#

Giriş:

Son Güncelleme:

Genel

Kaymakamdan kritik açıklama: Vaka sayısı artıyor

Erzurum’da Oltu Kaymakamı Şenol Turan, salgın nedeniyle karantinaya alınan İğdeli Mahallesi ile ilçedeki pozitif vaka sayısındaki artışa dikkati çekerek sıkı tedbir aldıklarını bildirdi.

Oltu Kaymakamı Şenol Turan, ilçede salgınla mücadelede, ülke genelindeki olumlu tablonun aksine vaka sayısında artış gözlendiğini hatırlattı. Turan, bayram için ülke genelinde sokağa çıkma kısıtlaması uygulanması ile aldıkları sıkı tedbirlerin vaka artışının seyrinin değişeceğini umduklarını söyledi.

Verilerde iyileşmenin olabilmesi için vatandaşın sosyal mesafe kurallarına riayet etmesinin önemine işaret eden Turan, maske kullanımı ve gerekmediği sürece evde kalma bilincini taşımanın elzem olduğunu vurguladı.

“REHAVETE KAPILMANIN TEHLİKELİ SONUÇLARI OLABİLİR”

Turan, “İlçedeki pozitif vaka sayılarında görülen artış nedeniyle gerekli önlemler alındı. Yaşanan bu kritik günlerde rehavete kapılmanın tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini unutmamalıyız.” diye konuştu.

33 KİŞİYE KORONAVİRÜS BULAŞTIRMIŞTI

Erzurum’da yaşayan bir kişi, Oltu ilçesindeki İğdeli Mahallesi’ne gitti. Hastalanan yaşlı adama, götürüldüğü hastanede koronavirüs testi yapıldı. Test sonucunun pozitif çıkmasının ardından mahalleliye de test yapıldı. Yapılan testlerde yaşlı adamla teması olan 33 kişiye koronavirüs teşhisi kondu. Bunun üzerine mahallede karantina uygulaması başlatıldı.

Genel

Türkiye Güney Kore’de etkili oyuncu olabilir

Haber Giriş:

on

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) koordinatörlüğünde “Güney Kore Pazarı ve Ticaret İmkânları” semineri gerçekleştirildi. Seul Büyükelçisi Ersin Erçin, Bursalı firmaların Güney Kore ile tekstil, hazır giyim ve mobilya gibi sektörlerde ticaretini daha fazla geliştirebileceğini söyledi. Güney Kore piyasasındaki yüksek fiyatların Türk firmaları için avantaj olduğunu dile getiren Erçin, “Güney Kore ile ticaret yapmak isteyenler mutlaka sabırlı olmalı. Güney Koreli firmalarla kurulacak ortaklıklar pazara girişi kolaylaştırır” dedi.

Seul Büyükelçiliği ve Seul Ticaret Müşavirliği iş birliğiyle düzenlenen “Güney Kore Pazarı ve Ticaret İmkanları” programı video-konferans yöntemiyle gerçekleştirildi. Programda Seul Büyükelçisi Ersin Erçin ve Seul Ticaret Müşaviri Münir Oğuz, Bursa iş dünyasına Güney Kore pazarı hakkında sunum gerçekleştirdi.

BTSO Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Türkiye ve Güney Kore arasındaki ticari ilişkilerin arzu edilen seviyenin altında olduğunu ifade ederek, “Ürettiği mal ve hizmeti 200 ülke ve bölgeye ihraç eden Bursa’da Güney Kore sermayeli 8 firma faaliyet gösteriyor. Güney Kore’ye ihracat yapan 214 firmamızın toplam ihracat rakamı 60 milyon dolar, Güney Kore ile dış ticaret hacmimiz ise yaklaşık 430 milyon dolar seviyesindedir. Bursa iş dünyası olarak temel hedefimiz, Güney Kore ile ülkemiz arasındaki kardeşliği ve stratejik ortaklığı daha güçlü bir ekonomik ortaklığa dönüştürmektir.” dedi.
Seul Büyükelçisi Ersin Erçin, Doğu Asya’nın Çin ve Japonya’dan sonra en büyük ekonomisine sahip ülkesi olan Güney Kore’nin Türkiye için kritik önemde bir ortak olduğunu söyledi. Türk ve Güney Kore milletleri arasında yüz yıllar süren dostluk bağlarının Kore Savaşına 21 bin 200 Türk askerinin gönderilmesiyle farklı bir boyut kazandığını ifade eden Erçin, “Güney Kore sadece yakın dost değil, ülkemizin Çin’den sonra bölgedeki en büyük ticaret ortağıdır. Türkiye ve Güney Kore, güçlü devlet mekanizması, dinamik özel sektörleriyle hızla kalkınarak dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yer almayı başardılar. Güney Kore dirayetli bir ülke, kolay pes etmiyor. Beklenmedik gelişmelere rağmen başından beri pandemiye karşı başarılı bir mücadele verdi. 2021 yılına olumlu bir başlangıç yaptı. İlk çeyrekteki büyümesi yüzde 1.6’ya ulaştı.” diye konuştu.

“Yabancılara karşı güvensizlik var”

Türkiye ve Kore münasebetlerinin ticarî ve ekonomik alanda gerçek potansiyelinin çok gerisinde seyrettiğini kaydeden Erçin, şöyle konuştu: “Güney Kore tarih boyunca 900’ü aşkın işgâl ve istilaya uğraması ve Kore savaşı sonrasında yaşanan büyük yoksulluk sebebiyle yabancılara derin bir güvensizlik içinde yaklaşıyor. Bu toplumsal refleks, doğal olarak ülkenin ikili ticarî ilişkilerinde sert bir koruma kalkanı oluşturuyor. İyi hazırlık yapan batılı şirketler güzel ilişkiler sürdürebiliyor. Türkiye ve Güney Kore arasındaki ilişkileri tanımlamak için dostluk, kardeşlik ve kan kardeşliği maalesef ekonomik ve ticari ilişkilere yansımadı. 2019 yılında 886 milyon dolar olan ihracatımız, 2020 yılında 1 milyar dolara çıktı. Ancak ihracattaki sınırlı artışa karşı Güney Kore ile dış ticaret açığımız da yüksek.”

Tekstil ve mobilya vurgusu

Bursa’nın Güney Kore’de özellikle tekstil ve hazır giyim sektörlerinde ticaretini geliştirilebileceğini ifade eden Erçin, “Kore piyasasındaki yüksek fiyatlar firmalarımızın maliyet avantajları ve kapasitesi için önemli bir potansiyel. Mobilya sektörü de kayda değer bir ticaret potansiyeline sahip. Geçen yıl İnegöl’de sektör temsilcileriyle bir araya gelmiştim. Seul’e döndükten sonra Koreli firmalarla görüşmeler yaptım. Neden Türk mobilyası ithal edilmeli sorusunun cevabını ayrıntılı kavramlarla ve videolarla açıkladım. Birçok Koreli firma, Türkiye’nin mobilya ürettiğini ilk defa duydu. Ülkemizde mobilya kalitesinin ABD ve İtalya’dan geri olmadığını, hatta üstün olduğunu belirttim” dedi.

Güney Kore ile ticaret yapacak firmaların yerel ortak bulması halinde büyük avantaja sahip olacağını belirten Erçin, “Kore ile iş yapmak isteyenler Kore iş kültürünü çalışmalı ve hazırlıklı gitmeli. 3-4 günde iş yapılacak bir ülke değil. İş yapmaya başladığınızda da uzun yıllar kalabileceğiniz bir ülke. Gelir seviyesi çok yüksek. Satın alma paritesi üzerinden gelirleri 40 bin dolara yaklaşıyor. 1960 yılında yıllık kişi başı gelirleri sadece 57 dolardı. Bütün dünyayı sarsan pandemi kontrol altına alındıkça turizm ve ticari işbirliği daha da güçlenecek. Yeter ki özel sektörümüz ticari ilişkiler konusunda sorunların çözülmesi için Avrupalı şirketleri örnek alarak hazırlığını yapsın. Sabırlı bir yaklaşımla, orta ve uzun vadeli hedeflere yönelmek önemli. Güvenilir Koreli şirketlerle yakın temas ve ortaklıklar kurulabilir” şeklinde konuştu.

Devam Et

Genel

Matlı’dan su tasarrufu çağrısı

Haber Giriş:

on

Ülkemizde yanlış ve aşırı sulama yöntemlerinin hem su israfına, hem de toprak kayıplarına yol açtığına dikkat çeken Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Özer Matlı, “Küresel ısınmayla stratejik önemi çok daha iyi anlaşılan suyumuza ve toprağımıza çok geç olmadan sahip çıkalım, ziraî sulamada tasarruf sağlayacak teknolojilerin kullanımını ülke geneline yayalım” dedi.

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Özer Matlı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tarım sektörü başta olmak üzere herkesi tasarrufa, suyuna ve toprağına sahip çıkmaya davet etti. Türkiye’nin tabiat varlıkları açısından dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Özer Matlı, “Maalesef son yıllarda küresel iklim değişikliğine bağlı olarak artan kuraklık, insanlarımızın sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için gerekli olan yeşil bitki örtüsüne ciddi boyutta zarar vermektedir. Kuraklık ve çölleşmeyle mücadelenin en önemli yolu, sahip olduğumuz kaynakların en iyi şekilde korunması ve bu kaynakların mümkün olduğunca tasarruflu kullanılmasından geçmektedir” dedi.

Aşırı sulama yarardan çok zarar veriyor

Türkiye’nin sanıldığının aksine su zengini olmadığını dile getiren Başkan Özer Matlı, “Ülkemiz, kişi başına düşen 1339 metreküplük su miktarıyla hızla su fakiri olma yolunda ilerlemektedir. Küresel ölçekte giderek artan su talebi ve kuraklıkla birlikte su kaynaklarımız, nehirlerimiz, göllerimiz üzerindeki baskı her geçen gün şiddetlenirken, ülkemizde suyun yüzde 77’si tarımda kullanılmaktadır. Hâlbuki sulanabilecek arazilerin büyük bölümü sulanamıyor. Modern sulama sistemlerinin kullanımına yönelik yapılan tüm çalışmalara rağmen hala vahşi sulama yöntemlerinin tercih edilmesi üreticilerimize yarardan çok zarar getirmekte, bu durum ürün veriminin ve toprak kalitesinin de düşmesine neden olmaktadır” ifadelerini kullandı.
Modern sulama teknikleri ülke genelinde yaygınlaşmalı

Tüm dünyada dengeleri alt üst eden korona virüs salgınının suyun, tarımın, gıda ve beslenmenin önemini çok daha net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Özer Matlı, su tasarrufunun sadece kurumların değil, 84 milyonun yani her bireyingörevi olduğunu söyledi.Tarım ve Orman Bakanlığı’nın suyun etkili ve verimli kullanılması noktasında baraj yatırımlarını sürdürdüğünü, ‘Kırsal Kalkınma Destekleri’ kapsamında damla sulama yatırımlarına yüzde 50 hibe desteği olmak üzere önemli destekler vermesine rağmen bunlarınyeterli gelmediğini söyleyenBaşkan Özer Matlı, “Kalkınmada sürdürülebilirliği sağlamak, verimli toprak katmanlarının yıldan yıla yok olmasını önlemek için kuraklık, toprak kaybı ve bilinçsiz su kullanımı gibi sorunlara toplumun tüm kesimlerinin katılımını sağlamalıyız. Özellikle tarım alanlarında doğru planlama yapmalı, aşırı su kullanımının azaltılması için damla ve toprak altı damla sulama gibi sulamada en son teknolojiler ile bilinçli gübre kullanımını ülkemizin tamamında yaygınlaştırmalıyız” dedi.

Çölleşme ve kuraklıkla mücadelede önerilerini sıralamaya devam eden Başkan Matlı, “Su kaynaklarının kısıtlı olduğu yerlerde su ihtiyacıfazla olan bitkilerin yerine daha az su isteyen ürünlerin yetiştirilmesinin teşvik edilmesi, tarımla uğraşan bütün vatandaşlarımızın ekim, toprak işleme, sulama konularında bilinçlendirilmesi, çevreyi koruma şuurunun küçük yaşlardan başlayarak insanlara kazandırılması, gelecek kuşaklara kaygılardan uzak, daha yeşil ve yaşanabilir bir Türkiye bırakılmasını sağlayacaktır. Bu noktada Bursa Ticaret Borsası olarak üzerimize düşeni yapmaya her zaman hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum” diye konuştu.

“Çok geç olmadan tedbir alalım”

Diğer yandan yanlış sulamanın, su israfının yanında toprak kayıplarına ve çölleşmeye de neden olduğunu vurgulayan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Doğu Akdeniz Havzası’nda yer alan ülkemiz, iklim değişikliğinin olumsuz etkileri yönünden yüksek risk grubu ülkeler arasında kabul edilmektedir. Öyle ki Türkiye Çölleşme Risk Haritası verilerine göre, mevcut arazilerimizin yüzde 12,7’si zayıf, yüzde 53,2’si orta, yüzde 25,5’i ise yüksek çölleşme risk sınıfında yer almaktadır. Dünyada ise karasal alanların yüzde 40’ından fazlası kurak alanlardan oluşmakta, dünya genelinde 2 milyar insan çölleşme riski olan kurak alanlarda yaşamaktadır. Ülkemizin neredeyse yüzde 80’inin kaygıya değer düzeyde çölleşme tehlikesi altında olması, kırsal nüfusun gelirinin azalması ve dolayısıyla geliri toprağa bağlı olan insanların göç etme riskini de artırmaktadır. Bu nedenle verimli tarım arazilerimizin çölleşme riskine karşı tedbir almakhem bugün için hem de yarınlarımız için hepimizin sorumluluğudur” şeklinde konuştu.

Devam Et

Genel

Türkiye – Galler maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda yayınlanacak? (Muhtemel 11’leri)

Haber Giriş:

on

EURO 2020 tüm heyecanıyla devam ederken, Türkiye – Galler maçı için geri sayım başladı. 2000 ve 2008’deki şampiyonalarda elde ettiği başarılara yenisini eklemek isteyen A Milli Takım, İtalya yenilgisinin ardından Galler’le karşı karşıya gelecek. Peki Türkiye – Galler maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda canlı yayınlanacak?

EURO 2020 açılış maçında İtalya’ya 3-0 mağlup olan A Milli Futbol Takımı, 16 Haziran’da (Bu akşam) Galler ve 20 Haziran’da İsviçre ile Bakü Olimpiyat Stadı’nda karşı karşıya gelecek.

MAÇIN HAKEMİ BELLİ OLDU

Çarşamba günü oynanacak karşılaşmayı Portekizli hakem Artur Dias yönetecek.

TÜRKİYE – GALLER MAÇI NE ZAMAN, SAAT KAÇTA VE HANGİ KANALDA?

Türkiye – Galler maçı 16 Haziran Çarşamba günü saat 19.00’da Bakü Olimpiyat Stadı’nda gerçekleşecek. A Grubu 2. maçı, TRT 1 ekranlarından canlı ve şifresiz olarak yayımlanacak.

MİLLİ TAKIM MUHTEMEL 11

TÜRKİYE: Uğurcan, Zeki, Çağlar, Ozan, Umut Meraş, Okay, Ozan, Hakan, Yusuf, Kenan, Burak Yılmaz.

GALLER: Ward, Roberts, Mepham, Rodon, Davies, Allen, Morrell, Ramsey, Bale, James, Moore

A GRUBU’NUN MAÇ TAKVİMİ
– 11 Haziran Cuma (TSİ 22.00): Türkiye-İtalya (Roma Olimpiyat Stadı)

– 12 Haziran Cumartesi (TSİ 16.00): Galler-İsviçre (Bakü Olimpiyat Stadı)

– 16 Haziran Çarşamba (TSİ 19.00): Türkiye-Galler (Bakü Olimpiyat Stadı)

– 16 Haziran Çarşamba (TSİ 22.00): İtalya-İsviçre (Roma Olimpiyat Stadı)

– 20 Haziran Pazar (TSİ 19.00): İtalya-Galler (Roma Olimpiyat Stadı)

– 20 Haziran Pazar (TSİ 19.00): İsviçre-Türkiye (Bakü Olimpiyat Stadı)

ADAY KADRO

A Milli Takım’ın aday kadrosunda şu isimler yer alıyor:

Kaleci: Mert Günok (Medipol Başakşehir), Uğurcan Çakır (Trabzonspor), Altay Bayındır (Fenerbahçe)

Defans: Zeki Çelik (Lille), Mert Müldür, Kaan Ayhan (Sassuolo), Merih Demiral (Juventus), Ozan Kabak (Schalke 04), Çağlar Söyüncü (Leicester City), Umut Meraş (Le Havre), Rıdvan Yılmaz (Beşiktaş)

Orta saha: Okay Yokuşlu (Celta Vigo), Taylan Antalyalı (Galatasaray), Dorukhan Toköz (Beşiktaş), Ozan Tufan (Fenerbahçe), Orkun Kökçü (Feyenoord), Yusuf Yazıcı (Lille), İrfan Can Kahveci (Fenerbahçe), Hakan Çalhanoğlu (Milan)

Forvet: Cengiz Ünder (Roma), Abdülkadir Ömür (Trabzonspor), Kerem Aktürkoğlu (Galatasaray), Burak Yılmaz (Lille), Enes Ünal (Getafe), Kenan Karaman (Fortuna Düsseldorf), Halil Dervişoğlu (Brentford).

Devam Et

Trend