#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Bilim Kurulu Üyesi’nden aşı yorumu! Çin mi Alman mı?

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, pandeminin tek bir aşı ile değil, ancak etkinliği ve güvenliğinden emin olunan birkaç farklı aşı ile sonlandırılabileceğini söyledi. Prof. Dr. Yavuz, “Bir ülkenin aşısı iyi, diğeri kötü tartışmaları çok anlamsız. Biz, her iki aşı çalışmasına da dahil olduk. Herhangi bir yan etkiyle karşılaşmadık. Her aşının avantajları dezavantajları var. Önemli olan etkinlik ve güvenlik sonuçları. Dolayısıyla bir aşı mükemmel, öteki kötü demek çok yersiz. Klinik çalışmalardaki etkinliği çıktıktan sonra her aşı kullanılabilir. Araştırmalara dair sonuçlar da şeffaf bir şekilde paylaşılıyor. Zaten böyle bir salgında tek bir aşıyı bütün ülkeye yapabilme şansınız olmaz. Onun için çeşit çeşit aşılarımızın olması lazım” dedi.

Tüm dünyanın heyecanla beklediği koronavirüs aşısında, ipi göğüsleyen birkaç aşı adayından biri olan ve Almanya’da Prof. Dr. Uğur Şahin ile eşi Prof. Dr. Özlem Türeci’nin geliştirdiği BioNTech firmasına ait aşıyla ilgili açıklanan son veriler akademi dünyası kadar tüm kamuoyunda heyecanla karşılandı. Bu haberin ardından özellikle sosyal medyada “Çin aşısı mı Alman aşısı mı?” tartışmaları da ağırlık kazanırken, bilim insanları aşılara duyulan güven ya da güvensizliğin ülkelere göre değil ortaya konan klinik araştırma sonuçlarına göre olması gerektiğini vurguluyor.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, kendi merkezlerinde de Alman BioNTech aşısı ile Çinli Sinovac firmasının Faz 3 klinik araştırmalarının halen devam ettiğini vurgulayarak, “Biz her iki aşı çalışmasına da girdik. İkisi de devam ediyor ve ikisinde de şimdiye dek major bir yan etki görmedik. İlk aşıları yaptık, ikişer doz oluyor ikisi de. İkinci dozlara başlayacağız. Zaten birisinin (BioNTech) ara analiz sonuçları açıklandı. Diğerinin de (Sinovac) yakın zamanda açıklanacak. Duyduğum sonuç açıkçası beni bu süreçte en çok sevindiren haber oldu. Umut geldi içime diyeyim, çok sevindirdi gerçekten beni. Diliyorum ki öbür aşıda da böyle bir sonuç elde edeceğiz” dedi.

“BAŞARILI BİR AŞIDA PLASEBO GRUBUNDAN DAHA FAZLA HASTA ÇIKAR”

Alman BioNTech-ABD Pfizer ortaklığı ile sonuçları bu hafta duyurulan aşının Faz 3 araştırmalarıyla ilgili değerlendirmeler yapan Prof. Dr. Yavuz, “Yüzde 90’ın üzerinde etkinliği açıklandı. Eğer gerçekten son analizde de bu şekilde çıkarsa ve özellikle de her yaş grubunda böyle bir sonuç çıkarsa gerçekten müthiş bir şey olacak. Bu, bizim tahminlerimizden de daha kısa süre içerisinde bu hastalığın kontrol edilmesinde büyük bir aşama kaydedilmiş olunacak demektir. Bu nedenle Faz 3’e dair bu ilk veriler bize umut aşıladı. Faz 3 çalışmalarında amaç, aşının hastalıktan koruyup korumadığını anlamak. Dolayısıyla bir gruba aşı yapıyorsunuz, bir gruba da plasebo yani boş aşı yapıyorsunuz. Aşı ya da plasebo yapılan gruptan belli sayıda insanın hastalanması beklenir. Aşının başarılı denebilmesi için ise bu hastalanan insanların da daha çok plasebo grubundan, yani aşı olmayan gruptan çıkması beklenir. Burada hedeflenen aslında, en az yüzde 50 plasebo grubundan daha fazla hasta insan çıkmasıydı. Fakat burada çok daha büyük bir başarı görüldü ara analizlerde. Plasebo grubundan yüzde 90’larda bir oran çıktı” diye konuştu.

“SALGININ HIZI ARA ANALİZİ DE HIZLANDIRDI”

Bu ara analizlerin aslında aşılanan 40 binden fazla gönüllü içerisinde 35 kişide hastalık görüldüğünde yapılmasının planlandığını, ancak salgının tüm dünyada çok hızlı ilerlemesi nedeniyle gönüllülerden 94’ünün hastalandığına işaret eden Prof. Dr. Yavuz, bunun da Faz 3 araştırmalarının beklenenden de önce bitirilebileceği anlamına geldiğini söyleyerek şu bilgileri verdi:

“Bu hastalanan 94 kişinin büyük çoğunluğunun (yüzde 90’dan fazlası) plasebo grubundan olduğu tespit edildi. Yani aşı olanların (beklenenden) çok daha az hastalandığı, boş aşı grubundekilerin çok daha fazla hastalandığı tespit edildi. Ara analiz de aslında daha fazla vaka ile yapılmış olundu. Faz 3 çalışmasının sonlandırılması 140 veya 160 hastaya ulaşıldığında yapılacaktı. Bu da 40 bin kişi içinden bu sayıya ulaşmanın çok uzun sürmeyeceğinin de bir işareti. Çünkü tüm dünyada şu anda çok fazla aktivasyon var, bu çalışma Almanya, Amerika ve Türkiye’de de yapılıyor örneğin ve bu üç ülkede de salgın ciddi tırmanışta tekrar. O nedenle kısa sürede de sonuçlanma noktasına ulaşacağını düşünüyoruz. Bu sayıya ulaştığında son analiz yapılacak. Aşılananlardan kaçı hastalanmış, aşılanmayanlardan kaçı hastalanmış, aşılanmayanlar da ne kadar çok (şiddetli) hastalanmışlar. Yani o yüzde 90’dan fazla koruyuculuk şeklinde bahsedilen sonuç, aslında bunu anlatıyor bize. Bu ara analizde de hedeflenenden daha fazla hasta üzerinden yapıldığı için, çok daha kıymetli. Sona yaklaşmış gibi görünüyor.”

“HER AŞININ AVANTAJI VE DEZAVANTAJI VAR”

BioNTech firmasının geliştirdiği mRNA tabanlı aşının lojistikle ilgili dezavantajlarına da işaret eden Prof. Dr. Yavuz, bunun da iyi bir planlama ile çözülebileceğine inandığını belirterek, şöyle konuştu:

“BioNTech aşısının dezavantajı eksi 70 derecenin altında saklanması gerekliliği. Tabii ki o imkan da çok fazla yerde yok. Eğer Türkiye’ye de yeterli miktarda bu aşıdan gelebilirse eksi 70-85 derecede buzdolaplarının bulunabileceği yerlerden, gün içinde aşılamanın yapıldığı yerlere transportu gerçekleşecek. Örneğin Faz 3 çalışması için bize gelen aşıları, çözdükten sonra 6 saat içinde yapmamız gerekiyordu burada. Aşı piyasaya çıktıktan sonra gene aynı formülasyondaki bir aşı gelirse, onu da 6 saat içinde yapmak gerekecek. Bunlar da uygun planlama ile halledilebilecek şeyler aslında. Çünkü bu aşının avantajı, kısa sürede çok fazla üretebiliyorsunuz. Yani virüsü çoğaltmanıza gerek kalmadan bu aşıdan bir sürü yapabiliyorsunuz. Öbür aşılarda (inaktif virüs aşıları) virüsü çoğaltmanız gerekiyor ki bu da zor bir süreç. Ama o aşıların avantajı ne? Normal, 4 derecede de saklayabiliyorsunuz. Zaten herhalde karma bir aşı uygulaması olacak diye düşünüyorum. Yani herkes bir çeşit aşıyla değil, ikinci aşıda da umarım iyi sonuçlar alınırsa, olanağı olan yerlerde biri, yani eksi 85 derecede korunması gereken aşı (BioNTech); olmayan yerlerde ise belki öbür aşı (Sinovac) uygulanacak. Önemli olan aşının etkili çıkması. Bunları çözebileceğimizi düşünüyorum.”

“ÇİN AŞISI DEYİP ELEŞTİRMEK YERSİZ, ÖNEMLİ OLAN ARAŞTIRMA SONUÇLARI”

Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, Çin’in geliştirdiği ve Faz 3 çalışmaları tüm dünyayla birlikte Türkiye’de de süren inaktif virüs aşısı ile ilgili olumsuz polemiklerin de yersiz olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çin, aşıda çok gelişmiş bir ülke. Dolayısıyla önemli olan, klinik çalışmada nasıl bir sonuç alınacağı. Yoksa orası yapmış, öteki ülke yapmış, bu tartışmalar çok gereksiz. Hangi aşı etkili çıkarsa, güvenle yapılabilir. Her iki aşı türünün de avantajları ve dezavantajları var. Bir aşı mükemmel de öteki kötü gibi bir şey yok. Klinik çalışmaların sonuçlarıdır önemli olan. Etkili (ve güvenli) çıktıktan sonra her aşı kullanılabilir. Biz mesela inaktif virüs aşılarını influenzada çok rahatlıkla kullanıyoruz. Güvenli aşılardır bunlar. Önemli olan Faz 3’de de etkili çıkması. O nedenle kimse endişe etmesin. Zaten sonuçlar çıktıkça da paylaşılıyor, hepsi çok şeffaf bir şekilde görülüyor, sonuçları gizlenebilecek gibi de değil. Tek bir aşıyı bütün ülkeye yapabilme şansınız olmaz. Onun için çeşit çeşit aşılarımızı olması gerekli.”

“GÖNÜLLÜYE ARABA DA ÇARPSA, ÇALIŞMA BİR SÜRELİĞİNE DURDURULABİLİR”

Faz 3 çalışmasının Faz 1 ve 2’ye ek olarak etkinliğin yanı sıra güvenlik değerlendirmelerinin de tekrar detaylı araştırılması anlamına geldiğini söyleyen Prof. Dr. Yavuz, çalışmanın durdurulmasının söz konusu olabileceğini ancak tekrar devamına da karar verilebileceğini söyleyerek sözlerini şöyle noktaladı:

“Gönüllülerde herhangi bir olay gelişirse, çalışmalar durdurulabilir. Ara verip ‘Neden oldu bu’ diye bakmanız gerekir. O gönüllüye araba da çarpsa çalışmayı durdurup bunun aşıya bağlı bir yan etki sebebiyle oluşup oluşmadığını belirlemeniz gerekir. Nitekim Sinovac aşısında da geçtiğimiz günlerde (Brezilya’da) bir kayıp yaşandı ve çalışma durduruldu; çalışmaya dahil olan gönüllülerden birinin intihar sonucu öldüğü anlaşılınca bize de bildirildi ve dolayısıyla çalışma tekrar başladı. Daha önce başka bir aşı çalışmasında da ölüm olmuştu ama o kişinin de aşıya bağlı kaybedilmediği ortaya çıktı, tekrar başladı çalışma. Bu çalışmaların doğası bu. Burada sürpriz bir şey yok. Çalışma durduruldu, çok büyük bir olay/skandalmış gibi bir hava yaratılması gereksiz. Bu araştırmaların özelliği budur. Bu nedenle yapılır zaten. Durup bakarsınız, ne olmuş anlarsınız, sorun yoksa devam edersiniz.”

Gündem

Türkiye’de koronavirüs: 262 can kaybı 28 bin 118 vaka

Haber Giriş:

on

Koronavirüs Türkiye günlük vaka tablosu, aşı sayısı ve son gelişmeler Sağlık Bakanlığı’nın “covid19.saglik.gov.tr” adresinden yayınlandı. Koronavirüs verileri ve aşılamada son durumun paylaşıldığı tabloda vaka sayısı dikkat çekti. Türkiye’de son 24 saatte 343 bin 142 Kovid-19 testi yapıldı, 28 bin 118 kişinin testi pozitif çıktı, 262 kişi yaşamını yitirdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medyadan yaptığı açıklamada, “Can kaybımız 262. Vaka sayımız 28.118. Artan hareketlilikle risk daha da yaygın. Yarın tedbirleri uygulayarak, ortalama 1 hafta sonra tablodaki sonuçların değişmesinde, 2. doz aşınızı olarak da, 2 hafta sonra salgına karşı kalıcı başarı elde edilmesinde pay sahibi olabilirsiniz”  ifadelerini kullandı.

Devam Et

Gündem

35 yolcusuyla uçurumun kenarında asılı kaldı

Haber Giriş:

on

Cide-İstanbul seferi yapan ve 35 yolcusu bulunan otobüs, karşılaştığı TIR ile geçiş yapmak istediği sırada mıcıra kapılması sonucu uçurumun kenarında asılı kaldı. 50 metrelik uçurumun kenarında ağaçlara halatlarla bağlanan otobüsteki yolcular, ekiplerin çalışmasıyla tahliye edildi.

Kastamonu’nun Cide ilçesinden İstanbul’a hareket eden ve içerisinde 35 yolcusu bulunan otobüsün şoförü Soner Keleş, Cide-Kastamonu karayolu Yenice köyü mevkiinde iddialara göre yolun dar olmasından kaynaklı karşı yönden gelen TIR ile çarpışmamak için ani manevra yaptı.

Bu esnada mıcıra kapılan yolcu otobüsü, yaklaşık 50 metrelik uçurumun kenarında yan yatarak asılı kaldı. Yolcu otobüsünün yuvarlanmaması için otobüste bulunan yolcular, cam kenarında durarak tahliye edilmelerini bekledi.

İhbar üzerine bir süre sonra olay yerine 112 Acil Sağlık, itfaiye, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. Uçuruma yuvarlanmaması için iplerle ağaçlara ve kepçelere bağlanan yolcu otobüsünde bulunan yolcular, ekiplerin koordineli çalışması sonrasında otobüsten tahliye edildi. Yolcuların tahliye edilmesinin ardından otobüs, şarampolde çıkartıldı.

Yolcular, otobüsle seyir halinde iken büyük bir kamyonun karşılarına çıktığını belirterek, “Bizim şoförümüz bizi kurtardı. Tam TIR ile çarpışıp uçuruma yuvarlanacakken otobüsü durdurdu. Şoför dikkatli olmasaydı bizler kurtulamazdık” dedi.

TIR’ın hızlı bir şekilde geldiğini ve arka dorsesinin de yolu kapladığını anlatan yolcular, otobüsün TIR’a çarpmamak için manevra yapmasıyla şarampole kaydığını söyledi.

Devam Et

Genel

Yeni ekonomi paketinin ayrıntıları belli oldu

Haber Giriş:

on

AK Parti, vergi muafiyeti de içeren önemli bir kanun teklifi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Teklifte, yaklaşık 900 bine yakın küçük esnafı yakından ilgilendiren önemli düzenlemeler var.

AK Parti, vergi muafiyeti de içeren 56 maddelik bir kanun teklifi hazırladı.

Vergi Usül Kanunu, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi’nde önemli düzenmeler içeren kanun teklifi üzerinde çalışmalarını tamamlamak üzere. Teklifte, yaklaşık 1 milyona yakın küçük esnafı yakından ilgilendiren önemli düzenlemeler var.

Daha önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Ekonomi Reform Paketi’nde yer alıp yasa gerektiren düzenlemeler için bu teklifin hazırlandığı belirtiliyor.

NTV’den Özgür Akbaş haberine göre teklifin en öne çıkan ayrıntısı küçük esnafa vergi muafiyeti getirmesi.

CİROSU 240 BİN TL’NİN ALTINDA OLAN ESNAF VERGİDEN MUAF OLACAK

İşte teklifte yer alan bazı maddeler:

  • Cirosu 240 bin TL’nin altında olan küçük esnaf vergiden muaf tutulacak.

KÜÇÜK ESNAFA VERGİ MUAFİYETİ

  • Vergi muafiyeti yaklaşık 900 bin esnafı kapsıyor.

TARIMSAL DESTEKLER ARTIK VERGİYE TABİ OLMAYACAK

  • Çiftçiye vergi indirimi geliyor. Tarımsal destekten vergi kesintisi yapılması çok eleştiri konusu yapılıyordu. Bu noktada da bir düzenleme var. Artık destekler vergiye tabi olmayacak vergi alınmayacak.

İNTERNET ÜZERİNDEN PARA KAZANANLARA DA KOLAYLIK GETİRİLİYOR

  • İnternet üzerinden para kazananlara da kolaylık getiren bir düzenleme var. Özellikle YouTuber’lara vergi kolaylığı getiriliyor. Yayınladıkları videolardan reklam alarak para kazananlar vergi mükellefi haline geliyordu ve defter tutma zorunluluğunu vardı bu kaldırılıyor, vergi mükellefi olacaklar yine ama banka onlara yatan parayı doğrudan stopajını kesecek. Yani vergi sorumlusu banka olacak, kişinin özel hesabı üzerinden stopaj kesilecek.

MESLEK LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN STAJ ÜCRETİNİ DEVLET ÖDEYECEK

  • Meslek lisesi stajyerlerinin işveren üzerindeki yükü kaldırılıyor. Meslek liselerine ara elemana teşvik edilmesi uygulamasında sanat okullarında okuyanlar iş yerlerinde staj yapıyorlar ve 767 lira veriliyordu ve bu paranın üçte 1’ini işveren tarafından ödeniyordu artık bu düzenleme ile tamamını devlet ödeyecek ve rakamın bin liraya çıkarılması öngörülüyor. Kalfalıkla ilgili de lisedeki 9-10-11-12. sınıflar okuyup kalfalık yapanların aldığı rakam artılacak ve yeni düzenleme ile bu öğrencilerin aldıkları kalfalık parasının üçte ikisini işveren ödüyordu artık tamamını devlet ödeyecek.

GEÇİCİ VERGİ BEYANNAMESİ YILDA 3 KEZ VERİLECEK

  • Geçici vergi beyannameleri 3 ayda bir yılda 4 kez veriliyordu burada bir değişikliğe gidiliyor yılda 4 kere değil 3 kez beyanname verilecek ve beyanname verme dönemleri de 1 ay erkene çekiliyor.

Devam Et

Trend