. HDP’nin bir eş genel başkanı tarafından ileri sürülen, ‘Kürt halkına sistematik katliam politikası izleniyor’ iddia ve ifadesi alenen halkı kin ve düşmanlığa kışkırtan şerefsiz bir bühtan olarak öne çıkmıştır. Her kelimesinde suçun unsurlarını barındıran bu onursuz açıklama karşısında Cumhuriyet Savcılarının derhal harekete geçmesi adalet ve ahlakın itibarı gereğidir ve bizim de akut bir beklentimizdir. Orman yangınlarını üstlenen ve PKK’nın bir aparatı olan ‘Ateşin çocukları inisiyatifi’ isimli iblis beslemelerine itiraz etmeyenlerin, ses çıkarmayanların; barışın, dostluğun, sevginin, kardeşliğin ve dayanışmanın şehri Konya’da kardeş kavgası çıkarmak için kuyruğa girmeleri Türkiye’ye ihanettir” dedi.

‘FAİLLER ER YA DA GEÇ ORTAYA ÇIKARILACAK’

Bahçeli, son günlerde sosyal medyadan FETÖ-PKK ve Türkiye düşmanlarının tezvirat ve nifak paylaşımlarının dikkat çekici ölçülerde artış kaydettiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Şu anda Türkiye, iç ve dış tertipçileri az çok belli olan kaos ikliminin hakimiyet kurma riskiyle karşı karşıya olmakla birlikte, yıkım projesi tahkim ve takviye edilen muhtemel iç kargaşa ve çatışma ortamına sürüklenme tehdidiyle yüz yüzedir. Bu itibarla aziz Türk milletinin dikkatli, sabırlı ve teyakkuz halinde duruş göstermesinde sayısız yarar bulunmaktadır. Elbette ormanlarımızın nasıl ateşe verildiği, kundakçıların hüviyet ve aidiyetleri kısa süre içinde çok daha netlik kazanacaktır. Failler er ya da geç ortaya çıkarılacak, dünya da başlarına yıkılacaktır. Kaldı ki toplumsal huzurumuzu baltalamak, milli birliğimizi budamak için hangi mahfillerde oyunlar kurulduğu, hangi güçlerin casuslarıyla ve işbirlikçileriyle müteyakkız halde olduğu yakında bütün çıplaklığıyla tespit, hatta teşhir edilecektir. Bilinmelidir ki, kurt kışı geçirse de yediği ayazı asla unutmayacaktır. Dost ve müttefik pozu veren hiçbir muhasım ülke Türkiye’nin toplumsal birliğini çözemeyecek, kardeşlik bağlarını çürütemeyecektir. Türk-Kürt arasına fitne tohumu ekmek için geceyi gündüze katan canilerin hevesleri kesinlikle beyhudedir ve emel sahiplerinin kursaklarında kalmaya mahkumdur. Kürt kökenli kardeşlerim Türk milletinin sevdalıları, eşit ve ebedi mensuplarıdır. Hiçbir tahrik ve tacize kapılmayacaklarına dair inancım tamdır.”

MHP lideri Bahçeli, orman alanlarının eskisinden daha gür ve güzel olacağını da vurgulayarak, “Hükümet aktif olarak sahadadır, bakanlarımız, milletvekillerimiz ve bürokratlarımız afet bölgesinde canla başla çalışmaktadır. MHP, yangından zarar gören vatandaşlarımızın yanında madden ve manen yerini alacak, gücü ve imkanları nispetinde yardım elini uzatacaktır. Ağacımızı yakanlar analarından doğduklarına bin pişman olacaklardır. Türk milleti, Türk devleti ve MHP buna kararlıdır” dedi.

Devam Et

Gündem

MHP’den 100 maddelik anayasa önerisi

Haber Giriş:

on

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 100 maddelik yeni anayasa önerisinin hazır olduğunu açıklayarak; çalışmanın önce AK Parti ve Cumhurbaşkanı ile paylaşılacağını söyledi. Bahçeli, anayasanın değiştirilemez maddelerinin aynen korunduğunu söyledi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Bahçeli, konuşmasına Türkiye’nin corona virüsle mücadelesine değinerek başladı. Salgından siyasi rant devşirmek isteyenlerin hezeyan ve art niyetli olduğunu söyleyen Bahçeli, ”Kim ne derse desin salgın yönetimi doğru şekilde yapılmaktadır” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkanlar:

Anayasa değişmez metinler değildir. Anayasanın milli hedefleri barındırması yegane önceliktir. Toplum sözleşmesinin hazırlanmasına güçlü vurgu yapıyorsak önce uzlaşma erdemine bağlanmamız gerekecektir.

”MHP ÖN ŞARTSIZ HAZIRDIR”

Herkes ittifak halinde yeni anayasadan bahsetmektedir. Konuşmak, görüşmek için müsait bir zemin vardır. Sıkılı yumruklarla anayasa yapmak mümkün değildir. Artık uzlaşmak, yeni anayasa hazırlamak milli vecibedir. Bu tarihi göreve MHP ön şartsız hazırdır.

100 MADDELİK ANAYASA ÖNERİ HAZIRLIĞI

MHP’nin anayasa metin çalışmaları bitmiştir. Cumhuriyetin 100. yılında ‘100 Maddelik Yeni Anayasa’ adıyla, 100 maddelik anayasa önerimizin hazırlık aşaması tamamlanmıştır. Partiler nasıl bir anayasa istediklerini açıklamalı. Anayasa çalışmamızı önce Cumhurbaşkanımıza sonra da diğer partilere sunacağız.

”DEĞİŞTİRİLEMEZ MADDELER AYNEN KORUNDU”

Temel hak ve hürriyetler güncellenmiştir. Anayasa önerimiz 4 kısım, 100 maddeden oluşmaktadır. Anayasanın değiştirilemez maddeleri aynen korunmuştur. Devletin genel esasları, ilk 5 maddede düzenlenen şekli ve nitelikleri aynen korunarak 1. maddede ele alınmış, maddenin son fıkrasında ‘bu madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez’ denilmiştir.

TBMM Başkanına siyasi krizlerin çözümünde arabuluculuk yetkisi yüklenmiştir. Hükümet programı Meclis’e sunulması
kararname ve kanunların yetki alanları çatışmayacak şekilde belirlendi.

Dokunulmazlık ve düşme sebeplerine dair belirsizlikler giderilmiştir. Üniter devlet ilkesine yer verilerek idari yapılanmada il esası korunmuştur. Atatürk Kültür Dil ve Tarih varlığını sürdürdü.

Yürütme organı başkan ve idare şeklinde iki başlık altında düzenlenmiş, başkan ile birlikte iki başkan yardımcısının seçilmesi öngörülmüş, başkanlık kabinesi anayasal statüye dahil edilmiştir. Diyanet bakanlığı olarak yapılanmış, Merkez Bankası anayasal kuruluş haline getirilmiştir.

Bahçeli’nin duyurduğu 100 maddelik yeni anayasa önerisi özetle şu şekilde sıralandı:

* Anayasa önerimiz, “Başlangıç, Genel Esaslar, Temel Hak ve Ödevler, Cumhuriyetin Temel Organları ve Son Hükümler” şeklinde dört kısım ve 100 maddeden oluşmaktadır.

* Şekli bakımdan kısa ya da uzun bir anayasa değil, “Kaliteli temel kanun” anlayışı ile çatısı örülmüştür.

* Anayasanın başlangıcı, dünyada 164 ülke anayasa başlangıçları incelenerek, Türk milletinin ortak değerlerini kucaklayan ve muasır devlet olmanın gereklerini dikkate alan bir yaklaşımla yazılmıştır.

* Başlangıca, “Allah’ın lütfu, kardeşlik ruhu ve vatan sevgisiyle varlık bulmuş biz Türk Milleti” düsturu ile giriş yapılmıştır.

* Devletin genel esasları ilk beş maddede düzenlen, “Devletin şekli ve nitelikleri” aynen korunarak birinci maddede ele alınmış, maddenin son fıkrasında “Bu madde değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez” denilmiştir.

* Anayasa’nın ikinci kısmında “Temel Hak ve Ödevler” düzenlenmiş, birinci bölümde tüm haklara dair ortak rejimi belirleyen “Genel Hükümler” yer almış, ikinci bölümde “Haklar ve Hürriyetler” başlığı ile temel hak ve hürriyetler “sınıflandırılmadan” en geniş şekilde güvenceye kavuşturulmuştur.

* Temel haklara dair genel rejimde “Hakların bütünlüğü” yaklaşımı esas alınmış, sınırlama rejimi tek bir maddede düzenlenmiş, temel hak ve hürriyetlerin korunması kenar başlığı altında yeni bir madde eklenmiştir.

* Hakları düzenleyen tüm maddelerdeki sınırlama sebepleri kaldırılmıştır.

* Temel hak ve hürriyetlerin kapsamı, taraf olduğumuz insan hakları sözleşmeleri baz alınarak kanunla belirlenmesi öngörülmüş, hakları düzenleyen maddelerde sadece ek güvencelere yer verilmiştir.

* Hürriyetin esas, sınırlamanın istisna olduğu yaklaşım gerçek anlamıyla buluşturulmuştur.

* Anayasa’nın üçüncü kısmında, üç bölüm halinde “Cumhuriyetin Temel Organları”, yasama, yürütme ve yargı başlıkları ile düzenlenmiş, Yasama organı için “Milli birliği sağlama”, yürütme için “Kurumsallaşmış başkanlık sistemi”, yargı için “Bağımsız ve tarafsız yapılanma” anlayışı ön plana çıkarılmıştır.

* Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, yüz yıl önce kuruluş felsefesinde var olan “Milli birliği sağlama” misyonu daha da güçlendirilmiştir.

* Bu kapsamda TBMM Başkanı’na “Tarafsız konumuyla” milli uzlaşmanın sağlanmasında ve siyasi krizlerin çözümünde arabuluculuk işlevi yüklenmiştir.

* TBMM’nin yetkileri; kanun yapımında, antlaşmaların onaylanmasında ve sona erdirilmesinde, bütçenin kabul edilmesinde, anayasal kurum ve kuruluşlara üye seçmede, meclis soruşturması açılmasında kuvvetlendirilmiştir.

* Milletvekillerinin dokunulmazlığıyla milletvekilliğinin düşme sebeplerine dair belirsizlikler giderilmiştir.

* Yürütme organı “Başkan” ve “İdare” şeklinde iki başlık altında düzenlenmiş, Başkanlık Sistemi, yeni anayasa bütünlüğü içinde “kurumsal yapıya” kavuşturulmuş, Başkan ile birlikte iki Başkan Yardımcısının seçilmesi öngörülmüş, Başkanlık Kabinesi anayasal statüye dahil edilmiş, Başkanlık Hükümet Programı’nın Meclise sunulması yöntemi getirilmiş, Başkanlık Kararnameleri ile kanunların münhasır yetki alanları çatışmayacak şekilde belirlenmiştir.

* Türkiye’nin üniter yapısına uygun olarak, idarenin kuruluşunda “kanunilik ilkesi” sağlam ve sağlıklı bir içeriğe taşınmıştır.

* Üniter devlet ilkesine anayasada açıkça yer verilerek, idari yapılanmada “il esası” korunmuştur.

* Anayasal kurumlardan Atatürk, Kültür, Dil ve Tarih Kurumu varlığını sürdürmüş, Diyanet İşleri başkanlığı “Türkiye Diyanet Kurumu” olarak yeniden yapılandırılmış, Yükseköğretim Kurulu’nun oluşumunda TBMM’nin yetkileri artırılmış, yeni bir kurum olarak “Türkiye Liyakat Kurumu” önerilmiş ve Türkiye Merkez Bankası anayasal kuruluş haline getirilmiştir.

* Yargı organının yapılanmasında, “Yargı ayrılığı sistemi” devam ettirilmiş, Hakimler ve Savcılar Kurulu, “Yargı Yüksek Kurulu” adıyla yeniden ele alınmış, avukatlık ve arabuluculuk mesleklerine anayasal statü tanınmış, Anayasa Mahkemesi yüksek mahkeme değil, özel bir statüde düzenlenmiş, Yüce Divan yargılaması ve siyasi parti kapatma davaları “Yüce Divan” adıyla oluşturulan yeni bir mahkemeye verilmiş, Yüksek Mahkemeler başlığı altında Sayıştay ve Yüksek Seçim Kurulu’nun statüsü açıklığa kavuşturulmuş, yargıya ilişkin üye seçiminde TBMM’nin yetkileri genişletilmiştir.

* Anayasa’nın son kısmında değiştirilme usulü genel olarak korunmuş, Anayasa değişikliklerini halkoyuna sunma konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yetki verilmiştir.

Devam Et

Bursa

MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı’ndan “Bursalı olmak” fankındalık projesi

Haber Giriş:

on

MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı sadece Bursa’da yaşayan vatandaşların aşina olduğu sözlerin bulunduğu afişleri ilçenin belirli yerlerine asarak farkındalık projesi başlattı.

Bursalı olanların kullandığı cümlelerden derlenip hazırlanan pankartlar, ilçenin merkezi yerlerine asılırken, Osmangazi’de unutulmadı. ’Osmangazi, Hoşgörü, anlayış, adalet, ihsan, yiğitlik ve kardeşliktir’ ve ’Bursalı olmak, Heykel’e çıkmaktır’, ’Teksas deyince Amerikayı değil, Bursaspor’u hatırlamaktır’, ’Çanakkale’de en fazla şehit veren vilayetten olmak demektir’ gibi Bursa’da yaşayanların aşina oldukları cümleleri tekrar hatırlatıldı.

MHP Osmangazi İlçe Başkanlığı olarak ilçe merkezimizde farkındalık projesi başlattıklarını belirten Osmangazi İlçe Başkanı Seyfioğlu, “Yalnızca Bursa’da yaşayanların bildiği, gördüğü; diğer insanların ise kimi zaman şaşırarak baktığı Bursalı olma durumunu insanımıza hazırladığımız pankartlarla anlattık. Bursa’mızın güzelliğini ve sadece Bursa’da yaşayanların aşina olduğu ve kullandığı cümleleri hatırlatarak tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmayı amaçladık. Pandeminin zorlu sürecinde hem insanımıza moral vermek hem de hemşehrilerimize buradayız ve daima hazırız mesajını verebilmek amacıyla yaptığımız projeye destek veren katılan herkese teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.

Devam Et

Trend