#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Emlakçılıkta yeni dönem

Emlak sektörüne yönelik düzenleme uyarınca 1 Eylül’den itibaren itibaren yetki belgesi olmayan işletmeler ruhsat alamayacak ve bu kişiler emlakçılık yapamayacak.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, 5 Haziran 2018’de yayımlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik ile emlak sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin taşıması gereken şartlar belirlenmiş ve yetki belgesi şartı getirilmişti.

Emlak işletmelerinin taşınmaz ticaretiyle iştigal edebilmesi için yetki belgesi alması hükmü getirilmiş ve söz konusu uygulamanın hayata geçmesi için belirlenen tarih son olarak 31 Ağustos 2020’ye kadar uzatılmıştı.

Bu kapsamda uygulamanın hayata geçmesi için 10 günlük süre kaldı. Buna göre, 1 Eylül’den itibaren, işletmenin yetki belgesine sahip olup olmadığı iş yeri açma ve çalışma ruhsatı verilmeden önce yetkili idareler tarafından kontrol edilecek. Yetki belgesi olmayan işletmelere ruhsat verilmeyecek.

Yetki belgesi için gereken belgelerle birlikte internet üzerinden Ticaret Bakanlığı’na başvuran ve kriterleri karşılayan işletmeler, belgeleri aldı. Geçerlilik süresi 5 yıl olan yetki belgesinin, işletmenin herkes tarafından kolaylıkla görülebilen bir yerine asılması gerekiyor.

“Mesleki yeterlilik belgesi tek başına yeterli olmayacak”

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ticaret Bakanlığı’nın Taşınmaz Ticareti Bilgi Sistemi (TTBS) üzerinden yapılan başvurular neticesinde Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi’nin alındığını söyledi.

Burada söz konusu belgenin alınması için bazı şartlar gerektiğini dile getiren Aşa, daha önce bu alanda herhangi bir kurs almamış emlakçılardan mesleki yeterlilik belgesi istendiğini bildirdi.

Aşa, “Bazı emlakçılar bu belgenin yeterli olduğunu düşünüyor ancak mesleki yeterlilik belgesi emlakçılık yapmak için tek başına yeterli olmuyor. Bu kriter, yeterlilik belgesi alabilmek için şartlardan bir tanesi.” dedi.

“Mağduriyetin ve kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedefleniyor”

Nizameddin Aşa, uzun süredir bu uygulamanın hayata geçmesini beklediklerini kaydederek, “Bu uygulama, sektörde mağduriyetlerin ve kayıt dışılığın önüne geçilmesini hedefliyor. Uygulama sayesinde sektöre kalite ve disiplin gelecek. Bakanlığın belirlediği kriterleri karşılayabilenler bu işi yapacağı için takibi kolay olacak. Yetki belgesi olmayanlar emlakçılık yapamayacak.” diye konuştu.

Kayıt dışı emlakçılık yapanların önlenmesi sayesinde vergi gelirlerinin de artacağını dile getiren Aşa, şu bilgileri verdi:

“Ancak daha da önemlisi bugüne kadar sürekli gündemde olan sözde emlakçıların tüketicileri mağdur etmesinin önüne geçilecek. Fakat burada önemli olan vatandaşlarımızın dikkatli olması. Tüketicilerimiz mutlaka yetki belgeli emlakçılarla çalışmalı. Ofise gittiğinde bu belgeyi sormalı. Yetkisiz emlakçılarla kesinlikle iş görmesinler. Yoksa bugüne kadar karşılaşılan sıkıntılar sürecektir.”

“İnternetteki sahte ilanlar kaldırılacak, belgesiz işletmeler ilan veremeyecek”

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Aşa, uygulamanın, bugüne kadar mağduriyetlere kapı aralayan sahte ilanları da gündeme aldığını söyledi.

Aşa, bugüne kadar kendilerinin de en çok şikayetçi oldukları sahte ilanlar konusunda adım atılmasının çok önemli olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Online ilan platformlarında yer alan ve büyük oranda dolandırıcılık amacı taşıyan sahte ilanları defalarca gündemde tuttuk ancak bu platformlar bugüne kadar radikal bir karar alamadı. Uygulama sayesinde artık internetteki sahte ilanlar kaldırılacak ve belgesiz işletmeler bu platformlara ilan veremeyecek. Bir taşınmaz için birden fazla ilan verilemeyecek. Bu platformlar mevcut ilanları da kontrol etmeli.. Sahibinden olan ilanlarda vekaletname ya da tapu kaydı istenecek.”

Aşa, yetki belgesi olmayan ve kayıt dışı çalışan kişilerle iş yapan, komisyon paylaşan emlakçıya 10 katına kadar ceza kesilebileceğini ve yetki belgesinin de iptal edilebileceğini vurguladı.

“Uygulamanın amacına ulaşması için etkin denetim şart”

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal, düzenlemenin kendisine emlakçı süsü vererek tüketiciyi dolandıranların önüne geçmesi için aktif denetimin şart olduğunu söyledi.

Dolandırıcıların bugüne kadar her geçen gün farklı bir yöntem bulabildiğini, belgenin de sahtesini çıkartabileceklerini dile getiren Koçal, burada etkin denetimin yanı sıra tüketiciye de büyük görev düştüğünü vurguladı.

Koçal, “Tüketici özellikle sosyal medyadaki ve internetteki ilanlara dikkat etmeli. Ofisi olan emlakçılarla çalışmalı. Özellikle kiralamayı veya satın almayı düşündükleri gayrimenkulün bulunduğu bölgedeki emlakçılar tercih edilmeli.” diye konuştu

Gündem

Motorine bir zam daha yolda! Pompa fiyatına yansıyacak

Haber Giriş:

on

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası’nın (PÜİS) açıklamasına göre 19 Ekim Salı gününden itibaren geçerli olmak üzere motorine 23 kuruş zam gelmesi bekleniyor. Benzin grubunda ise fiyat değişikliği beklenmiyor.

Bugün litre fiyatı 41 kuruş daha zamlanan motorine, 18 Ekim Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece 23 kuruş daha zam kararı alındı. Zam pompa fiyatına yansıyacak. Zaten motorin, benzin ve LPG’de ÖTV sıfırlanmıştı.

Bugün 14 kuruşu pompa fiyatına yansıyacak şekilde toplamda 37 kuruş zamlanan benzine de zam olasılığı olduğu ancak net rakamın 18 Ekim Pazartesi günü belli olacağı öğrenildi.

Devam Et

Gündem

CHP’li Sarıbal’dan “Dünya Gıda Günü” mesajı

Haber Giriş:

on

CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yayınladığı yazılı mesajda, uygulanan tarım politikalarını eleştirerek, “Devlet kamucu bir yaklaşımla, üretimin her alanında çiftçinin yanında olmalı. Çiftçimizi koruyamazsa gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi korumalıyız. Çiftçimizi köyünde mutlu üreticiler halin getirmezsek yarın bugünleri de ararız” görüşünü dile getirdi.

CHP Genel Başkanı Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal’ın Dünya Gıda Günü mesajı şöyle:

“Bugün Dünya Gıda Günü. Hava ve su ile birlikte canlı yaşamının üçüncü önemli kaynağı olan gıdaya erişimin önemi her zaman bilinmekle birlikte pandemi sürecinde daha da ön plana çıktı. Bugün 800 milyon insanın açlık çektiği dünyada ülkemizde de milyonlarca insanın dengeli ve sağlıklı beslenemediği bilinmektedir. Son yıllarda alım gücünün düşmesi ve artan gıda enflasyonu ile birlikte sağlıklı ve dengeli beslenemeyenlerin sayısında artış gözlenmektedir. Ülkemizde çalışan kesimin %45’ten fazlasının asgari ücretle çalıştığını ve Türk – İş’in verilerine göre açlık sınırının 3 bin lirayı aştığını dikkate aldığımızda, yaşanan tablo olumsuzluğu çok daha net ortaya çıkmaktadır.

Çiftçi kaderine terk edildi

Ancak bir kader değil. Bunu değiştirmek mümkün. Bunun yolu da tarım politikalarının değiştirilmesinden geçiyor. Çiftçimizi koruyup üretimi arttırarak, gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi sağlayabiliriz. Bunun yolu da AKP’nin uyguladığı ithalata dayalı politikaları terk etmekle mümkündür. Bilindiği gibi Cumhuriyetin kuruluşunda ekonominin temelini oluşturan tarım, AKP döneminde kaderine terk edildi. Mevcut siyasal iktidar üretmek yerine ithalatı seçtiği için tarım alanında dışa bağımlı bir ülke durumuna geldik. Bugün tarımsal girdilerin hepsi, stratejik ürün dediklerimiz de dahil olmak üzere tarım ürünlerinin büyük bölümü ithal.

Çiftçi kaderine terk edilmiş durumda. Ürettiği ürünler yüksek girdi maliyetlerini bile karşılayamayan çiftçi her yıl biraz daha yoksullaşıyor. Para kazanamadığı için borçlarını yeni borçla kapatıp her yıl biraz daha borçlanıyor. Bugün çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcu 200 milyar lirayı geçmiş durumda. Bu zengin topraklarda fakirleşen, borcunu ödeyemez durumda kalan çiftçi tarlasını satıp köyünü terk ediyor.

Çiftçinin yanında durması gereken iki kurum Tarım Kredi Kooperatifi ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), çiftçiyi batırmak için el ele vermiş görünüyor. Tarım Kredi Kooperatifi kendi üyesi olan çiftçilerin borçlarına karşılık traktörüne, tarlasına, evine, ineğine haciz gönderirken, TMO yurt içinden aldığının çok daha fazlasını dışarıdan üstelik daha pahalıya alıp içerde ucuza satarak çiftçiyle rekabet ediyor, ürünü para etmesin diye elinden geleni ardına koymuyor.

Devlet çiftçinin yanında yer almalı

Bu tabloyu hızla tersine çevirmezsek gıda egemenliğimizi ve gıda güvenliğimizi kaybederiz. Tarım politikalarını kamucu bir yaklaşımla yürütmeliyiz. Tarım politikalarını belli bir siyasi partinin görüşüne göre değişen politikalar olmaktan çıkarmalı, devlet politikası haline getirmeliyiz. Devlet her aşamasında çiftçisinin yanında olmalı. Çiftçimiz tarlasında, köyünde mutlu üretici haline getirecek politikaları hayata geçirmezsek, yarın bugünleri de arar hale geliriz.”

Devam Et

Gündem

Doğum bildirimi e-Devlet’ten yapılabilecek

Haber Giriş:

on

İçişleri  Bakanlığı, çeşitli nedenlerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayanların doğum bildirimlerini e-Devlet üzerinden yapabileceğini duyurdu.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, 2018 yılında hayata geçirilen e-Doğum uygulaması ile kamu sağlık kuruluşlarında dünyaya gelen ve anne- babaları tarafından isimleri belirlenen çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine gitmeden, doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşunda yapılabilmesine olanak sağlandığı hatırlatıldı. Açıklamada, “Uygulama kapsamında bugüne kadar 81 ilde 235 kamu sağlık kuruluşunda 75 bin 546 adet doğum tescili yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları da ailelerin adreslerine ücretsiz olarak gönderildi. Uygulamaya ek olarak e-Devlet sistemi üzerinden ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti sayesinde, çeşitli sebeplerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayan vatandaşlar artık yurt içinde ve sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocuklarının doğum bildirimlerini e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek. Milyonlarca vatandaşın hayatını kolaylaştıran, kamu hizmetlerinin vatandaşa en kolay ve etkin yoldan, kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde sunulmasını sağlayan e-Devlet uygulamasına İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ‘Doğum bildirimi başvurusu’ hizmeti eklendi” denildi.

Bu hizmet ile Türk vatandaşlarının yurt içinde, sağlık kuruluşunda dünyaya gelen ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi’ne (MERNİS) gönderilmiş doğum raporu bulunan çocuklarının doğum bildirimlerine ilişkin başvuruların e­-Devlet üzerinden elektronik imzalı olarak MERNİS’e gönderilmesine ve başvurulara istinaden ilçe nüfus müdürlüklerince doğum olaylarının aile kütüklerine tescil edilmesine imkan sağlandığı kaydedildi.

 

Devam Et

Trend