Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Lenfoma Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Doktorlar lenfomaya neyin sebep olduğu konusunda emin değildir. Lenfoma, lenfositlerde (T hücreleri veya B hücreleri) başlayan kanser türüdür. Bunlar, bağışıklık sisteminin bir parçası olan hastalıklarla mücadele eden beyaz kan hücreleridir. Lenfomada, lenf nodlarında, lenf damarlarında ve vücudun diğer organlarında anormal sayıda lenfosit meydana gelir. Lenfoma Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir? detayları haberimizde

Doktorlar lenfomaya neyin sebep olduğu konusunda emin değildir. Lenfoma, lenfositlerde (T hücreleri veya B hücreleri) başlayan kanser türüdür. Bunlar, bağışıklık sisteminin bir parçası olan hastalıklarla mücadele eden beyaz kan hücreleridir. Lenfomada, lenf nodlarında, lenf damarlarında ve vücudun diğer organlarında anormal sayıda lenfosit meydana gelir. Lenfoma Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir? detayları haberimizde…

Lenfoma Nedir?

Lenfoma vücudun mikroplarla savaşma ağı olan lenfatik sistemin kanseridir.
Lenfatik sistem lenf nodlarını (lenf bezlerini), dalağı, timus bezini ve kemik iliğini kapsar. Lenfoma tüm bunları ve vücuttaki diğer organları etkileyebilir.

Lenfoma Çeşitleri görseli

Lenfoma Çeşitleri

Lenf kanseri türleri nelerdir?

Lenfomanın birçok türü vardır. Temel kategorileri şunlardır:

  • Hodgkin lenfoma
  • Hodgkin dışı lenfoma

Hangi tedavinin sizin için en iyi seçenek olduğu lenfomanın türüne ve şiddetine bağlıdır. Lenf Kanseri Tedavisi kemoterapi, immünoterapi ilaçları, radyasyon tedavisi veya kemik iliği naklini içerebilir.

Lenf kanseri çeşitleri nelerdir?

  1. Kronik lenfositik lösemi
  2. Kutanöz B hücreli
  3. Kutanöz T-hücreli
  4. Hodgkin (Hodgkin hastalığı)
  5. Hodgkin dışı
  6. Waldenström makroglobulinemisi

Lenf kanseri belirtileri nelerdir?

Lenfomanın işaret ve belirtileri aşağıdakileri içerir:

  • Vücudun herhangi bir noktasında oluşabilen ancak sıklıkla boyun, koltuk altı veya kasıkta görülen büyümüş lenf düğümleri
  • Halsizlik
  • Ateş
  • Gece terlemeleri
  • Nefes darlığı
  • Kilo kaybı

Lenf kanseri nedenleri nelerdir?

Doktorlar lenfomaya neyin sebep olduğu konusunda emin değildir.

Lenfoma, lenfosit olarak adlandırılan hastalıklarla savaşan bir akyuvarın genetik kodunda bir mutasyon geliştirmesi ile ortaya çıkar.  Bu mutasyon hücreye hızlı şekilde çoğalmasını söyleyerek çoğalmaya devam eden birçok hastalıklı lenfosite yol açar.

Mutasyonlar diğer hücreler ölürken bu hücrelerin yaşamaya devam etmesini de sağlar.  Bu, çok fazla sayıda hastalıklı ve etkisiz lenfositin lenf düğümlerinizde bulunmasına ve lenf nodlarının şişmesine sebep olur.

Lenfoma Risk Faktörleri

Lenfoma Risk Faktörleri nedir?

Lenf kanseri risk faktörleri nelerdir?

Lenfoma riskini artıran faktörler aşağıdakileri içerir:

  • İleri yaş. Yaşlanmayla beraber riskiniz artar, ancak bu hastalık her yaşta ortaya çıkabilir. Bazı türler genç erişkinlerde daha yaygındır.
  • Erkek cinsiyet. Lenfoma erkeklerde kadınlara nazaran daha sık görülür.
  • Bozuk bağışıklık sistemi. Bağışıklık sistemi hastalığı olan kişilerde veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullananlarda daha sık görülür.
  • Belirli enfeksiyonların gelişmesi. Epstein-Barr virüsü ve Helikobakter pilori enfeksiyonu gibi bazı enfeksiyonlar lenfoma riskinin artmasıyla ilişkilidir.

Kronik lenfositik lösemi

Genel Bakış

Kronik lenfositik lösemi (KLL) kan ve kemik iliğinde –kan hücrelerinin yapıldığı, kemiklerin içinde bulunan süngersi doku- oluşan bir kanserdir.

Kronik lenfositik lösemideki “kronik” terimi tipik olarak diğer lösemi türlerinden daha yavaş ilerlediği gerçeğinden ileri gelmektedir. Kronik lenfositik lösemideki “lenfositik” terimi hastalıktan etkilenen hücrelerden – vücudunuzun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan lenfosit adı verilen bir grup akyuvar hücresi- gelir.

Kronik lenfositik lösemi en yaygın şekilde yaşlı erişkinleri etkiler. Bu hastalığın kontrol altına alınmasına yardımcı olacak tedaviler bulunmaktadır.

Kronik Lenfositik Lösemi Belirtileri:

Kronik lenfositik lösemisi bulunan birçok kişi erken evrede hiçbir belirti göstermez. İşaret ve belirti geliştiren bireyler aşağıdakileri yaşayabilirler:

  • Genişlemiş, ancak ağrısız lenf nodları
  • Halsizlik
  • Ateş
  • Genişlemiş dalağın neden olabileceği karnın sol üst bölgesinde ağrı
  • Gece terlemeleri
  • Kilo kaybı
  • Sık enfeksiyon

Kronik Lenfositik Lösemi Nedenleri:

Doktorlar, kronik lenfositik lösemiye neden olan süreci başlatan etmenlerden emin değillerdir. Doktorlar, kan üreten hücrelerin DNA’sında bir genetik mutasyona yol açan bir şeylerin meydana geldiğini bilmektedirler. Bu mutasyon kan hücrelerinin anormal, etkisiz lenfositler – vücudun enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan bir beyaz kan hücresi türü- üretmesine neden olur.

Bu anormal lenfositler, etkisiz olmalarının ötesinde, normal lenfositlerin ölmesinden sonra yaşamaya ve çoğalmaya devam ederler. Bu anormal lenfositler kanda ve belirli organlarda birikerek komplikasyonlara yol açarlar. Sağlıklı hücreleri kemik iliğinin dışına itebilirler ve normal kan hücresi üretimini etkileyebilirler.

Doktorlar ve araştırmacılar kronik lenfositik lösemiye neden olan kesin mekanizmayı anlamaya çalışmaktadırlar.

Lenf kanseri risk faktörleri nelerdir?

Kronik lenfositik lösemi riskinizi artırabilecek faktörler aşağıdakileri içerir:

  • Yaşınız. Kronik lenfositik lösemi tanısı konulan çoğu kişi 60 yaşının üzerindedir.
  • Irkınız. Beyazların kronik lenfositik lösemiye yakalanmaları diğer ırklara mensup bireylerden daha olasıdır.
  • Ailede kan ve kemik iliği kanseri öyküsü. Ailede kronik lenfositik lösemi veya diğer kan ve kemik iliği kanserlerinin öyküsü riskinizi artırabilir.
  • Kimyasallara maruziyet. Vietnam Savaşı sırasında kullanılan Portakal Gazı dahil olmak üzere belirli herbisitler ve insektisitler artmış kronik lenfositik lösemi riskiyle ilişkilendirilmiştir.

Lenf kanseri komplikasyonları nelerdir?

Kronik lenfositik lösemi aşağıdakilere benzer komplikasyonlara neden olabilir:

  • Sık enfeksiyonlar. Kronik lenfositik lösemili kişiler sık aralıklarla enfeksiyon yaşayabilirler. Çoğu olguda, bu enfeksiyonlar üst ve alt solunum yolunun sık görülen enfeksiyonlarıdır. Ancak, bazen daha ciddi enfeksiyonlar gelişebilmektedir.
  • Kanserin daha saldırgan forma dönüşmesi. Kronik lenfositik lösemisi bulunan az sayıdaki kişide kanserin difüz büyük B hücreli lenfoma adı verilen daha saldırgan bir türü oluşabilir. Doktorlar bazen bu geçişi Richter sendromu olarak ifade ederler.
  • Diğer kanserlerin riskindeki artış. Kronik lenfositik lösemili kişilerde melanoma benzeri cilt kanseri ve akciğer ve sindirim sistemi kanserleri dahil olmak üzere diğer kanser türlerinin riskinde artış görülebilir.
  • Bağışıklık sistemi sorunları. Kronik lenfositik lösemili az sayıdaki kişide bağışıklık sisteminin hastalıkla savaşan hücrelerinin hatayla kırmızı kan hücrelerine veya plateletlere saldırmalarına neden olan bir bağışıklık sistemi sorunu gelişebilir.

Lenf kanseri tanısı nasıl yapılır?

Kemik İliği Biyopsisi

Kemik İliği Biyopsisi:

Lenfoma Nedir? Lenfoma tanısını koymak için kullanılan testler ve işlemler aşağıdakileri içerir:

  • Fizik muayene. Doktorunuz, genişlemiş lenf nodlarının işaretlerine bakmak için vücudunuzu muayene edebilir.
  • İncelenmek üzere lenf nodunun çıkarılması. Doktorunuz laboratuarda incelenmek üzere bir lenf nodunun tamamının veya bir kısmının çıkarılması için lenf nodu biyopsisi işlemini önerebilir. Gelişmiş testler, lenfoma hücrelerinin bulunup bulunmadığını ve hangi hücre türlerinin tutulduğunu belirleyebilmektedir.
  • Kan testleri. Sizden alınan bir kan örneğindeki hücrelerin sayısını belirleyen kan testleri doktorunuza tanınız hakkında ipuçları verebilir.
  • İncelenmek üzere kemik iliği örneğinin alınması. Kemik iliği biyopsisi ve aspirasyonu işlemi, bir kemik iliği numunesi almak üzere kalça kemiğinizin içerisine bir iğnenin sokulmasını içerir. Bu örnek lenfoma hücrelerinin aranması için analiz edilir.
  • Görüntüleme testleri. Görüntüleme testleri vücudun diğer alanlarında lenfoma işaretlerinin aranması için kullanılabilir. Bu testler içerisinde BT, MRG ve pozitron emisyon tomografisi (PET) yer alabilir.

Lenf kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Lenfoma Nedir? Lenfomanın tedavi seçenekleri lenfomanızın türüne, saldırgan derecesine ve tedavi hedeflerinize bağlıdır.

Tedaviler aşağıdakileri içerir:

  • Aktif izlem. Bazı lenfoma türleri çok yavaş büyürler. Siz ve doktorunuz, tedavinizi günlük yaşam faaliyetlerinizi etkileyen işaret ve belirtilere neden olana dek bekletmeye karar verebilirsiniz. Bu aşamadan sonra, rahatsızlığınızın izlenmesi için periyodik testlere girebilirsiniz.
  • Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için kimyasalları kullanan bir ilaç tedavisidir. Kemoterapi çoğunlukla bir toplar damar içerisine verilir, ancak aldığınız özel ilaçlara bağlı olarak hap şeklinde de alınabilir.
  • Diğer ilaç terapiler. Tedavi için kullanılan diğer ilaçlar içerisinde kanser hücrelerinizin içerisindeki yaşamlarını sürdürmelerine imkan tanıyan spesifik anormalliklere odaklanan hedefe yönelik ilaçlar yer alır. İmmünoterapi ilaçları kanser hücrelerini öldürmek için bağışıklık sisteminizi kullanırlar.
  • Radyasyon terapisi. Radyasyon tedavisi kanser hücrelerini öldürmek için X ışını ve protonlar gibi güçlü enerji demetlerini kullanır.
  • Kemik iliği nakli. Kök hücre nakil olarak da bilinen kemik iliği nakli kemik iliğini baskılamak için yüksek dozda kemoterapi ve radyasyonun kullanılmasını içerir. Ardından, vücudunuzdan veya bir vericiden alınan sağlıklı kemik iliği kök hücreleri kanınıza verilerek kemiklerinize giderler ve kemik iliğinizi yeniden inşa ederler.

Melanoma Dışı Cilt Kanseri:

Kutanöz B hücreli:

Kutanöz B hücreli lenfoma, beyaz kan hücrelerinde meydana gelen ve deriye hücum eden nadir bir kanser türüdür. Kutanöz B hücreli lenfoma, lenfosit adı verilen hastalıklarla savaşan beyaz kan hücreleri bir türü olan B hücrelerinde başlar.

Kutanöz B hücreli lenfoma türleri aşağıdakileri içerir:

  • Primer kutanöz folikül merkez hücreli
  • Primer kutanöz marjinal zon B hücreli
  • Primer kutanöz difüz büyük B hücreli, bacak tipi
  • İntravasküler difüz büyük B hücreli

Kutanöz B hücreli lenfoma cildin altında cildinizle aynı renkte olabilen veya pembe veya mor renkte görünebilen bir nodül şeklinde ortaya çıkabilir.

Kutanöz B hücreli Lenf Kanseri Tanı:

Kutanöz B hücreli lenfoma tanısını koymak için kullanılan testler ve işlemler aşağıdakileri içerir:

  • Fizik muayene. Doktorunuz cildinizi dikkatli şekilde muayene edecek ve şişmiş lenf nodular gibi tanınız hakkında ipuçları verebilecek diğer işaretlere bakacaktır.
  • Cilt biyopsisi. Doktorunuz, lenfoma hücrelerini aramak için cilt lezyonunuzun küçük bir bölümünü çıkaracaktır.
  • Kan testleri. Kan örneğiniz lenfoma hücrelerine bakmak için analiz edilebilir.
  • Kemik iliği biyopsisi. Kemik iliği örneği lenfoma hücrelerine bakmak için test edilebilir.
  • Görüntüleme testleri. Bilgisayarlı tomografisi (BT) taraması ve pozitron emisyon tomografisi (PET) taraması gibi görüntüleme testleri doktorunuzun rahatsızlığınızı değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Tedavi:

Kutanöz B hücreli lenfomanın tedavisi sizdeki lenfomanın türüne bağlıdır.

Tedavi seçenekleri aşağıdakileri içerebilir:

  • Kanserin çıkarılması için ameliyat. Sadece bir veya birkaç alanda kutanöz lenfomanız bulunuyorsa, doktorunuz kanserin ve kanser etrafındaki bir miktar sağlıklı dokunun çıkarılması işlemini önerebilir. Cerrahi tek tedaviniz olabilir veya doktorunuz ilave tedaviler önerebilir.
  • Radyasyon terapisi. Radyasyon tedavisi kanser hücrelerini öldürmek için X ışını ve protonlar gibi güçlü enerji demetlerini kullanır. Radyasyon terapisi, kutanöz lenfomayı tedavi etmek için tek başına kullanılabilir veya kalan kanser hücrelerini öldürmek için ameliyattan sonra kullanılabilir.
  • Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için kimyasalları kullanan bir ilaç tedavisidir. Kemoterapi ilaçları, kutanöz lenfomayı tedavi etmek için cilt yoluyla tümör içine enjekte edilebilir. Daha ileri evre kutanöz lenfomalarda, kemoterapi bir toplar damar içerisine infüzuon şeklinde verilebilir. Kemoterapi, kutanöz lenfoma agresifse veya ilerlemişse, bir seçenek olabilir.

Kutanöz T-hücreli Lenfoma Nedir?

Genel Bakış:

Kutanöz T hücreli lenfoma, beyaz kan hücrelerinde meydana gelen ve deriye hücum eden nadir bir kanser türüdür. Kutanöz T hücreli lenfoma müştereken Hodgkin dışı lenfoma adı verilen birkaç lenfoma türlerinden biridir.

Kutanöz T hücreli lenfoma döküntü benzeri kızarıklığa ve bazen cilt tümörlerine neden olabilir. Tedavilerin içerisinde cilt kremleri, ışık tedavisi, ilaçlar ve radyasyon terapisi yer alabilir.

Mycosis fungoides ve Sezary sendromu dahil olmak üzere kutanöz T hücreli lenfomanın birkaç türü bulunmaktadır.

Hodgkin Lenfoma (Hodgkin hastalığı):

Bağışıklık sisteminin kısımları:

Geçmişte Hodgkin hastalığı olarak bilinen Hodgkin lenfoma bağışıklık sisteminizin bir parçası olan lenfatik sistemin kanseridir.

Hodgkin lenfomada, lenfatik sistemdeki hücreler anormal şekilde büyürler ve lenfatik sistemin ötesine yayılabilirler. Hodgkin lenfoma ilerledikçe vücudun enfeksiyonla savaşma yeteneğini bozar.

Hodgkin lenfoma, lenfatik sistemin en yaygın görülen iki kanser türünden biridir. Diğer tür olan Hodgkin dışı lenfoma çok daha yaygındır.

Hodgkin lenfomanın tanı ve tedavisindeki ilerlemeler bu tanının bulunduğu kişilere tam iyileşme şansı verilmesine yardımcı olmuştur. Prognoz, Hodgkin lenfomalı kişilerde iyileşmeyi sürdürmektedir.

Hodgkin dışı lenfoma:

Hodgkin dışı lenfoma vücudunuzun geneline yayılmış hastalıkla savaşan ağ olan lenfatik sisteminizden köken alan bir kanserdir. Hodgkin dışı lenfomada, tümörler bir beyaz kan hücresi türü olan lenfositlerden gelişir.

Hodgkin dışı lenfoma, lenfomanın diğer genel türü olan Hodgkin lenfomadan çok daha sık görülür.

Hodgkin dışı lenfomanın birçok farklı alt türü bulunmaktadır. Hodgkin dışı lenfomanın yaygın görülen alt türleri içerisinde difüz büyük B hücreli lenfoma ve foliküler lenfoma yer alır.

Waldenström makroglobulinemisi:

Genel Bakış:

Waldenstrom makroglobulinemisi beyaz kan hücrelerinde başlayan nadir bir kanser türüdür.

Sizde Waldenstrom makroglobulinemisi bulunuyorsa, kemik iliğiniz sağlıklı kan hücrelerini uzaklaştıracak çok sayıda anormal beyaz kan hücresi üretir. Anormal beyaz kan hücreleri kanda biriken, dolaşımı bozan ve komplikasyonlara neden olan bir protein üretirler.

Waldenstrom makroglobulinemisi, Hodgkin dışı lenfomanın bir türü olarak düşünülmektedir. Bazen lenfoplasmasitik lenfoma olarak da adlandırılır.

Semptomlar:

Waldenstrom makroglobulinemisi yavaş büyür ve yıllarca bir işaret ve belirtiye neden olmayabilir.

Bu durum meydana geldiğinde, işaretler ve belirtiler aşağıdakileri içerebilir:

  • Kolay morarma
  • Burun veya diş etlerinde kanama
  • Halsizlik
  • Kilo kaybı
  • Eller veya ayaklarda uyuşukluk
  • Ateş
  • Baş ağrısı
  • Nefes darlığı
  • Görme değişiklikleri
  • Bilinç bulanıklığı

Nedenleri:

Lenfoma Nedir? Waldenstrom makroglobulinemisine neden olanlar tam olarak anlaşılabilmiş değildir.

Doktorlar, hastalığın genetik kodunda hatalar (mutasyonlar) oluşturan bir anbormal beyaz kan hücresiyle başladığını bilmektedirler. Bu hatalar hücreye hızla çoğalmayı sürdürmesini söylemektedir.

Kanser hücreleri normal hücreler gibi olgunlaşıp ölmediklerinden vücutta birikerek nihayetinde sağlıklı hücrelerin üretimine baskın gelirler. Waldenstrom makroglobulinemisi çoğu kemiğinizin merkezini dolduran yumuşak, kan üreten doku olan kemik iliğinden sağlıklı kan hücrelerini uzaklaştırırlar.

Waldenstrom makroglobulinemisi hücreleri, sağlıklı beyaz kan hücrelerinin yaptığı gibi antikor üretmeye çabalamayı sürdürürler, ancak bunun yerine vücudun kullanmadığı anormal proteinleri üretirler. Immünoglobulin M (IgM) proteini kanda birikir, dolaşımı bozar ve komplikasyonlara neden olur.

Risk faktörleri :

Waldenstrom makroglobulinemisi riskinizi artırabilecek etmenler aşağıdakileri içerir:

  • Yaşlı olmak. Waldenstrom makroglobulinemisi herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir, ancak en sık 65 yaş ve üzerindeki erişkinlerde tanısı konur.
  • Erkek cinsiyet. Erkeklerde Waldenstrom makroglobulinemisi tanısının konulması daha olasıdır.
  • Beyaz olmak. Beyazların bu hastalığa yakalanmaları diğer ırklara mensup bireylerden daha olasıdır.
  • Ailede lenfoma öyküsünün bulunması. Waldenstrom makroglobulinemisi veya diğer bir B hücreli lenfoma tanısı konulan bir akrabanız bulunuyorsa, riskiniz artmış olabilir.

Haberin Devamı

Gündem

Ceviz kabuğu mucizesi: 6 günde etkisini gösteriyor

Haber Giriş:

on

Koronavirüs sonrasında diş hekimlerine gitmekten çekinen vatandaşlar, diş sağlığını korumak için evde yapabilecekleri alternatif yöntemleri denemeye başladı. Ağız sağlığını tehdit eden diş tartarları için Prof. Dr. Oğuz Özyaral, ceviz kabuğu ve bir bardak su ile 5 gün içerisinde etki gösterecek tarifi paylaştı.

Gıda kalıntılarının birikmesi, bakteriler, diş ipi ve diş fırçalama alışkanlığının olmaması ağız içinde zamanla tartar oluşumuna neden olabiliyor. Özellikle bu süreçte diş hekimlerine gitmekten çekinen vatandaşlar, ağız sağlığı için problem oluşturabilecek tartarlardan kurtulmak için pratik yöntemlere başvuruyor. İstanbul Rumeli Üniversitesi’nden Koruyucu Sağlık Uzmanı Prof. Dr. Oğuz Özyaral, evde basit malzemeler kullanarak ağız ve diş sağlığının korunabileceğini söyleyerek, “8 adet kırılmış ceviz kabuğunu 1 bardak su içerisinde koyu renk alana kadar yaklaşık 10 dakika kaynatıyoruz. 10 dakikadan fazla kaynaması suyun acılaşmasına neden olabilir. Çay demler gibi kabukları kaynattıktan sonra 5 dakika kadar dinlendiriyoruz. Sıfır atığa da destek veren ceviz kabuklarının kaynatılmasıyla oluşan bu sıvı tartar oluşumunu önlüyor.” dedi.

ANTİSEPTİK ÖZELLİĞİ VAR

Cevizin özellikle yaprak kısmında juglon denilen bir maddenin bulunduğunu ve bu maddenin antiseptik özellik taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Özyaral, “Ceviz kabuğunu kaynatarak elde ettiğimiz sıvıda antiseptik bir özellikle oluşacak ve biz diş etlerimizi de koruyacağız. Diş macunuyla ağzımızı fırçaladıktan sonra elde ettiğimiz sıvıyla tekrar ağzımızı fırçalayacağız. Sonra tekrar dişlerimizi fırçalayabilir ya da hafif bir gargara yapabiliriz. Bütün bunlar ağız ve diş sağlığı için çok önemli” diye konuştu.

GARGARA DA YAPILABİLİR

Kaynatılmış ceviz suyunu diş sağlığı için gargara olarak da kullanabileceğini belirten Prof. Dr. Özyaral, “Hazırladığımız bu sıvıyı karbonatla karıştırıp gargaranın gücünü artırabiliriz. Önemli olan anti bakteriyel bir özellik sağlanması. Antiviral bir özelliği yok ama ağız florasındaki dengeyi ve sağlığı koruyabilmek için gerekli. Elde ettiğimiz ve içinde juglon oluşan koyu renkli sıvı özellikle diş etleriyle diş arasında kalan bölgedeki tartarların da çözülmesi için destek verecektir.Bu sayede ceviz kabukları çöpe gitmeyerek sağlımız için geri gelir.Hem ağız ve diş sağlımızı koruruz hem de çevre kirliliğini de durdururuz” dedi.

BUZDOLABINDA 6 GÜN KORUNABİLİR

Hazırlanan sıvının buzdolabında 6 ila 7 gün süreyle muhafaza edilebileceğini söyleyen Prof. Dr.Özyaral, “Bu sıvıyı günde 2 sefer kullanabiliriz. Yaklaşık 1 dakika dişlerinizi fırçalayabilirsiniz” ifadelerini kullandı.

5 GÜN İÇERİSİNDE ETKİSİNİ GÖSTERECEK

Dişlerdeki tartarın çözülmesini sağlayacak sıvının 5 gün içerisinde etkisini gösterebileceğini belirten Prof. Dr. Özyaral sözlerini şöyle tamamladı:

“Önce diş macunu ya da diş antiseptiği bir gargara ile ağzınızı çalkalayıp temiz hale getiriyorsunuz. Orada bir yemek yükü olmamalı. Temiz dişleri koyu renkli sıvı ile fırçalamaya devam etmemiz gerekiyor. Bu sıvı, dişlerde oluşan tartarın çözülmesini sağlayacak. Ağzımızdan da o koyu rengin gitmesi için diş macununuzla tekrardan ağzınızı fırçalayıp bir rahatlık elde edebilirsiniz. Başladığınız günden itibaren 5-6 gün içerisinde etkisini görebilirsiniz. 1 haftalık kürlerle ayda 1 kez yapsanız, 2’nci ayda tekrar tartar oluşumunu önlemiş olursunuz.”

Devam Et

Gündem

Kovid-19’u üç boyutlu görüntüleyen Türk bilim insanlarının yeni hedefi

Haber Giriş:

on

Yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) üç boyutlu görüntüleyen Türk bilim insanlarından Fırat Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Ümit Çelik, “Bundan sonraki süreçte virüsü yüzeylere sabitleyerek biyolojik sıvı altında görüntülemeyi hedefliyoruz. Bunu da başaracağımıza inanıyoruz.” dedi.

Saç telinden 750 kat daha küçük yapıdaki yeni tip koronavirüsün yapısını, ODTÜ’lü bilim insanı tarafından geliştirilen atomik kuvvet mikroskobu ile görüntüleyen Fırat Üniversitesi araştırmacılarından Çelik, dünyada birçok araştırma grubunun atomik kuvvet mikroskobu kullanarak koronavirüsü 3 boyutlu görüntülemek için çalışma yürüttüğünü söyledi.

“Virüsün biyolojik sıvı altında görüntülenmesi çok çok daha önemli”

Bu kapsamda yerli ve milli imkanlarla geliştirdikleri atomik kuvvet mikroskobunu kullanarak dünyada ilk kez koronavirüsü yüksek çözünürlükte 3 boyutlu olarak görüntülemeyi başardıklarını hatırlatan Çelik, “Virüsü izole ettikten sonra kurutarak cam ve plastik yüzeyde görüntüledik. Ancak bilindiği üzere viral yapı biyolojik sıvı altında aktif olarak çalışmaktadır. Aslında virüsün biyolojik sıvı altında görüntülenmesi çok çok daha önemli. Bundan sonraki süreçte virüsü yüzeylere sabitleyerek biyolojik sıvı altında görüntülemeyi hedefliyoruz. Bunu da başaracağımıza inanıyoruz.” diye konuştu.

Kovid-19’u biyolojik sıvı altında görüntülemenin virüsü daha iyi tanımalarına imkan sağlayacağına işaret eden Çelik, “Koronavirüs özellikle sıvı ortamda aktif durumda. Yani hücreleri, yapıları enfekte edebilir. Dolayısıyla sıvı ortamda 3 boyutlu olarak görüntülenebilmesi aslında çok daha değerli. Doğrudan sıvı ortamda herhangi bir verilen antikorun sıvı ortamda etkisini görmek bilimsel araştırmalar ve aşı çalışmaları açısından çok çok daha değerli olacaktır.” ifadesini kullandı.

Fırat Üniversitesi araştırmacıları saç telinden 750 kat daha küçük yapıdaki yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yapısını, ODTÜ’lü bilim insanı tarafından geliştirilen atomik kuvvet mikroskobu ile üç boyutlu görüntülemeyi başarmıştı. Yurt dışındaki çalışmalarda, elektron mikroskobu kullanılarak elde edilen veriler doğrultusunda, dikenli top şeklinde modellenen koronavirüsün, Türk araştırmacıların atomik kuvvet mikroskobu kullanarak çıkardıkları yapısal görüntü analizlerinin, pek çok bilimsel araştırmaya ışık tutacağı belirtilmişti.

Devam Et

Dünya

Bilinmeyen zatürre tehlikesi: 451 ölü

Haber Giriş:

on

Corona virus salgınıyla mücadele Kazakistan’ın başı bu kez de ‘bilinmeyen zatürre’ ile dertte. Ülkede 29 Haziran-5 Temmuz tarihleri arasında 32 bin ‘bilinmeyen zatürre’ vakası açıklanırken, 451 kişi hayatını kaybetti.

Kazakistan’da corona virüs vaka sayısı 53 bin 21’e, ölü sayısı ise 296’ya yükselirken yeni bir salgın için alarm çanları çalıyor.

Sağlık Bakanlığı yetkilisi Azhar Giniyat, ülkede hastanelere başvuran 28 bin zatürre hastasının corona virus testinin negatif çıktığını duyururken, Almatı’daki morglarda olağandışı bir yoğunluk yaşanıyor.

Çin’in Kazakistan büyükelçiliği, 2020 yılında Kazakistan’da 1772 vatandaşlarının ‘bilinmeyen zatürre’ nedeniyle hayatını kaybettiğini açıklarken, sadece Haziran ayındaki kayıp sayısının 628 olduğuna dikkat çekti.

Endişerini paylaşan Çinli yetkililer, ‘bilinmeyen zatürre’nin, corona virüsten çok daha fazla ölümcül olduğunu iddia etti.

Kazakistan Sağlık Bakanı Alexei Tsio, ülkede henüz kategorilendirilmemiş viral bir zatürre salgını olduğunu kabul ederken Çin’in paylaştığı rakamları yalanladı.

Kazakistan’da yayın yapan ‘Kazinform’ haber ajansı, geçtiğimiz Haziran ayı ile 2019 yılının aynı dönemi kıyaslandığında ölümlerin 2.2 kat arttığına dikkat çekti.

Ülkede her gün yaklaşık 300 kişi zatürre belirtileriyle sağlık kurumlarına başvuruyor.

Zatürre teşhisi konulan hastalara corona virüs tespiti için yapılan PCR testlerinin büyük bir çoğunluğu ise negatif sonuç çıkarıyor.

Kazak yetkililer bu durumun başka bir salgının kanıtı olmadığını ifade ediyor.

Devam Et

Trend