#

Giriş:

Son Güncelleme:

Gündem

Okul servislerinde yeni dönem

Okul servis şoförleri için 3 Eylül itibarıyla yeni dönem başlıyor. Bu tarihten itibaren okul servis şoförlüğü yapabilmek için mesleki yeterlilik belgesi zorunlu olacak. Bu belgeyi almak için girilecek sınavın önşartları ise psikoteknik test raporuna sahip olmak ve Türk Ceza Kanunu’nun belirli maddelerinden hüküm giymemek olacak. TESK Başkanı Bendevi Palandöken “Henüz servis şoförlerinin yüzde 1’i aldı bu belgeyi, yüzde birin bile altında olabilir. Son dakikaya bırakmayın, alın bu belgeleri” dedi.

2017’DE DÜZENLEME YAPILDI

2017 yılında çıkarılan ‘Okul Servis Araçları Yönetmeliği’ kapsamında okul servis araçlarını kullanan şoförlere, 3 Eylül 2020’ye kadar, Meslekî Yeterlilik Kurumu (MYK) Kanunu çerçevesinde mesleki yeterlilik belgesi alma şartı getirildi. Mesleğin yeterlilik standartları ise, MYK tarafından Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) ve Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’yla (TŞOF) birlikte hazırlanarak yayınlandı. Birçok kuruma da, mesleki yeterlilik belgesi vermesi için yetki tanındı.

Hürriyet gazetesinden Hacer Boyacıoğlu’nun haberinde yer verilen sistemin detaylarında, okul servis şoförlüğüne devam etmek isteyenlerin yetkili kuruluşlarca hazırlanan hem teorik, hem de uygulamalı sınavları geçmeleri gerekiyor. Sınavı geçemeyen adaylara ise bir sınav hakkı daha tanınınıyor. Sınava girecek olan adayların ise sürücü belgesinin yanı sıra, yetkili bir merkezden alınmış ‘psikoteknik test raporu’na sahip olması ve belli suçlardan affa uğramış olsa bile hüküm giymemesi gerekiyor. Bu suçlar da, Türk Ceza Kanunu’nun ‘cinsel saldırı’ başlıklı 102.,’çocukların cinsel istismarı’ başlıklı 103., ‘reşit olmayanla cinsel ilişki’ başlıklı 104., ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ başlıklı 109., ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti’ başlıklı 188., ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma’ başlıklı 190., ‘kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ başlıklı 191., ‘fuhuş’ başlıklı 227. ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ‘sarhoşluk’ başlıklı 35. maddelerindeki suçlar olarak sıralanıyor.

Gündem

Vergi, harç ve cezalara zam

Haber Giriş:

on

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın (Gelir İdaresi Başkanlığı), Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu yıl için yeniden değerleme oranı yüzde 36,2 olarak tespit edildi. Buna göre, vergi, harç ve ceza tutarları belirlenen oranda artacak.

Tebliğde Vergi Usul Kanunu’nun ilgili maddesinde yeniden değerleme oranının, yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında (ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumunun yurt içi üretici fiyat endeksinde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olduğu belirtilerek, bu oranın Bakanlıkça Resmi Gazete ile ilan edileceği hükmünün yer aldığı ifade edildi.

Bu kapsamda yeniden değerleme oranının 2021 için yüzde 36,2 olarak tespit edildiği aktarılan tebliğde söz konusu oranın 2021 yılına ait son geçici vergi dönemi için de uygulanacağı kaydedildi.

YÜZDE 36,2 ZAM YAPILDI

Çeşitli vergi ve harçlarla ilgili kanunlarda yer alan vergi, harç ve ceza tutarları belirlenen yüzde 36,2 oranında artacak.

Öte yandan bu konuda daha önce yayımlanan tebliğlerin yürürlükte kalacağı da belirtildi.

Devam Et

Dünya

Tarihi fotoğraf! Sınırlar yeniden belirlenecek

Haber Giriş:

on

Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan tarafından yayınlanan ortak bildiride, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki sınırların tekrar belirlenmesi için komisyon kurulacağı belirtildi.

Rusya’nın Soçi kentinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan arasında Dağlık Karabağ’daki gelişmelerin ele alındığı üçlü zirve yaklaşık 3 saatin ardından sona erdi. Zirvenin ardından Rusya, Azerbaycan ve Ermensitan ortak bildiri yayınladı. Putin, Aliyev ve Paşinyan kameralar karşısına geçerek ortak bildiriyi okudu.

SINIRLAR TEKRAR BELİRLENECEK

Bildiriye göre, liderlerin Azerbaycan ve Ermenistan arasında sınırların tekrar belirlenmesi konusunda ikili bir komisyon oluşturulmasına karar verdiği aktarılırken, Rusya’nın Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için gerekli olan tüm yardımları sağlayacağı ifade edildi.

Dağlık Karabağ’ın ekonomik potansiyelinin gün yüzüne çıkarılması için mümkün olan en kısa sürede projeler başlatılacağı aktarılan bildiride, Azerbaycan ve Ermenistan sınırlarında istikrar ve güvenliğin sağlanması konusunda adımlar atılacağı açıklandı.

“KAPSAMLI, SAMİMİ BİR GÖRÜŞME GERÇEKLEŞTİRDİK”

Üçlü görüşmede alınan yeni kararların Güney Kafkasya’da güvenliğe katkı sağlayacağını vurgulayan Aliyev, “Soçi’deki üçlü toplantıda alınan kararlar, Güney Kafkasya’da daha güvenli ve daha öngörülebilir bir durumun oluşmasına katkıda bulunacaktır. Putin ve Paşinyan ile kapsamlı ve samimi bir görüşme gerçekleştirdik” dedi.

Rusya’nın Azerbaycan’ın stratejik ortağından daha fazlası olduğunu kaydeden Aliyev, 2. Karabağ Savaşı’ndan sonra Azerbaycan’ın 100’den fazla savaş esirini Ermenistan’a teslim ettiğini de sözlerine ekledi.

Devam Et

Gündem

Mehmet Ceyhan’dan yerli aşı hakkında açıklama

Haber Giriş:

on

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, acil kullanım onayı başvurusu yapılan yerli Covid-19 aşısı TURKOVAC’ın henüz yeterli sayıda kişiye uygulanmadığını söyledi. Ceyhan, “Böyle bir aşının Faz-3 çalışmasının minimum 30-40 bin vaka üzerinde yapılması gerekir. Oysa bakanlığın açıklamalarından 2 bin vakayı daha yeni bulduğumuzu öğrendik. Henüz bilimsel bir açıklama yok, sonuç açıklanmadı. Sadece beyanlar var, ‘biz etkili gördük’ şeklinde beyanlar. Bunlar bilimsel anlamda yeterli değil” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, TURKOVAC aşısının acil kullanım onayı başvurusuna ilişkin, Türkiye’nin de dünyanın da yeni aşılara ihtiyacı olduğunu söyleyerek, “Türkiye’nin kendi ürettiği aşının elinde olması bir güvencedir, aşı yapılmasını kolaylaştırır, destek olur. ‘Milli aşı olursa yaptıracağım’ diyen, başta sayılarının çok olduğu söylenen; ama geldiğimiz noktada öyle olmadığı görülen bir grup insan var. Belki onların da aşı olmasına yardımcı olabilir. Bu yüzden bu çok önemli bir gelişmedir” dedi.

‘HENÜZ BİLİMSEL AÇIKLAMA YOK’

Prof. Dr. Ceyhan, aşının Faz-3 çalışmasındaki vaka sayısının az olduğuna dikkat çekerek, “Ancak diğer taraftan böyle bir aşının Faz-3 çalışmasının minimum 30- 40 bin vaka üzerinde yapılması gerekir. Oysa bakanlığın açıklamalarından 2 bin vakayı daha yeni bulduğumuzu öğrendik. 2 farklı Faz-3 çalışması yürütülüyor. Biri direkt başlangıçta aşılamada kullanılıyor, diğeri daha önce 2 doz Sinovac yaptıranlara 3’üncü doz TURKOVAC yapılıyor. Bu her ikisinde de bizim anladığımız kadarıyla henüz bilimsel bir açıklama yok, sonuç açıklanmadı, bunun yayın haline getirilip bir yerde yayımlanması lazım. Sadece beyanlar var, ‘biz etkili gördük’ şeklinde beyanlar. Bunlar bilimsel anlamda yeterli değil” diye konuştu.

‘BİLİMSEL ANLAMDA PROBLEM OLUR’

Prof. Dr. Ceyhan, bilim dünyasında güvenirliğin kaybedilmemesi için çok dikkatli olunması gerektiğini belirterek, “Yarın geniş çaplı çalışmalarda söylediğiniz gibi bir etki çıkmazsa o zaman bilimsel anlamda büyük bir problem olur o. Çünkü bilimin uluslararası kuralları vardır. Bu ruhsatlandırmalar, acil kullanım onayları bu kurallar ile yapılır, her ülkede değişmez kurallardır bunlar. Bunu Rusya birkaç defa yapmaya çalıştı, bütün dünya tepki gösterdi, geri adım atmak zorunda kaldılar. Türkiye’de bizim gördüğümüz kadarıyla yeterli sayıda kişiye uygulanmadı aşı. Bu veri ile acil kullanım onayı alıp yaparsanız kanun açısından bir engeli yok; ama bilimsel kurallar açısından bu ciddi sakıncalı bir durumdur. Bilim dünyasında güvenirliğimizi kaybederiz, ürettiğimiz diğer ürünlere bakış da değişebilir. Bu yüzden bu konuda çok dikkatli olmamız lazım” ifadesini kullandı.

Devam Et

Trend