#

Giriş:

Son Güncelleme:

Sağlık

Robotik omurga cerrahisi artık Türkiye’de

Omurga ameliyatlarında devrim niteliğinde bir gelişme olan robotik omurga cerrahisi Türkiye’de de kullanılmaya başlandı. Ortopedi Robotik Cerrahi Derneği (ORCD) Başkanı Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kayhan Turan, robotik omurga cerrahisinin ameliyatla ilişkili riskleri en aza indirerek hasta güvenliğini en yüksek seviyeye taşıdığını belirtti.

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte sağlık alanında da birçok yenilik yaşanırken, son 20-30 yılda tıptaki en önemli gelişmelerden biri robotik cerrahi sistemlerinin kullanılması oldu. Robotik diz ve kalça ameliyatlarından sonra Türkiye’de artık omurga ameliyatlarında robotik cerrahi uygulamalarına başlandı.

Hayatı tehdit eden komplikasyonlar, felç ve sinir yaralanması gibi riskler sebebiyle omurga ameliyatlarının hastaların en çok endişe duyduğu ameliyatlar olduğunu ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Kayhan Turan, “Robotik omurga cerrahisi, ameliyatın yüksek doğruluk ve hassasiyetle yapılmasını sağlayan bir teknolojidir. Bu da ameliyat risklerini en aza indirirken hastaların daha hızlı ve daha rahat iyileşmesini sağlamaktadır. Skolyoz (omurga eğriliği), kifoz (kamburluk), kanal darlığı (spinal stenoz), bel kayması (spondilolistezis), bel fıtığı ve omurga kırıkları omurga ameliyatı gerektirebilen ortopedik sorunlardır. Omurga ameliyatlarının en büyük zorluğu omurgadaki sorunu düzeltmek için kullanılan vidaların (implantlar) yerleştirilmesidir. Omurga ana kan damarları ve sinirlerin yakınında bulunduğundan cerrahi işlemler son derece hassas şekilde gerçekleştirilmelidir. Ameliyatın muhtemel komplikasyonlarından kaçınmak için cerrahi vida ve implantların doğru derinlik ve açıyla yerleştirilmesi gerekir” diye konuştu.

“Ameliyatı robot değil cerrah gerçekleştiriyor”

Robotik cerrahi ile omurga ameliyatlarında vida yerleştirme işleminin yüzde 99,5’in üzerinde doğruluk oranı ile gerçekleştirildiğini ifade eden Turan, “Cerrah, ameliyata girmeden önce vidanın boyutu ve konumu gibi tüm planlamayı yapabiliyor. Ameliyat sırasında 3 boyutlu görüntüleme yöntemi ile yapılan işlemler gerçek zamanlı olarak takip ediliyor. Plan dışında hatalı bir işlem yapılacağı zaman robotik sistem uyarı göndererek hata yapılmasını önlüyor. Ameliyat bir robot tarafından değil yine doktorun kendisi tarafından gerçekleştiriliyor. Ancak, robotik cerrahi sistem hassas işlemlerin gerçekleştirilmesinde doktora rehberlik ediyor” dedi.

“Robotik omurga cerrahisi, komplikasyon riskini büyük ölçüde azaltmaktadır”

Omurga hastalıklarında ameliyatın her zaman ilk seçenek olmadığını belirten Turan, “Ancak, sorunun şiddetine ve hastanın şikayetlerine göre ameliyat kararı verilebilir. Omurgaya implant takılması gereken ameliyatlarda robotik cerrahi kullanılabiliyor. Omurga eğriliği (skolyoz), kamburluk (kifoz), omurilik kanal daralması, bel kayması (spondilolistezis), omurga kırıkları ve bel fıtığı robotik omurga cerrahisi ile yapılabilmektedir. Başarılı tedaviler için hastanın bireysel omurga yapısına göre ameliyat gerçekleştirmek önemli. Robotik omurga cerrahisi, komplikasyon riskini büyük ölçüde azaltmaktadır. Ayrıca, omurga ameliyatlarında robotik cerrahinin bütün hastalarda benzer şekilde yüksek doğruluk ve hassasiyet ile ameliyat yapılması, hastanede yatış süresinin daha kısa olması, hastanın ameliyat sonrası daha az ağrı ve daha hızlı iyileşmesi, daha küçük kesilerle minimal invaziv ameliyat yapmayı kolaylaştırması, omurgaya birden çok vida yerleştirilmesi ve gerektiğinde her seferinde aynı hassasiyeti sağlaması gibi özellikleri vardır. Ancak, ameliyat öncesinde risk ve seçenekler iyi değerlendirilerek son kararı doktor ve hastanın birlikte vermektedir” şeklinde konuştu.

“Bastonu bıraktı yürümenin keyfine vardı”

Bel ve diz ağrıları sebebiyle uzun yıllar baston ile yürümeye çalışan 72 yaşındaki Şevkat Pektaş, “Dizlerimin ağrısı belime vuruyordu. Merdiven bile çıkamaz oldum. Eskiden bütün işlerimi kendim yapıyordum. Ancak şimdi hiç hareket edemez oldum. Ben dizlerimdeki ağrılar nedeniyle geldim. Ama Kayhan Bey, belimde sorun olduğunu ve bel ağrılarımın dizime vurduğunu söyledi. Robotik omurga cerrahisi teknolojisiyle Turan bey tarafından ameliyat oldum. Ameliyat çok iyi geçti. 24 saat geçmeden ayağa kalktım. Bastonsuz zor yürüyordum. Şimdi ise rahatlıkla yürüyorum. Ağrılarım her şeyim bitti. Beklentimden daha iyi oldu” dedi.

Haberin Devamı

Sağlık

‘Covid-19 belirtileri klima çarpması ile karıştırılabiliyor’

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzm. Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Covid-19 hastalığı artık daha hafif seyirli olması nedeniyle çoğunlukla gözden kaçırılmakta, hastalar grip, nezle olduğunu ifade etmektedir. Sıklıkla klima çarptı, cam açık kalmıştı, cereyan çarptı, tarlada çok terledim, üşüttüm, soğuk su içtim ve dondurma yedim gibi gerekçelerle şikâyetler açıklanmaya çalışılmaktadır. Bu hastalarda sıklıkla Covid-19 testleri pozitif çıkmaktadır” dedi.

Haber Giriş:

on

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzm. Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, yaz aylarında Covid-19 hakkında bilgilendirdi.

Günlük vaka sayısı 58 bini geçti, ölüm sayısı 2 kat arttı
Covid-19 dünyada ve ülkemizde yaz aylarında yeni bir dalgaya neden olduğunu belirten Prof. Dr. Leblebicioğlu, “Sağlık Bakanlığı tarafından bildirilen rakamlara göre günlük Covid-19 vaka sayısı 58 binin üzerindedir. Daha hafif fakat daha bulaşıcı Omicron alt varyantı BA.5 ile enfeksiyon sıklığı artmaktadır. Hastalık daha hafif seyirli olsa da bağışıklık yetmezliği, kronik hastalık, obezite gibi risk faktörü olanlarda, yaşlılarda ve aşısızlarda ağır seyredebilmekte, yoğun bakımda tedavi gerektirmekte ve ölüme neden olmaktadır” diye konuştu.

Covid-19 belirtileri daha az görülüyor
Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “BA.5 ile enfekte olan kişilerde öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı, yorgunluk, baş ağrısı ve kas ağrıları gelişebileceğini ancak Delta veya korona virüsün diğer varyantları ile enfekte olanlara kıyasla tat ve koku duyularını kaybetme veya nefes darlığı şikâyetlerinin daha az görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Hastalığın daha hafif seyirli olması nedeniyle gözden kaçırılmakta, hastalar grip, nezle olduğunu ifade etmektedir. Sıklıkla klima çarptı, cam açık kalmıştı, cereyan çarptı, tarlada çok terledim, üşüttüm, soğuk su içtim ve dondurma yedim gibi gerekçelerle şikâyetler açıklanmaya çalışılmaktadır. Bu hastalarda sıklıkla Covid-19 testleri pozitif saptanmaktadır” şeklinde konuştu.

Destek aşısı önemli
Omicron BA.5 varyantı en son varyant olmayacağını ifade eden Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, “Dünyanın birçok yerinde Covid-19 salgınının devam etmesi ve Covid-19 virüsünün bu değişken yapısı göstermektedir ki, omicron BA.5 varyantı en son varyant olmayacaktır. Yeni dalgaların olup olmayacağı, virüsteki değişimler kadar aynı zamanda korunma önlemlerinin düzeyi ve toplumda ne kadar bağışıklığın oluştuğuna da bağlı olacaktır. Yeni varyantları önlemenin en iyi yolu aşı olmak ve destekleyici aşı yaptırmaktır, çünkü daha fazla insan tam olarak aşılanırsa, virüsün yayılma ve mutasyona uğrama olasılığı azalır. Son aşıdan veya Covid-19 enfeksiyonundan sonra 6 ay geçmiş ise destek aşısı yaptırılmalıdır. Özellikle kapalı ortamlarda maske takılmalı, mesafeye dikkat edilmeli ve ortam doğal olarak havalandırılmalıdır” açıklamasında bulundu.

Devam Et

Dünya

Covid-19’a karşı zafer ilan etti

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, korona virüs salgını karşısında zafer ilan ederek salgının kontrol altına alınmasında emeği geçen sağlık sektörü temsilcilerini tebrik etti. Kim Jong-un’un kız kardeşi, Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi Başkan Yardımcısı Kim Yo-Jong ise abisinin virüse yakalandığını işaret ederek, “Yüksek ateşle ağır şekilde hasta olmasına rağmen salgınla mücadele kararlılığıyla bir an bile dinlenmeden, sorumluluğu olan insanları düşündü” diye konuştu.

Haber Giriş:

on

İki yılı aşkın süre boyunca ülkede Covid-19 enfeksiyonu görülmediğini savunan ancak geçtiğimiz 12 Mayıs’ta ilk vakayı resmi olarak doğrulayan Kuzey Kore’de lider Kim Jong-un Covid-19 salgını karşısında zafer ilan etti.

Salgının kontrol altına alınmasında emeği geçen sağlık sektörü temsilcileri ile bir araya gelen Kim, zaferin kazanılmasına katkıda bulunanları tebrik etti. Salgınla mücadele ve halk sağlığı sektörlerindeki çalışanları “kanları pahasına ülkenin ve halkın güvenliğini fedakarca savunan cesur cephe savaşçılarına” benzeten Kim, Covid-19 ile mücadelede ön saflarda yer alanları “çağın gerçek vatanseverleri” olarak niteledi. Kuzey Kore’nin sosyal sisteminin “dünyanın en iyisi” olduğunu kaydeden Kim, bu nedenle insan hayatının güvenilir koruyucularından beklentilerinin çok yüksek olduğunu da sözlerine ekledi.

Kardeşi, Kim Yong-un’un korona virüse yakalandığını işaret etti

Kim Jong-un’un kız kardeşi ve Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi Başkan Yardımcısı Kim Yo-Jong ise daha önce devlet medyası aracılığıyla Güney Kore’ye yöneltilen “salgına neden olma” suçlamasını yineledi. Güney Kore sınırından balonlarla gönderilen propaganda broşürleri ve yabancı cisimlerin ülkeye Covid-19’u taşıdığını kaydeden Kim Yo-Jong, Seul’ün sınırdan gönderilen cisimleri önleyememesi durumunda misilleme yapılacağı tehdidinde bulundu. Kim Jong-un’un salgınla mücadeledeki fedakar tutumundan övgüyle bahseden kız kardeş Kim, abisinin virüse yakalandığını işaret ederek, “Yüksek ateşle ağır şekilde hasta olmasına rağmen salgınla mücadele kararlılığıyla bir an bile dinlenmeden, sorumluluğu olan insanları düşündü” diye konuştu.

74 kişi hayatını kaybetmişti

Öte yandan, 12 Mayıs’ta ilk enfeksiyonu resmi olarak doğrulayan Kuzey Kore’de devlet medyası 29 Temmuz’dan bu yana “şüpheli vaka” görülmediğini açıklamıştı. Yeterli Covid-19 test kapasitesine sahip olmaması nedeniyle gerçek vaka sayısının bilinmediğine inanılan ülkede, 4.77 milyon vaka devlet tarafından doğrulanmıştı. 12 Mayıs’tan bu yana 74 kişinin salgın nedeniyle hayatını kaybettiği bildirilmişti.

Devam Et

Gündem

Dana sucuğundan tavuk eti çıktı

Mersin’in Tarsus ilçesinde yapılan gıda denetiminde etiketsiz dana eti olarak satışa sunulan 10 kilogram sucuğun içerisinde tavuk eti olduğu ortaya çıktı.

Haber Giriş:

on

Tarsus Belediyesi Zabıta ve Sağlık İşleri Müdürlüğü ekipleri, gıda üretimi ve satışına yönelik yaptıkları denetimde Ergenekon Mahallesi’nde etiketsiz olarak satılan dana etinden sucuklara el koydu.

Serolojik analiz incelemesi sonucunda dana eti olarak piyasaya sunulan sucuğun tavuk eti içerdiği ortaya çıktı. Bu ürünlerin satışıyla alakalı gerekli incelemeyi yapan ekipler, vatandaşa da gerekli bilgilendirmeyi yaptı. Yetkililer, ilçede denetimlerin aralıksız süreceğini bildirdi.

Devam Et

Trend