#

Giriş:

Son Güncelleme:

Ekonomi

Kartla yapılan ödemeler yüzde 103 arttı

2022 yılının ilk altı ayında kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 103 artarak 1,44 trilyon TL oldu. Bu dönemde 153 milyar TL tutarında yabancı kartlarla ödeme yapıldı.

2022 yılının ilk yarısında 1,44 trilyon TL tutarında kartlı ödeme gerçekleşti. Bu dönemde 153 milyar TL tutarında yabancı kartlarla ödeme yapıldı. Her üç kartlı ödemeden 2’sinde temassız ödeme tercih edildi. Bankalararası Kart Merkezi (BKM), 2022 yılının ilk altı ayına ait verileri açıkladı. Buna göre, Haziran sonu itibarıyla Türkiye’de 91,1 milyon adet kredi kartı, 157,8 milyon adet banka kartı ve 63,9 milyon adet ön ödemeli kart kullanılıyor.

2022 yılının ilk altı ayında kredi kartları, banka kartları ve ön ödemeli kartlar ile yapılan toplam ödeme tutarı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 103 artarak 1,44 trilyon TL oldu. Kartlı ödemelerde, 2022 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre en fazla büyüme yüzde 298 artış ve 55,7 milyar TL’lik ödemeyle ‘havayolları’ sektörünü sırasıyla, ‘konaklama’, ‘yemek’, ‘akaryakıt istasyonları’ ve ‘kuyumculuk’ sektörleri takip etti.

İnternetten kartlı ödeme tutarı geçen yılın 2 katına çıkarak 402 milyar TL oldu

İnternetten kartlı ödemelerde, 2021’in ilk altı ayı ile kıyasla yüzde 113 oranında büyüme gerçekleşti. Toplam kartlı ödemeler içindeki payı da artarak yüzde 25,8 oldu.

Mağaza içinde yapılan her 3 kartlı ödemeden 2’sinde temassız ödeme tercih ediliyor

Temassız ödemeler geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 2 katına çıkarak 2,86 milyara ulaştı. Mağaza içi ödemelerde temassız ödemelerin payı ise yüzde 63’e yükseldi.

Yılın ilk yarısında ülkemizde yabancı kartlarla yapılan ödemeler geçen yılın 3 katına ulaşarak 153 milyar TL oldu. Önceki yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında yüzde 201 oranında büyüme son yılların en büyük artışı oldu. İşlem başına yapılan kartlı ödeme tutarı ise bin 752 TL’ye yükseldi.

Ekonomi

Bakan Nebati’den KKM açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, Kur Korumalı TL Mevduat hesabının ekonomiye önemli bir katkı sağladığını savunarak, “Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum” ifadelerini kullandı.

Haber Giriş:

on

Hazine ve Maliye Bakanı Dr. Nureddin Nebati tarafından yapılan açıklamada, Kur Korumalı TL Mevduat hesabının vatandaşların tasarruflarını döviz yerine Türk lirasına yatırmasını teşvik etmesi dolayısıyla ekonomiye önemli katkı sağlayan bir enstrüman olduğunu belirtti.

“Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum”

Bakan Nebati, açıklamasına şöyle devam etti:

“Tasarruf sahiplerinin üçte biri döviz yerine bu faydalı yatırım aracını tercih ediyor. Böylece hem ekonomik büyümemize katkı sağlıyor hem tasarruf ediyor hem de döviz kurlarında manipülasyon yapmak isteyen kötü niyetli güçlerin yoluna taş koyuyor. Ülkemizde enflasyonu tetikleyen aşırı kur hareketleri ile mücadelemizde vatandaşlarımızla birlik olmamızı sağlayan en önemli enstrümanlardan biri olan Kur Korumalı TL Mevduat hesabını haksızca eleştirenlerin iyi niyetinden şüphe ediyorum.”

Devam Et

Bursa

Yerel marketlerin gözü Perakende Yasası’nda

Perakende Yasası’nın hayata geçmesinin hem işletmeci, hem de tüketicinin yararına olacağını dile getiren Bursa PERDER Başkanı Haşim Kılıç, Ticaret Bakanlığı’na dosya halinde sundukları taleplerine kulak verilmesini beklediklerini söyledi.

Haber Giriş:

on

Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün, TPF Yönetim Kurulu ve PERDER üyeleri ile birlikte Ankara’da Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar’ı ziyaret eden Bursa Perakendeciler Derneği (Bursa PERDER) Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Kılıç, Perakende Yasası ile ilgili talepler ve sektörün sorunları ile ilgili dosya sundu.

‘BAKANLIĞA TALEPLERİMİZİ İLETTİK’

Yüksek maliyetler, lojistik ve hammaddeye erişimde yaşanan sorunların gıdada fahiş fiyat artışını tetiklediğini kaydeden Bursa PERDER Başkanı Haşim Kılıç, “Yerel zincir marketler olarak, minimum kâr marjı ile çalışırken ortalama 15-20 istihdamın getirdiği maliyet yüküne rağmen hizmet sağlamaya devam ediyoruz. Rekabet ortamını bozan bazı faktörler, yerel marketlerin zorlu şartlarda yatırım yapmaları bir yana mevcudu korumalarını da engelliyor. Nihayetinde ülke ekonomisine, tüketicinin cebine olumsuz şekilde yansıyan bu sürecin önüne geçilmesi için Perakende Yasası’nın taleplerimiz dikkate alınarak şekillendirilmesini ve yürürlüğe konmasını bekliyoruz. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar’a da taleplerimizi ve kaygılarımızı içeren bir dosya sunduk. Umuyoruz ki taleplerimiz gözetilerek çalışma güncellenir” diye konuştu.

‘BÜYÜK MARKETLERİN PAZAR GÜNÜ KAPANMASI DÜŞÜNÜLEBİLİR’

Sektörün hassasiyetleri dikkate alınarak yürürlüğe konması beklenen Perakende Yasası’nın uzun süredir askıda olduğunu da vurgulayan Haşim Kılıç, “Daha fazla istihdam sağlamasına rağmen yerel marketlerin haklarının, haksız rekabete karşı gözetilmesi gerekiyor. Onlarca kişiyi istihdam eden yerel marketlere ek istihdam noktasında ayrıcalıklar tanınmalı, kira desteği gibi mekanizmalar da geliştirilmelidir. Ayrıca yerel marketlere tanıtım ve pazarlama konusunda teşvik ve eğitim desteği de sağlanmalıdır. Ayrıca pazar günü yerel-ulusal tüm marketlerin kapalı olması ve o günlerde sadece bakkallar ya da mini marketlerin hizmet vermesi de düşünülebilir” ifadelerini kullandı.

Devam Et

Ekonomi

Buğdayın tarladan değirmene yolculuğu

Muş’ta 17 bin çiftçi tarafından 1 milyon 250 bin dekarda hasadı yapılan buğday, akarsularda yıkanarak değirmenlerde öğütülmek için çeşitli aşamalardan geçiriliyor.

Haber Giriş:

on

Muş’ta geçimlerini çiftçilikle sağlayan vatandaşlar, kışlık ihtiyaçları olan un ve bulgur hazırlıklarına başladı. Hasadı yapılan buğdayları önce akarsularda yıkayarak güneşte kurutan çiftçiler, daha sonra mahsulleri elekten geçirerek, yemeklik ve ekmek pişirimi için hazır hale getiriyorlar. Çeşitli aşamalarda geçirilen buğday, son olarak değirmenlerde öğütülerek una dönüştürülüyor.

Hasadı yapılan buğday elek yardımıyla temizlediklerini ifade eden çiftçilerden Yunus Tekin, “Rüzgarın yardımıyla buğday arasındaki otlar daha güzel ayıklanıyor. Buğdayımızın belli bir miktarını tohumluk olarak ayırıyoruz. Geri kalan kısmını da değirmene götürüp ihtiyaçlarımızı karşılamak için una dönüştürüyoruz. Kış için hazırlık yapıyoruz. İhtiyaç durumunda da 10-20 teneke kaynatıp bulgur yapıyoruz. Unu da tandır ekmeği yapmak için hazırda bulunduruyoruz” dedi.

Buğdayın önce yıkamaya alındığını ve sonrasında ise kurutup değirmene götürüldüğünü anlatan Eşref Yılmaz ise “Değirmende, buğdayın içerisindeki taşları ayırıyorlar. Unun yanı sıra bulgur da yapıyoruz. Buğday 2-3 günlük bir aşamadan geçiyor. Kışa hazırlık için bu çalışmaları yapıyoruz. Bu bizim bir geleneğimiz. Her sene devam ettiriyoruz. 3 nüfuslu bir aileyiz, onun için bize 30 teneke buğday yetiyor. Dışarıdan gelen misafirlerimiz olduğu zaman 50 teneke un da bize yetmiyor. Tandır ekmeği daha güzel ve maliyeti de daha düşük. Bunları göz önünde bulundurduğumuz zaman un tüketmek daha mantıklı geliyor” diye konuştu.

Devam Et

Trend