#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Diyanet İşleri Başkanı’ndan Ayasofya açıklaması

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin, “Aslına rücu ettirilmiş olmasının çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. İnşallah cemaati bol olsun. Ziyaretçisi bol olsun. İçinde sadece ibadet etmekle kalınmasın ve bir mektep, bir medrese olsun” dedi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, çeşitli programlar için gittiği Rize’de, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Hüseyin Karaman’ı ziyaret etti.

Erbaş, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Ayasofya Camisi’nin ibadete açılmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ayasofya’nın ibadete açılmasından duyduğu mutluluğu dile getiren Erbaş, “Bizim gençliğimiz ‘Zincirler kırılacak. Ayasofya açılacak’ sloganlarını söyleyerek geçti. Sadece Türkiye için değil tüm İslam dünyası için büyük bir anlamı olan, sembolik bir anlamı olan camidir Ayasofya. 86 yıllık bir hasretten sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın büyük bir gayreti ile bütün İslam dünyasına, sadece İslam dünyasına değil, bütün insanlık için önemli bir değerdir, önemli bir mabettir” diye konuştu.

”İÇİNDE BİR MEKTEP BİR MEDRESE OLSUN”

Caminin, 1500 yılı aşkın tarihi geçmişi olduğunu hatırlatan Erbaş, “Dolayısıyla ben bütün insanlığın esasında içinde ibadet edilebilen bir mabede dönüştürülmüş olmasının, aslına rücu ettirilmiş olmasının çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. İnşallah cemaati bol olsun. Ziyaretçisi bol olsun. İçinde sadece ibadet etmekle kalınmasın ve bir mektep bir medrese olsun” değerlendirmesini yaptı.

Erbaş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gayret içerisinde olduklarını da belirterek “Cami, kürsü dersleri ile zenginleştirmeye çalışacağız. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak şimdiden çalışmalara başladık. İçinde mektep olan, içinde bütün insanlığa hizmet edebilecek faaliyetlerin yapılabildiği bir cami olarak inşallah Sayın Cumhurbaşkanımızın belirlemiş olduğu 24 Temmuz tarihinde ilk cuma namazını kılarak inşallah hizmete açmış olacağız” ifadelerini kullandı.

“24 TEMMUZ’A KADAR TAMAMLAMAYI PLANLIYORUZ”

İbadete hazırlama sürecinde camiyi ziyaret edeceklerini belirten Erbaş, “Neler gerektiği konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz çalışmalar var. Bundan sonra da eksikleri ne ise onları tamamlayacağız. Bunu 24 Temmuz’a kadar tamamlamayı planlıyoruz” dedi.

Gündem

Türkiye’de son 24 saate 68 can kaybı

Haber Giriş:

on

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Türkiye’nin güncel koronavirüs verilerini açıkladı.

Son 24 saat içinde 97.416 yeni test yapıldı, 1.538 yeni tanı kondu. 68 kişi hayatını kaybederken 1.312 kişi daha iyileşti.

-Test: 9.173.694
-Vaka: 301.348
-Vefat: 7.445
-Ağır Hasta: 1.432
-Zatürre Oranı: %7.0
-İyileşen: 266.117

“AĞIR HASTA SAYIMIZI AZALTMAK ELİMİZDE”

Bakan Koca; “Bugün ağır hasta sayımız 1.432’ye ulaştı. Sağlık çalışanlarımızın en büyük mücadelesi ağır hastalarımızı iyileştirmeye yönelik. Ağır hasta sayımızı azaltmak elimizde. Tedbirlere uymamız için bu uyarılar bize yetmeli. Birlikte mücadele edelim.”

Devam Et

Gündem

34 ilde FETÖ operasyonu! 94 tutuklama

Haber Giriş:

on

İstanbul merkezli 34 ilde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) yapılanmasına yönelik operasyonda gözaltına alınan 131 kişiden 94’ü tutuklandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, 16 Eylül’de İstanbul merkezli 34 ilde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 2’si binbaşı, 6’sı yüzbaşı, 4’ü üsteğmen, 6’sı asteğmen, 31’i astsubay ve 82’si uzman çavuş, toplam 131 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şüphelilerden 36’sı, emniyetteki işlemlerinin ardından serbest kaldı.

Sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edilen 95 zanlıdan 94’ü tutuklanırken, 1’i de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, FETÖ’nün çeşitli yapılanmalarında yer aldıkları iddiasıyla 82’si muvazzaf, 50’si TSK’den ihraç ve emekli olmak üzere 132 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin yakalanması için 16 Eylül’de İstanbul merkezli 34 ilde eş zamanlı operasyon düzenlemiş, 131 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Firari durumdaki 1 zanlının da yakalanması için çalışmaların sürdüğünü bildirildi.

Devam Et

Gündem

Gülay Uygun’un eşi: Ölmeden önce beni arayıp ‘hakkını helal et’ dedi

Haber Giriş:

on

Ankara’da Aleyna Çakır’ın (21) evde ölü bulunmasının ardından gözaltına alınıp serbest bırakılan Ümitcan Uygun’un annesi Gülay Uygun’un (48) ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. Gülay Uygun’un eşi Durak Uygun, eşinin ölmeden önce kendisini arayarak helallik istediğini ileri sürerek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin polisi, savcısı, hakimi, jandarması inanıyorum ki doğruyu bulacak” dedi.

Aleyna Çakır, geçen 3 Haziran’da Keçiören ilçesinde evde ölü bulunmuştu. Sevgilisi olduğu belirtilen Ümitcan Uygun’un, daha önce Çakır’a şiddet uyguladığı anlara ait görüntüler ise ölümünden kısa süre sonra sosyal medyada yer aldı. Bunun üzerine Ümitcan Uygun, polis ekiplerince gözaltına alınıp, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Günlerce televizyon programına katılan Aleyna Çakır’ın ailesi, kızlarının ölümünden Ümitcan Uygun’u sorumlu tutarken, Uygun’un annesi Gülay Uygun, önceki gün akşam saatlerinde bir akrabasının evine yakın dağlık alanda başından silahla vurulmuş halde ölü bulundu. Olay yerinde yapılan incelemede el yazısıyla yazılmış intihar notu bulundu. Dün toprağa verilen Gülay Uygun’un otopsi raporunda kafasının sağ tarafında bir adet ateşli silah yarası tespit edildiği belirtildi. 

‘BENİ ARAYIP HELALLİK İSTEDİ’

Evde taziyeleri kabul eden Gülay Uygun’un eşi Durak Uygun, eşinin olay günü kendisini arayıp Bağlum son durakta olduğunu ve ‘hakkını helal et’ dediğini ileri sürerek, “Ben eniştemi ve dayıyı aradım. O bölgenin tamamını koşarak bütün taşların altına baktık, bulamadık. Saat 18.00 sıralarında Yozgat’tan kayınım geldi. Gittik ayrı ayrı dağıldık. Eşimi ağacın dibinde gördüm. Ondan sonra sarıldım bağırdım çağırdım. Ama eşim ölmüştü. Bulduğumuzda saat 18.15- 18.30 civarındaydı. Savcımız geldi hepsi kontrol etti biz de eşimin yanındaydık. Savcımızın elinde olan evrakta eşim ölüm sebebinin televizyon programı olduğunu belirtmiş. Çok kötüyüz; ailem gitti benim canım gitti. Türkiye Cumhuriyeti’nin polisi, savcısı, hakimi, jandarması inanıyorum ki doğruyu bulacak” diye konuştu.

‘TELEVİZYONA ÇIKANLARDAN DAVACIYIM’

Eşinin 24 yıldır Çocuk Esirgeme Kurumunda çalıştığını söyleyen Uygun, “Benim eşimin çalıştığı yere gitsinler, hakkında bir tutanak varsa ben ne diyorlarsa onu yapacağım. ‘O kızları oğluna veriyormuş, pazarlıyormuş’ iddiası eşimin kafasına sıkmasına neden oldu. Kesinlikle davacıyız. Televizyona çıkanlardan davacıyım. Benim eşime sebebiyet veren bunlar. Benim eşimi de bir araştırın. Evine gelin, arkadaşına gidin, dostuna gidin yüksek sesle konuşmuş mu bir sorun. Bu kadına siz nasıl bu iftirayı atarsınız?” ifadelerini kullandı.

‘OĞLUMU, KIZ ARKADAŞI OLDUĞU İÇİN SUÇLUYORLAR’

Uygun, Aleyna Çakır’ın ölümüne üzüldüğünü ifade ederek, “Kızımıza çok üzüldüm. Oğlumun sevgilisi olmuş. Benim oğlumu 1 yıl boyunca evime göndermedi. Annesi babası oturuyor ağlıyorlar. Annesi babası cenazeyi kaldırdığımızda yoktu orada. Adli tıpa biz götürdük. Bir tek ağabeyi geldi. Oğlumu, kız arkadaşı olduğu için suçluyorlar. Benim oğlumu bir araştırsınlar. Türkiye Cumhuriyeti’nin hakimi savcısı niye tutmuyor? Bir suçu yok çünkü. Benim oğlum o gece evdeydi. O kızın bir başka telefonu daha varmış. Onun da araştırılmasını istiyorum. Sonuna kadar davacıyım. Benim sarhoş olduğumu söylüyorlar. Araştırın beni, bir gün alkol kullanırken biri kişi görmüş mü? Ben alkol kullanmam. Tanımadan yargılayanları Allah’a havale ediyorum. Pazartesi günü suç duyurusunda bulunacağım” dedi.

‘RAHMETLİ OLMADAN ÖNCE DAYANANAMIYORUM DİYORDU’

Ümitcan Uygun ise “Aleyna Çakır’ı nasıl evde yerde gördüysem annemi de Bağlum’da kafasına sıkmış bir şekilde gördüm. Annem, ağabeyime ‘balkondan kendimi atsam ölür müyüm acaba’ demiş. Rahmetli olmadan önce durmadan ‘ben kendimi öldüreceğim ben artık dayanamıyorum’ diyordu” dedi.

‘MEKTUBU BEN BULDUM’

Olay yerinde annesinin cesedine sarılan Birol Uygun da “Yanına yattım, sarılırken cebinde kâğıt parçası gördüm. En başını okudum, ‘Bana yapılan iftiralara dayanamıyorum, benim oğlum da ben de suçsuzum’ yazıyordu. Sonrasında dilimin tutulduğunu hissettim. En sonunda da hepimizden helallik istiyordu. Mektubu ben buldum. Annemin üzerinde yatan bendim. Her gün akşam biz üşümeyelim diye üzerimizi örtüyordu, o şekilde gördüğüm zaman ben de beyaz tişörtü yüzünü kapatmak için çıkardım” dedi.

SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Öte yandan Gülay Uygun’un ölümüyle ilgili soruşturma sürdürülüyor. Olayda kullanılan tabanca ve bulunan not, kriminal incelemeye gönderildi. Silahın üzerinde başka birisinin parmak izi olup olmadığı araştırılırken, notta bulunan el yazısının karşılaştırılması için de yakınlarından yazı örnekleri alındı. Öte yandan Uygun ailesinin fertlerinin ifadesine de başvurulacağı bildirildi.

Devam Et

Trend