#

Giriş:

Son Güncelleme:

Kültür Sanat

Sinemalar açıldı; online bilette yüzde 60 indirim kampanyası

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle kapatılan tiyatro ve sinema salonları, normalleşme kapsamında açıldı. İsfanbul Tema Park’tan yapılan yazılı açıklamada, açılışa özel kampanya çerçevesinde online bilette yüzde 60 indirim sağlanacağı duyuruldu.

Koronavirüs salgını nedeniyle faaliyetlerine mart ayında ara veren sinema salonları yeniden açıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un imzasıyla 81 ilin kültür ve turizm müdürlüğüne, genelge gönderildi. Sinema salonlarında alınan yeni tedbirler maddeler halinde sıralandı. İsfanbul Tema Park da açılışa özel kampanyalarını yaptığı yazılı açıklama ile duyurdu. 31 Temmuz 2020 tarihine kadar sürecek açılışa özel kampanya çerçevesinde online bilet alan misafirler yüzde 60 oranındaki indirimden faydalanabilecek.

Açıklamada, İsfanbul Tema Park’ın geçtiğimiz günlerde kapılarını açtığı hatırlatılarak, “İsfanbul Tema Park’ta sinema keyfi de başladı. İsfanbul Tema Park’ın 5D Little Dolphin ve 4D Journey To The West salonlarında, 7’den 70’e tüm sinema severleri unutamayacakları maceralar bekliyor. Türkiye’nin dünya standartlarındaki ilk tema parkı İsfanbul Tema Park’ta sinema keyfi de kaldığı yerden devam ediyor. Aldığı uluslararası standartlardaki önlemlerle bünyesindeki 2 sinema salonun kapılarını açan İsfanbul Tema Park, ister çocuk isterse yetişkin olsun, her yaş grubundan misafirlerine unutamayacakları bir sinema deneyimi sunuyor” ifadelerine yer verildi

“SAĞLIK İÇİN TÜM ÖNLEMLER ALINDI”

İsfanbul Tema Park içindeki sinema salonlarında da misafirlerin sağlıklarını korumak için gerekli tüm önlemlerin alındığı anlatılarak, “Salonlara giriş ve çıkışlarında el dezenfektanları misafirlere sunulurken, sırada bekleyenlerin sosyal mesafe kuralına uymaları için, yerlere gerekli işaretler konumlandırıldı. Sinema içerisinde aile bireyleri kendileri için ayrılan 4’lü koltuklara otururken, yan ve arka 4’lü koltuklar ise boş bırakılıyor. 5D ve 4D sinema salonlarında kullanılan gözlükler tek gün kullanılıyor. Sinema salonlarının içine maskesiz misafir alınmazken, görevli personel de siperlik ve maske ile hizmet veriyor” açıklamasına yer verildi.

“SIKI TUTUNUN, UZAYA GİDİYORUZ”

İsfanbul Tema Park içindeki sinema ünitelerinde yer alan etkinlikler ise şu şekilde sıralandı:

“İzleyenleri, rengârenk güzellikleri ve gizemli su altı canlılarıyla büyüleyen, okyanus yaşamının sürprizleriyle kendine hayran bırakan 5D Little Dolphin’de Küçük Yunus Stella’yı bekleyen maceralara ortak olacaksınız. Aynı zamanda engelli dostu da olan 5D Little Dolphin’deki eşsiz su altı serüvenleri ile heyecan ve eğlence dolu unutamayacağınız zamanlar sizi bekliyor. İsfanbul Tema Park içindeki sinema ünitelerinde macera sadece su altı ile sınırlı değil. Uzay yolculuğuna hazırsanız, Maymunlar Gezegeni’ne tehlikelerle dolu bir yolculuk bekliyor. 4D Journey to the West, uçan motosiklete binmeyi ve fantastik bir deneyim yaşamayı isteyenler için harika bir seçenek. Journey to the West ile 4D uzay yolculuğu hiç bitmesin isteyeceksiniz.”

Antalya

Kültür mirası: “Likya tahıl ambarları”

Haber Giriş:

on

Antalya’da Likya mimarisiyle yapılmış tahıl ambarları, binlerce yıldan bugüne kalan en önemli kültürel miraslardan biri olarak biliniyor. Antalya bölgesinin tarım kültürü ve sivil mimari açısından önemli mirası olan tarihi ahşap tahıl ambarları, tez konusu da oldu.

Antalya’nın batı ilçelerindeki tarımsal üretim alanlarında yoğunlaşan ahşap tahıl ambarları, binlerce yıllık sivil mimari geleneğinin bugüne kadar gelen en önemli örnekleri arasında yer alıyor. Ancak çoğu kullanılmayan bu mimari şaheserlerin yok olma tehlikesi olduğu belirtiliyor. Bu ambarların en güzel örnekleri Kaş, Finike, Elmalı ve Konyaaltı ilçelerinde zamana direniyor.

Ambarlar hakkında detaylı araştırma yapıp, tez hazırlayan Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü öğrencisi Naciye Küçük, metal çivi kullanılmadan sedir ve çam ağacından inşa edilen yapıların korunması gerektiğine işaret etti. Küçük, “Tarihi ahşap yapıların planları ve mimarisi çok eskilere, Likya anıt mezarlarına ve Likya evlerine uzanıyor. Likya mezar odaları gibi semer damlı ve kırma çatılı olarak, kare planlı, tek giriş olarak şekillenen ambarların, tıpkı mezar odalarındaki defin mekanları gibi dikdörtgen şeklinde gübse olarak adlandırılan bölümleri bulunuyor. Tarladan sofraya, buğdaydan ekmeğe insan yaşamı için önemli olan gıda ve beslenme kültürünün binlerce yıllık evrimine tanıklık eden tahıl ambarları, insanın coğrafya ile kurduğu ilişkinin öyküsünü anlatıyor. Bu öykü hepimizin ortak kimliği ve geçmişini oluşturan kesittir. Coğrafyayla insan gelecekte geçmişteki kadar aynı dili konuşmayacaktır” dedi.

‘YALNIZCA TARİHİ MİRAS DEĞİL’

Ambarların mimari miras olmadığını, yaşamın bütününe dokunduğunu vurgulayan Naciye Küçük, “Bu ambarlar kentteki kültürel mirasa göre daha az korunabiliyor. Yaklaşık 10 yıldır yaptığım araştırma ve gözlemlerde, tahıl ambarlarının giderek yok olduğunu gördüm. Bu nedenle bu konuda çalışmayı seçtim. Bu çalışmaya, ambarların toplu olarak bir arada olduğu Kaş ilçesine bağlı Bezirgan Mahallesi’nde başladım. Daha sonra Antalya geneline yaydım. Ortaya 150 sayfalık bir tahıl ambarları tezi çıktı. Tahıl ambarları yalnızca tarihi bir miras değil, gerisinde insanın bütün yaşamını kapsayan bir tarih barındırıyor. Bu nedenle korunmalı, restore edilmeli ve gelecek kuşaklara taşınmalıdır” diye konuştu.

‘EN BÜYÜK AMBAR ÖRNEKLERİ ELMALI’DA’

Antalya çevresinde, biri konut içinde diğeri konut dışında olmak üzere iki tür ambar olduğunu aktaran Küçük, şöyle konuştu:

“Antalya’nın batı ilçelerinde özellikle Elmalı ilçesine bağlı Karamık ve Beyler mahallelerinde 100 tondan fazla kapasitesi bulunan ambarlar var. Bu da bölgedeki geçmişteki yığınsal üretimin bir göstergesi. Yine Elmalı’nın diğer mahallelerinde konut içinde ve dışında küçük ambarlarda vardır. Ambarlar konusunda yaptığım araştırmalarda, üçüncü gruptaki ambarların köylerin belli bölgesinde, harman yeri olarak kullanılan alanın yanında toplu olarak inşa edilmiş olduğunu gördüm. Bunları bir bekçi bekliyor. Bunlar Konyaaltı ilçesindeki Sinan Değirmeni’nden başlıyor. Kaş’a bağlı Gökçeören ve Bezirgan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Bu üç yerleşim yerindeki ambarlar, konut yanında değil, toplu olarak bir arada bulunuyor. Bunlar bölgenin üretim geçmişinin önemli tanıkları. Bunların toplu olarak inşa edilmeleri, sürekli bir bekçinin beklemesi yayla ile sahil arasındaki göç yaşamı. Bunlar yayladan sahile göç ederken ürünlerini ve bazı eşyalarını sakladığı birer kasadır. Ancak Kaş’a bağlı Bezirgan Mahallesi’nde 250 olan ambar sayısı bugün 100’e düşmüş durumda. Kalanlar da bir bir yok olmaya yüz tutmuş durumda. Hazırlanacak bir restorasyon projesiyle gelecek kuşaklara taşınmalıdır.”

‘BU KÖKLÜ GELENEK YAŞATILMALI’

Kaş’a bağlı Bezirgan Mahallesi’ndeki ambarların 2012 yılında, Kaş’ın Gökçeören ile Konyaaltı’ndaki Sinan Değirmeni’ndeki ambarların ise 2013 yılında ‘kültür varlığı’ olarak tescil edildiğini; ancak korumaya yetmediğini kaydeden Naciye Küçük, “Ambar sahipleri basit onarımları dahi yapamadığından ambarların yok oluşu hızlandı. Finike’nin Yazır Mahallesi’nde geçmişte sayısı 300 olan ancak bugün 150’ye düşen ambarların ve sivil mimari örneği olan köy evlerinin tespiti ve tescili yapılmalı. Bir Türkmen yerleşkesi olan Yazır Mahallesi tarihi, doğası ve insanı ile birlikte koruma altına alınmalıdır. Likya coğrafyasıyla kesişen bölgedeki ambarlar, geçmişin mimari kültüründen izler barındırıyor. Bölgedeki ambarların formu, geçmişin konut mimarisi ve kaya mezarlarında ya da lahitlerde görülen özgün formlardan izler taşımaktadır. Bu köklü geleneği yaşatmak, yok olmasının önüne geçmek, gelecek kuşaklara taşımak için yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının öncülük yapması gerekiyor” dedi.

Devam Et

Kültür Sanat

77. Venedik Film Festivali gün sayıyor

Haber Giriş:

on

İtalya’da bu yıl 77’ncisi düzenlenecek Uluslararası Venedik Film Festivali’nde gösterilecek filmler belli oldu.

Venedik’in Lido Yarımadası’nda her yıl geleneksel olarak eylül başında düzenlenen dünyanın en eski film festivalinin 77’ncisinin tanıtımı internet üzerinden gerçekleştirilen basın toplantısıyla yapıldı.

Festivalin büyük ödülü “Altın Aslan” için Azerbaycan-ABD orta yapımı Hilal Baydarov’un yönettiği “In Between Dying”, Emma Dante’nin “Le Sorelle Macaluso”, Mona Fastvold’un “The World To Come”, Michel Franco’nun “Nuevo Orden”, Nicole Garcia’nın “Amants”, Amos Gitai’nin “Laila in Haifa”, Julia von Heinz’ın “Und Morgen Die Ganze Welt”, Andrei Konchalovsky’nin “Dorogie Tovarischi”, Kiyoshi Kuroawa’nın “Spy No Tsuma”, Majid Majidi’nin “Khorshid”, Kornel Mundruczo’nun “Pieces of Woman”, Susanna Nicchiarelli’nin “Miss Marx”, Claudio Noce’nin “Padrenostro”, Gianfranco Rosi’nin “Notturno”, Malgorzata Szumowska ile Michal Englert’in “Sniegu Juz Nigdy Nie Bedzie”, Chaitanya Tamhane’nin “The Disciple”, Jasmila Zbanic’in “Quo vadis, Aida” ve Chloe Zhao’nun “Nomadland” filmi dahil 18 yapım yarışacak.

Altın Aslan ödülü için yarışma dalındaki filmleri değerlendirecek jürinin başkanlığını ise Avustralyalı aktris ve yapımcı Cate Blanchett üstlenecek.

Perdelerini 2 Eylül’de yarışma dışı kategoriden Daniele Luchetti’nin yönettiği “Lacci” filmiyle açacak olan festival, 12 Eylül’deki ödül töreniyle son bulacak.

Ayrıca festivalin yarışma dışı bölümünde de 17 ve “Ufuklar” kategorisinde ise 19 uzun metraj film sinemaseverlerle buluşacak.

Kovid-19 salgınıyla sarsılan İtalya’da her şeyin yolunda gitmesi durumunda Venedik Film Festivali, kısıtlı şartlarla da olsa ülkede fiziki olarak yapılacak ilk büyük etkinlik olacak.

Devam Et

Kültür Sanat

8. Boğaziçi Film Festivali 23 Ekim’de başlayacak

Haber Giriş:

on

Boğaziçi Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenecek Boğaziçi Film Festivali 23-30 Ekim’de gerçekleştirilecek.

Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteği ve TRT’nin Kurumsal İş Ortaklığı ile düzenlenen festivalin ulusal uzun metraj, ulusal kısa kurmaca ve belgesel yarışmalarıyla festivalin film geliştirme platformu Bosphorus Film Lab’e başvurular başladı.

“Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması”, “Ulusal Kısa Film Yarışması” ve “Bosphorus Film Lab” için “www.bogazicifilmfestivali.com” üzerinden yapılacak başvurular için son tarih ise 4 Eylül olarak belirlendi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Boğaziçi Film Festivali Artistik Direktörü Emrah Kılıç, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bu sene birçok festivalin ertelendiğini ya da çevrim içi düzenlendiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Boğaziçi Film Festivali’ni festival ruhuna uygun şekilde fiziksel olarak gerçekleştirmeyi arzu ediyor, ekim sonu itibariyle gerekli hijyen kurallarını sağlayıp, alınan tedbirleri uygulayarak sinema salonlarında film gösterebileceğimizi düşünüyoruz. Özellikle festivalin endüstri bölümü olan ‘Bosphorus Film Lab’ kapsamında online imkanları kullanırken aynı zamanda fiziksel olarak da etkinlikler gerçekleştirmek istiyoruz. Festivalde sanat ve sinema konuşmak, salonlarda film izlemek ve kendimizi daha iyi hissedebileceğimiz bir festival yapmak özellikle bu dönemde hepimiz için çok önemli.”

En İyi Ulusal Filme 100 bin TL ödül verilecek

8. Boğaziçi Film Festivali’nin “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması”nın kazananı, 100 bin liralık “En İyi Ulusal Uzun Metraj Film Ödülü”nün sahibi olacak.

Yarışmada ayrıca “En İyi Yönetmen”, “En İyi Kadın Oyuncu”, “En İyi Erkek Oyuncu”, “En İyi Senaryo”, “En İyi Sinematografi” ve “En İyi Kurgu” dallarında da ödüller dağıtılacak.

Kategori ödüllerinin yanı sıra ulusal yarışmada Film Yapımcıları Meslek Birliği (FİYAB) tarafından ilk veya ikinci filminin tüm süreçlerini başarıyla yürüten yapımcıları ve bağımsız sinemayı desteklemek amacıyla 10 bin liralık “FİYAB En İyi Yapımcı Ödülü” verilecek.

Festivalin ilk yılından itibaren kısa filme olan desteği, “Ulusal Kısa Kurmaca Film” ve “Ulusal Kısa Belgesel Film” olmak üzere yarışmalı iki farklı kategoride devam edecek.

Kurmaca, animasyon ve deneysel türündeki filmlerin yarışacağı “Ulusal Kısa Film Yarışması”nda ve “Ulusal Kısa Belgesel Film Yarışması”nda en iyi filme 10’ar bin lira ödül verilecek. Festivalin yarışmalı kısa bölümlerinde yer alan tüm filmler aynı zamanda 25 bin liralık “Ahmet Uluçay Büyük Ödülü” için de aday olacak.

“Bosphorus Film Lab” ile yerli sinemaya destek devam ediyor

TRT’nin kurumsal iş ortaklığıyla düzenlenen ve Türkiye sinemasında filmlerin gelişmesine katkı sağlamak, genç yapımcı ve yönetmenlerin yeni filmler üretmesine maddi ve manevi destek oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen “Bosphorus Film Lab”e yapım ya da fikir aşamasındaki film projeleri katılabilecek.

“Pitching Platformu”nda yarışan bir proje “TRT Ortak Yapım Ödülü”nü alırken bir proje de “Postbıyık Renk Düzenleme Ödülü”nün sahibi olacak. “Work in Progress” kapsamında yer alan projeler de 25 bin liralık “Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü” ile “CGV Mars Dağıtım Ödülü” için sunumlarını gerçekleştirecek.

Devam Et

Trend