#

Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Baş Ağrısına İlaç Dışında Tedavi Yöntemleri

Nöroloji Uzmanı Dr. Didem Er, baş ağrılarında ilaç dışı tedavi yönteminin kullanılabileceğini söyledi.

Migren, tüm baş ağrısı hastalıkları içinde doktora en fazla başvuru nedeni olan durum olarak dikkat çekiyor. Migren tanısı için özel bir laboratuvar testi veya radyolojik inceleme bulunmazken, insanlık tarihi kadar eski bir hastalık olan migren toplum için oldukça önemli bir sağlık sorunu. Kadınların yaklaşık yüzde 20’sinin, erkeklerin ise yüzde 8’inin migrenli olduğu biliniyor. Uzm. Dr. Didem Er migrende ilaç dışı tedaviler konusunda bilgi verdi.

Migren tedavisinde oksipital blokaj yöntemi hakkında konuşan Uzm. Dr. Didem Er, “İlaçlar etkili olamadığında ve baş ağrıları günlük yaşam aktivitelerini etkilemeye başladığında, migren tedavisi için alternatif bir çözüm olan oksipital blokaj yönetimi etkili bir çözüm yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan çalışmalarda sadece ilaca cevap vermeyen migren ağrılarında değil, aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı olan hastalarda, servikojenik baş ağrısı, küme baş ağrısı ve oksipital nevraljide oksipital sinir bloğu ile değişen oranlarda olumlu yanıt alındığı gösterilmiştir. Oksipital blokaj başın ağrı duyusunu algılayan kısmın anestezik maddelerle blokajı ve sinirin uyarılabilirliğinin azaltılması işlemidir. Bu yöntem sayesinde ağrıya neden olan sinir sistemindeki ağrı duyusu bloke edilir ve dolayısıyla ağrı kesilir. Diğer bir yöntem ise botoks uygulamasıdır” dedi.

Botoksun migren tedavisinde nasıl kullanılmaya başlandığını da anlatan Dr. Er, “Yüzdeki kırışıklıkları yok etme amacı ile ‘botulinum toksini’ (botoks) yaptıran migrenli hastaların baş ağrılarının azaldığının fark edilmesi, migren tedavisinde botoks kullanımının yolunu açtı. Yapılan araştırmalar 3 aydan fazla bir süre boyunca, ayda 15 ya da daha fazla gün, migren karakterinde baş ağrısı olarak tanımlanan kronik migren tedavisinde botoks uygulamasının etkili olduğu gösterdi. Bu etkinin, botoks’un, sinir sonlanma bölgelerinde bazı nörotransmitterlerin salınımını engellemesi yoluyla inflamatuvar ağrıyı önlemesinden kaynaklandığı düşünülüyor” diye konuştu.

Tedavi için botoksun tekrarlanabileceğini ifade eden Er, şunları söyledi: 

“Kozmetik amaçla sadece yüz bölgesinde uygulanan botoks, migren tedavisinde bundan farklı olarak alın, şakaklar, ense ve boyun bölgelerinde belirli noktalara derialtına botulinum toksini iğne ile verilerek uygulanıyor. Çoğu durumda uygulamaların etkisi yaklaşık 3-4 ay süreceğinden tedavinin devamı için tekrarlanması gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’den sonra ülkemizde de onaylanmış olan kronik migren tedavisinde botoks uygulanmasının güvenilir olması için bir nöroloji uzmanı tarafından yapılması büyük önem taşıyor.”

Haberin Devamı

Dünya

DSÖ’den aşı açıklaması

Haber Giriş:

on

Corona virüsle mücadelede aşı haberi Rusya’dan geldi. Devlet Başkanı Vladimir Putin ülkede geliştirilen aşıya Sağlık Bakanlığı’nın onay verdiğini duyurdu. Kızına aşı yapıldığını belirten Putin, kısa zamanda seri üretime geçileceğini söyledi. Rusya’da üretilen aşı dünyanın ilk Covid-19 aşısı olma özelliğini taşıyor. DSÖ’den, Rus sağlık birimleriyle irtibat halinde oldukları açıklaması geldi.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun Başkanı, Kirill Dmitriev de konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Ülkede geliştirilen COvid-19 aşısı ile ilgili konuşan Dmitriev, “Aşının adı Sputnik olacak” dedi.

Sputnik, Sovyetler Birliği’nin gönderdiği ilk uydunun adıydı. Bu uydu, Soğuk Savaş döneminde uzay yarışlarını da başlatan baş aktörlerden birisiydi.

DSÖ’DEN “YAKIN TEMAS” AÇIKLAMASI

Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, Rus yetkililerin açıklamaları ile ilgili açıklama yaptı. DSÖ Sözcüsü, “Rus sağlık yetkilileriyle Covid-19 aşısının tescil alma süreciyle ilgili yakın temastayız” açıklamasını yaptı.

Devam Et

Dünya

Rusya koronavirüs aşısını buldu!

Haber Giriş:

on

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, koronavirüse karşı geliştirilen ilk aşının tescil edildiğini açıkladı. Açıklama yapan Putin, “Gamaleya Enstitüsü tarafından geliştirilen Kovid-19 aşısı, Rusya Sağlık Bakanlığı’ndan onay aldı. Rusya’nın koronavirüs aşısının seri üretimine yakında başlamasını umuyorum” dedi. Rusya’da üretilen aşı dünyanın ilk Kovid-19 aşısı olma özelliğini taşıyor. Aşı Putin’in kızına da yapıldı.

Putin, “Bildiğim kadarıyla, bu sabah dünyada bir ilk olarak yeni tip koronavirüse karşı geliştirilen aşı tescillendi” dedi.

Rusya Sağlık Bakanı Mihail Muraşko’dan kendisini aşı ile ilgili bilgilendirmesini isteyen Putin, “Yine de aşının oldukça etkili olduğunu, kararlı bir bağışıklık oluşturduğunu biliyorum. Tekrarlıyorum: Aşı gerekli tüm denemelerden geçti” dedi.

Koronavirüs aşısının ilk görüntüsü

Koronavirüse karşı geliştirilen ilk aşı üzerinde çalışanlara teşekkür eden Putin, bunun dünya için çok önemli bir adım olduğunu vurguladı.

‘Kızıma aşı yapıldı’

Aşının alıcı antikor ve hücresel bağışıklık oluşturduğunu belirten Putin, “Bunu çok iyi biliyorum, zira kızlarımdan biri aşıyı yaptırdı. Bir anlamda kızım da aşı deneyinde yer aldı diyebiliriz” dedi.

Putin, aşılamadan sonra kızının ateşinin 38 dereceye çıktığını, ertesi gün ateşinin 37 derecenin biraz üstünde olduğunu ifade etti.

Putin, “İkinci iğneden, aşılamadan sonra ateşi yine biraz yükseldi, daha sonra her şey ortadan kayboldu. Kendisini iyi hissediyor ve titreleri (antikor) yüksek düzeyde” dedi.

‘En kısa zamanda seri üretime başlayacağımızı umuyorum’

“En kısa zamanda aşının seri üretimine başlayacağımızı umuyorum. Bu önemli” diyen Putin, isteyen herkese aşı yapılabilmesi için bunun gerekli olduğunu kaydetti.

Putin, aşı yaptırmanın kesinlikle gönüllülük çerçevesinde olması gerektiğini de vurguladı.

Devam Et

Gündem

Yemek sonrası çay içenlere güzel haber

Haber Giriş:

on

Yemeklerden sonra sıcak çay içmek farkında olmadan sağlığımız için yaptığımız çok yararlı bir durumdur. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, yemeklerden sonra içilen çayın ömrü uzattığına dikkat çekti ve konuyla ilgili önemli bilgiler verdi.

Ülke olarak çay içmek en önemli kültürlerimizden biridir. Her evde kaynayan çaydanlığın sesini ve her yere yayılan taze çayın kokusunu almak mümkündür. Özellikle de yemeklerden sonra çay içilmeyen ev nerdeyse yoktur. Bu durum yani yemeklerden sonra sıcak çay içmek farkında olmadan sağlığımız için yaptığımız çok etkili bir aktivitedir. Nörolog Dr. Mehmet Yavuz, yemeklerden sonra içilen çayın ömrü uzattığına dikkat çekiyor ve konuyla ilgili önemli bilgiler veriyor.

Vücudun genç kalması, güçlü damar ağı sayesindedir

Vücudun genç ve dinamik olması, geç yaşlanması için damar duvarlarının sağlıklı olması çok önemlidir. Çünkü tüm enerji parçacıkları ve hücreler için gerekli olan oksijen ve yapı taşları vücudumuzu saran damar ağı sayesinde gerçekleşir.

Damarlar temiz kaldığı müddetçe dokuların beslenmesi de o kadar kusursuz olur. Dokular iyi beslendikçe, vücut da o kadar sağlıklı ve uzun ömürlü olur.

Bu noktada yemeklerden sonra sıcak çay ya da su içmek kişileri, kalp krizi ya da beyin damar hastalıklarından korumaktadır

Şöyle ki, yemeklerden sonra içilen sıcak çay, mide ve bağırsakta yağların tam eritilmesine ve damar duvarlarına yapışmadan enerji molekülleri halinde dokulara taşınmasına yardımcı olur.

Şöyle ki, yemeklerden sonra içilen sıcak çay, mide ve bağırsakta yağların tam eritilmesine ve damar duvarlarına yapışmadan enerji molekülleri halinde dokulara taşınmasına yardımcı olur.

Yemek sonrası soğuk içecek içmek damar tıkanıklığına yol açıyor

Yemek arasında su içmek zararlı değildir. Fakat yemeklerden sonra su, kola, ayran ve benzeri soğuk şeyler içmek damar hastalıklarına neden olabilir.

Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı madde haline döner ve yavaş sindirilir.

Alınan gıdaların midede ya da ince bağırsakta en iyi şekilde sağlıklı olarak sindirimi için öncelikle bunların mide asidi ve enzimlerle çok iyi parçalanması gereklidir.

Bu sistemin sağlıklı işlemesi için de sıcak ortama ihtiyaç vardır. Gıdaları parçalayacak enzimler sıcak ortamlarda çok iyi fonksiyon görürken soğuk ortamlarda ise görevlerini tam yapamazlar.

Besinler tam parçalanamaz ve kana geçen moleküller iyi parçalanamadıkları için de damar tümenlerinde kolesterol ya da yağ zerrecikleri halinde birikirler. Bu ise vücudun hayati bölgelerinde ilerleyen süreç içinde damar hastalıklarının (kalp krizleri, beyin damar hastalıkları gibi) gelişmesine neden olur.

Gece uyku sırasında kan hızı yavaşlar. Düzensiz ve sağlıksız beslenme sonucunda damar duvarı bozularak lümende pıhtılaşma oluşur ve damar tıkanıklığı gelişir. Bu durum kalp krizi ve felç gibi sağlık problemlerini beraberinde getirir.

Yatmadan önce sıcak bir şeyler içmek çok faydalı

Bu noktada yapılması gereken gece yatmadan birkaç saat önce yağı alınmış sıcak süt, sıcak limonata gibi içecekler içmektir.

Sadece ömrü uzatmaz ayını zamanda…

Yeşil çayın da barındırdığı antioksidanlar ve flavnoid maddesi ile alzheimer hastalığına neden olan beta amiloid birikimini azaltır. Bilinen en iyi ve etkili antioksidanlardan biri olan EGCG (epigallocatechin-3-gallate) yeşil çay içinde bolca bulunmaktadır

EGCG’nin ise unutkanlığa neden olan beta amiloid birikimini önleyici etkisi mevcuttur. Gerek siyah, gerekse de yeşil çay, alzheimer hastalığında rol oynayan asetilkolinesteraz enziminin aktivitesini yok etmektedir.

Devam Et

Trend